06 Eylül 2010, Pazartesi
   
Metin boyutu

DOĞUMUNUN 115’İNCİ YIL DÖNÜMÜNDE 1919’UN ÖNCÜ GENCİ: YÖRÜK ALİ EFE!

Kırmızı-Beyaz - Sayı:19

yoruk-ali-efe                                                                                                                                       PORTRE
Aydın’ın Millî kahramanı Yörük Ali Efe’nin bu yıl 115’inci doğum yıl dönümü. Yörük Ali Efe, Yunan işgaline karşı daha 24 yaşındayken Aydın’da öne atılmış ve istiklâl için savaşmış. 3,5 yıllık işgal sırasında Yunan’a kan kusturmuş ve Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlık isteğinin timsali olmuş! Yunan işgal komutanının itirafına göre “Yunan Ordusu Efelerin direnişi nedeniyle Ankara kapılarına 15 ay geç dayanmış.” Düzenli orduya geçilince ‘bir nefer’ gibi çalışan Efe, Atatürk’ün de takdirini kazanarak taçlanmış ve İstiklâl'den sonra İstiklâl Madalyası’yla yetinmiş, kendisine bağlanan 300 liralık maaşı da hayır ve eğitim kurumlarına bağışlamış. İşte böylesine önemli hususiyetlere sahip olan Yörük Ali Efe, bugünün gençlerine de en iyi örnek!



Bir Bahar Günü Doğdu


Yörük Ali Efe 1895 yılının bir bahar ayının ‘Cuma günü’ Aydın’ın Sultanhisar ilçesine bağlı Kavaklı Köyü’nde bir Yörük çadırında doğmuş. 3- 4 yaşındayken yörenin meşhur Efe’si Çakırcalı bir gün dedesi İbrahim Efe’nin evine misafir olur. Ali’yi sever ve “bu çocuk bir gün çok meşhur olacak. Cin gibi çocuk” der. Gerçekten de öyle olur. İzmir’de askerdeyken ecnebi bir subayın haksız tokadına isyan eder ve dağa çıkar. Tarih Temmuz 1915’tir… Alanyalı Molla Ahmet Efe’nin yanında 1,5 yıl kalır. Alanyalı Efe ölünce yerine seçimle geçer. Geçiş o geçiş bu macera Milli Mücadele’yle taçlanır.

Yaveri Yörük Ali Efe’yi Anlatıyor

Şükrü Oğuz Bey, İstanbul’da yüksek tahsil yaparken Cihan Savaşı çıkar ve savaşa yedek subay olarak katılır ve Çanakkale ile birçok cephede görev alır. Mütarekeyle birlikte İstanbul üzerinden İzmir’e gelir.Yıllar önce namını duyduğu Yörük Ali Efe’ye katılmak için Aydın dağlarının yolunu tutar. Efe’yi Çine Madran Dağı’nda bulur. İskenderun doğumlu olduğu için Arapça bilmektedir. Hoca kılığında yanına yanaşır. Yörük Ali Efe’nin uzun uğraştan sonra güvenini kazanır. Çünkü Efe’ler herkese öyle kolay kolay güvenmez. Hele askerlere asla! Onun için Şükrü Bey asker kimliğini uzun süre gizler. Efe’nin yanında adeta ‘aslanlarla yaşadım’ diyerek ilginç olayları ve izlenimlerini anlatır.

“Aslanlarla Üç Yıl”

Şükrü Bey 3 yıl Yörük Ali Efe’nin yanında kalır. 300’e yakın çatışmaya katılır. Bunlardan bir kez bile Yörük Ali Efe yara almaz. Aydın 27 Mayıs 1919 günü işgal edilir. Aydın ve çevresindeki milli güçlerin oldukça zayıf olduğu o günlerde Yörük Ali 17 adamıyla birlikte aldıkları karar sonucu, düşmana karşı birlikte savaşmak için, Yörük Ali, o zamana kadar sayısız kez çatıştığı müfreze komutanı Fethi Bey'e giderek "Vatan için can vermeye hazır olduklarını" bildirir.
O, 15 Haziran gecesi Sultanhisar-Atça arasında bulunan Malgaç Köprüsü yanındaki karakol baskınıyla Yunan’a ‘hoş geldin’ der. Bu milli kuvvetlerin ilk baskınıdır ve çok büyük tesir yaratır. Arkasından ise 350 kişilik öncü birlikle Aydın şehrine gerilla baskını yapar. 28 Haziran günü başlayan çatışma 10 bin kişilik Yunan tümenine karşı yapılır. Üç günlük savaştan sonra şehir ele geçer. Bu savaş bütün Aydın halkını, Kuvayı Milliyecilerin yanında birleştirir. Savaş sırasında yakın çevreden katılımlarla milliyecilerin sayısı 2 bine yaklaşır. Bu savaş, dünya askerlik tarihine ‘ilk defa gerilla tarzıyla bir şehrin ele geçirilmesi’ olarak geçer…  

“İzmir’e Ordumuz Girsin!”

