Süheyl Batum yazdı: "Gençlere, TGB'nin Gençlerine Teşekkür"
Öyle bir ülke ki bugün maalesef, bu "parıltılı bir Cumhuriyet rejimi yerine", gençlere, "kötü bir kopya" bırakabiliyoruz. O kadar kötü bir kopya ki yukarıda söylediğim, tüm haksızlıklar, tüm eşitsizlikler devam ediyor. Hatta devam etmekle kalmıyor, bu eşitsizlikler, bu haksızlıklar, bu yoksulluk, daha da artsın, ekonomik sistem bir daha düzelmeyecek biçimde bozulsun diye, "bir yerlerde kurgulanan" iktidarlar, oyu düşmesin, kimse oyunun farkına varmasın diye, yurttaşlarına, karşı çıkanlara, bu ülkenin gençlerine, tüm acımasızlığı ile saldırıyor, gerçekleri saklıyor, yalan üretiyor. Ve bu kurgulanan statükoyu koruyor.
Tabii ki gençlerimize bıraktığımız, bugün içinde yaşadığımız bu "kötü kopya", "ileri demokrasi adı altında bize yutturulmaya çalışılan zorbalık oyununun en önemli kilit unsurlarından" biri de "yandaş medya". Hepimiz artık öğrendik. Yaşaya yaşaya öğrendik.
***
Bu "yandaş medya" için, başta rahmetli Deniz Som'un o ünlü listesindeki 30 -35 kişi kullanıldı.Sonra iktidar olanaklarıyla, iktidar gücüyle, yeni listeler oluşturuldu. Ama oyunun en önemli aktörlerinden biri her zaman o oldu; yandaş medya. Neden mi? Çünkü oynanan oyunu onlar saklayacaktı, göstermeyecekti. Bunun yerine, bir "yalanlar ve hayaller dünyası" yaratacaktı. Gerçeği görmememiz için, bunun yerine iktidar ne istiyorsa onu görmemiz için.
İktidar, daha doğrusu "iktidarın da üzerindeki esas güç" bir kavramdan, bir ilkeden ya da bir kişiden mi şikâyetçi, onun üzerinde oynayacaktı; "yok laikçi, yok laikperest". Nasıl olsa, karşı çıkanlar için de bir etiket oluşturuluyordu; ilk önce "işte laikçi, ne olacak" derken, sonra daha güçlü bir etiket bulundu, "işte Ergenekon'cu, darbeci" etiketi. Üstelik bu, çok da güçlü bir silahtı, çünkü o zaman iktidar da hemen devreye sokulacak, gereğini yapacaktı. "Ben bu işin savcısıyım" demekten tut, savcılara "talimat" vermeye kadar. Hatta "düzmece kanıtlar, düzmece suikast planları, düzmece ihbar mektupları"na kadar.
Ama Türkiye'nin gençleri, bunu kabul etmiyorlar. Kabul etmediklerini haykırıyorlar. Onlar "AKP iktidarının başrollerden birini oynadığı bu kötü kopya" yerine, gerçek Atatürk Cumhuriyeti'ni yani "demokratik, laik, hukuka dayalı, bağımsız Cumhuriyeti" istiyorlar. Onlar oynanan oyunun farkında. Oyunun aktörlerini de biliyorlar. Bu aktörler arasında gazeteci, anlı şanlı programcı, aydın(!) yaftası ile iş tutanlarını da biliyorlar.
***
İşte bu gençler, Türkiye Gençlik Birliği'nin Atatürkçü, demokrat gençleri, bu oyunun aktörlerinden birine öyle bir oyun oynamışlar ki "oynanan oyun tümüyle" açığa çıktı. Ünlü Taraf gazetesinin hem polis, hem akademisyen, hem gazeteci kisvesi giyen bir "aktörüne" inanılmaz bir oyun oynamışlar, "Süheyl Batum'un, CHP'nin ikinci katında darbe hazırlığı yaptığını" söylemişler. O da her zamanki yetkinlikleri ile ciddiyetleri ile ve her zamanki yöntemleri ile "işte darbe planı ortaya çıktı" diye yazmış. İşte oyun, işte aktörü!
Muhteşem gençler, Atatürkçü gençler, TGB'nin pırıl pırıl gençleri, sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır. Sadece kendi adıma değil, üzerinde bu oyunu oynadıkları güzel ülkemiz, Atatürk Cumhuriyeti'nin tüm sağlam kalmaya çabalayan kurumları adına.
Ama bir de üzüntümü belirtmek istiyorum. Birazcık daha bekleyip, "CHP'nin ikinci katının zemininde, bu yazıdan sonra, bulunacak silahlar, darbe planları" için gönderilecek isimsiz ihbar mektuplarının gazetelerde yayımlanmasından sonra açığa çıkartsalardı, daha iyi olurdu. Ama merak etmeyin, onlar da, tüm oyunlar da ortaya çıkacak. Çok az kaldı.

Paylaş / Arkadaşına Gönder / Favorilere Ekle

Dünyanın ABD petrolüyle imtihanı
Mert Demir
TGB-ABD Başkanı

Bekle Bizi İstanbul!
Mahir Gümüş
TGB Konya

Anayasaya meşruluk kazandırmak!
Gamze Akbulut
TGB Trabzon

Devrimci mutluluk
Özgür Bursalı
TGB Muğla

Ortadoğu'da Kurtuluş Savaşı
Handan Yılmaz
TGB Trabzon

Psikolojik savaş,Siyaset ve Hayat
Erkin Kenar
TGB Zonguldak
Analar Deniz Doğurmalı
Yener Güneş
TGB Genel Sekreteri
Halka Umut OlmakEzgi Daryürek
TGB Manisa