Yörük Ali Efe, 1920 sonlarında kurulan düzenli orduya karşı gelmez. Bizzat ordunun emrinde 'bir nefer gibi' çalışacağını ilan eder.
Büyük Taarruza kadar Aydın Dağları'nda Yunan Ordusu'na karşı baskınlara devam eder. 8 Eylül günü İzmir kapılarına dayanır. Burada ise birliğine “durun!” der. Bundan sonrasını ise Yaveri Yüzbaşı Şükrü Bey hatıralarında şu satırlarla anlatır: “Arkadaşlar! İzmir’e biz girebiliriz; fakat o büyük şerefi orduya bırakmak bizim için daha büyük bir şereftir. Burada bekleyelim, Ordumuzun kumandanları gelsin. İzmir’e kahraman ordumuzla birlikte girelim.” (Şükrü Oğuz Alpkaya, Yayına Hazırlayan: Atilla Oral, Yörük Ali Efe, Demkar Yayınları, İstanbul, 2009, s.444)

Kurtuluştan Sonra Yabancı Gazetecilerle Görüştü


Yörük Ali Efe’nin hayatı hakkında İtalyan arşivlerinde araştırma yapan Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim görevlisi Doç.Dr. Mevlüt Çelebi, Efe’nin bugüne kadar bilinmeyen bir mülakatı ile hakkında çok sayıda İtalyan yazışmalarına konu olan belgeye ulaştı. Bu bilgilerden en önemlisi Efe’nin İtalyan gazeteci G. Filippucci Guistiniani’nin Eylül veya Ekim 1922 tarihleri arasında İzmir’den başlayarak Aydın’a kadar süren savaş sonrası izlenimlerine ilişkin gazete haberleri. Bu haberlerden 9 Kasım 1922 tarihinde İl Messaggero gazetesinde yayımlanan mülakatta, Efe ilk defa savaş sonrası görüşlerini aktarıyor.
Gazeteciler İzmir’den özel trenle hareket ederek Aydın’a gelirler. Trende Yörük Ali Efe de vardır. Namını duydukları Yörük Ali Efe ile de Sultanhisar’da mülâkatı yaparlar. İstiklâl Harbi yıllarında hiçbir Türk gazetecisinin görüşemediği Yörük Ali Efe, İtalyan gazeteciye ilginç ifadelerde bulunur. İşte Guistiniani’nin kaleminden Yörük Ali Efe:
“Sultanhisar’da trene, 2 metre yüksekliğinde, çete kıyafeti giyinmiş, memleketin sergüzeşt şövalyesi bir adam bindi. Bu kişi, memleketi haraca keserken milliyetçiliğin ilk direnişçilerinden olup inanılmayacak bir efsane haline gelen ‘Yörük’ denilen kahraman ve çeteci Ali’dir. Ali istilacı (Yunan) ordusundan, Aydın’ı yüzden az kızanıyla geriye aldı ve bugün, şanlı çetecilikten 3 yıl sonra memleketin tek gerçek meşruiyet temsilcisi ve yarın da hâlâ memleketin gerçek sahibi olmaya devam edecek. Geçmekte olduğumuz bu şehir, bu yarı krallığın başkentidir.
Çocukluğumun sonundan beri, haydutlara karşı özel bir saygı besledim.(...) On dakika sonra çok iyi arkadaş olmuştuk. Ben yarı tanrı, kıymetli arkadaşımız bize neşeli tarihi hikâyesini anlatıyordu.
Burhaniye, Sarayköy köprüsü… (İzmir’den 250 kilometre) Yunan işgali sahasının sınırı olan Anadolu’nun zengin ve müreffeh kısmındayız. Son Yunan siperinin kıvrıldığı Toros Dağları'nın eteğinde karakteristik bir vadi. Düşünceler arasında seyahat ve seyyahlar arasında uçuşurken en şanlı unvanını ele geçirmek isteyen Yörük Ali, pencereye vurdu. Bu Yunan işgalinin son işaretinin önünde 4 efe (Yörük olarak adlandırılırlar) ileriye atılmaya hazır olarak şimdi dimdik ayaktaydılar. Bunlardan biri, manalı ve açık gözlerinden iyi bir insan olduğu anlaşılan ve efesi Yörük Ali gibi şimdi Ankara’dan maaş almakta olan eski bir askerdi. O, 35 yaşında ve 21 yaşında silâhaltına alınmıştı.
Savaşta 14 sene, yorulmadınız mı? Dönmeden cevaplıyor: Trakya’yı kurtarmak için bir 14 yıl daha savaşırım!

İşte Medeniyetin Yaptıkları!

‘Dünya’ diye sürdürdü sözlerini kahraman, ‘Asla savaşsız olmayacak. Fakat Türkiye’de barışı yeniden kurmak için bütün Avrupa’nın haklarımıza saygı göstermesi gerekiyor. Bunu, muzaffer bir halk olduğumuz için söylemiyorum; fakat insanlar olarak söylüyorum. Oysa Avrupa -sesini yükselterek- ‘Bak’ hallerinden korktukları ve ıstırap çektikleri görülen Müslüman göçmenleri bana göstererek:
“Bak, bunu medeniyet yaptı! Biz savaş yapıyoruz, siz Konferanslar…” Ben cevap verdim: “Yunan medeniyeti?” Ancak bana dedi ki:
“Hayır, Avrupa medeniyeti! Biz üç senedir boğazlaşıyoruz, bu sizin eseriniz. Bizi rahat bırakmadınız, hatta birini, diğerini boğazlaması için cesaretlendirdiniz.”
Ve ben İtalyan vatandaşı olarak Türk köylüsüne ne cevap vereceğimi bilmiyordum. Ama dağ adamı söylevine devam etti: “Dünya barışa muhtaç; siz ne yapıyorsunuz? Yeni bir konferans. Çok iyi, bravo! Biz savaş yapıyoruz, siz konferans yapıyorsunuz!”
Yörük Ali, ellerini kana bulamış dostum, bana ilkel medeniyetin ve vahşi dağların nostaljisini veriyorsun.” (Doç.Dr.Mevlüt Çelebi, İtalyan Kaynaklarında Yörük Ali Efe, Milli Mücadele’de Aydın Sancağı ve Yörük Ali Efe, Aydın Belediye Başkanlığı Yayınları, Aydın, 2008, s.107-116)

Atatürk’ün de Takdir Ettiği Adam!

Yörük Ali Efe’yi Mustafa Kemal Paşa da çok sever ve takdir ederdi. Milli Mücadele sırasında gösterdiği başarılardan ötürü onu onurlandırmıştır. Büyük Devrimci Önder Atatürk, ölüm döşeğinde Milli Mücadele'nin Aydınlı kahramanı Yörük Ali Efe’nin hikâyesiyle huzur bulmuş. Bu tarihi an’ı Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen hatıralarında anlatıyor. Hatıralara göre Atatürk,1938 yılında hasta yatağında acılar içinde kıvranırken canı sıkılır ve başucundaki Sabiha Gökçen’e bir şeyler okumasını ister. Gökçen bu anı şöyle anlatır:
“O gece Atatürk en sıkıntılı günlerinden birini geçirdi. Bir türlü uyuyamıyor, arka üstü yatamıyor, sağa dönüyor olmuyor, sola dönüyor olmuyordu… Artık verilen ilaçların da hiçbir yararı olmadığı meydandaydı. ‘Bari şu eski yazılardan birini daha oku Gökçen…’ dedi. ‘Dosyadan al bir yazı… Şeyi al meselâ… Halide Edip Hanım’ın Efe’nin Hikâyesi adlı yazıyı… Tatlı, içli, anlamlı bir yazıdır… Belki onu dinlerken biraz rahat edebilirim…’ Emrettiğini yaptım. Yazıyı buldum ve okudum.” (Sabiha Gökçen Atatürk’ün İzinde Bir Ömür Böyle Geçti, Anıları Kaleme Alan: Oktay Verel, THK Yayınları, İstanbul, 1982, s.411- 416)

İstiklal Harbi'ndeki katkılarından dolayı kendisine İstiklal Madalyası ile 300 lira maaş bağlanır. Maaşını hayır ve eğitim kurumlarına bağışlar. 1926 yılında İzmir’de geçirdiği tramvay kazası sonucu iki ayağını da diz kapağı altından kaybeder. Aydın Yenipazar’daki evine 1928 yılında döner. Burada ise tüccarlık ile meşgul olur. 23 Eylül 1951 günü tedavi gördüğü Bursa’da hastanede şeker hastalığından hayatını 56 yaşında kaybeder. Geride onurlu bir yaşam bırakır. Ne ilginçtir, Osmanlı zamanında dağa çıkan Yörük Ali Efe’yi İstiklâl Harbi  kahraman; Cumhuriyet Devrimi ise torunu Kayhan Kavas’ı vali yaparak ödüllendirmiştir!

                                                                                                                                                              Ercan DOLAPÇI
                                                                                                                                                             Araştırmacı-Yazar

Neden TGB'li Oldum?

Damla Dinçşahin-İstanbul(3 Eylül 2010) 

2006 yılında kurulduğunuzu öğrendiğimde, ne kadar çok zaman kaybetmişim dedim. Fakat hiç birşey için geç değildir diye düşünerek aranızda olmak istediğime karar verdim. Taksimde sizleri gördüğümde, sizi kameraya almakdan daha fazlasını yapmam gerektiği düşündüm. Benim için sizlerle olmak, sizlere ufak bi katkım olmasından daha fazla; sizlerle olmak kendim için önemli, kararlarım ve düşüncelerim için önemli.

Sinem Ayver-Uşak (2 Eylül 2010)
"Selaam videonuzu izledim çok mutlu oldum. sizlerle iletişime geçmek isterim yapabileceğim birşey varsa da yaparım.... teşekkürler herşey için."


Hasan RAY-Afyonkarahisar (2 Eylül 2010)
"Atatürk'ün mirası Cumhuriyeti korumak, laik devlet düzenini çulsuzlara peşkeş çektirmemek için Atatürkçü genç arkadaşlarımla beraber olmak istiyorum"

Uğur Kavoğlu-Tekirdağ (2 Eylül 2010)

"AKP Anayasasına HAYIRRRRR!.."

Cansu Şahin-Çorum (2 Eylül 2010)
"15 yaşımda olmama rağmen sizin sayenizde bazı gerçekleri ben de görüyorum artık"

Dinçer Özer-İzmir (2 Eylül 2010)

"Yeni kaybettiğim işe iade davamdan sonra bu ülkede hukuk, adalet ve eşitliğe olan inancımı tamamen kaybettiğim bu günlerden sonra, inandığım tüm çalışma ve eylemlerinize katılmayı gönülden dilerim."

Yasemin Arguz-İstanbul (2 Eylül 2010)
"Böyle güzel bi birligin farkına geç vardım. Aranıza katılıp gerçekleştirilen faaliyetlere elimden geldiğince katılıp destek olmak istiyorum. Teşekkürler..."

Bahattin Onur Güven-İstanbul (2 Eylül 2010)

"Bağımsız Türkiye için ben de varım..."

Anıl Arpacı-Hatay (2 Eylül 2010)
"Gençlik 'HAYIR' diyor..."

Salih Murat Özsaraç-Bolu (2 Eylül 2010)

"Elleri bağlanmış buldum yurdumu, heryeri işgal altında. Atatürk gençliğinin görevini yapma zamanıdır."

Onur Yücel Kırca-Aydın (2 Eylül 2010)

"Oluşumunuzda aktif olarak yer almak için hazırım. Oluşuma katılmam için ne yapmam gerekir acaba."

Ebru Yalbuğ-Mersin (2 Eylül 2010)
"Herkese selam hey Türk gençliği. ATATÜRK'ün yolunda devammmmmmm. BU ülke tayyipçilere feytullahçılara kalmaz...."

Perihan Eldeniz-Hatay (2 Eylül 2010)
"ATAMI karşısına alan beni de karşısına almış olur atama ve yarattığı ülkeye gelecek zarar bize gelmiştir ama bunu bilincine varamayan çok insanlar var ama inşallah onlarda doğru yolu bulacaklardır..."

Hakkı Doğan-Balıkesir (1 Eylül 2010)
"12 yıl ADD gençlik kolları şube başkanlığı yaptım ve TGB çalışmalarını gördüğüm zaman hep işte bu diyordum Türkiyenin ihtiyacı olan güç..."


Pınar Aktaş-Mersin (1 Eylül 2010)
Türk Gençlik Birliği'nin farkına geç vardım, üye olmak için zaman kaybetmek istemedim.!"

Utku Karakoç-Bilecik (1 Eylül 2010)
"Söylenecek birşey yok. Her daim bu cumhuriyetin koruyucusu ve sizin destekçinizim."

Ertan Aytekin-Şanlıurfa (1 Eylül 2010)
"Türküm, gencim, milletimi severim! TGB'ye destek veririm !"

Zeliha Üzgün-Trabzon (1 Eylül 2010)
"Ben de Atatürkçü bir genç olarak birliğinize üye olmak istiyorum. Bugüne kadar çok fazla ilgilenmedim, ama bundan sonra sizin de yardımlarınızla ben de daha fazla bilgi edinip fikir üretip bu birliğe ve ülkemize katkıda bulunmak istiyorum."

Salih Mete-Kocaeli (1 Eylül 2010)
"Satılmış başbakandan, ülkemin en güzel en stratejik noktalarını satan, işçiyi ezen, hiç bir fabrika açmayıp hep satan , yoldan başka birşey yapmayan, buğdayı princi, şekeri, kağıdı ithal etmemizi sağlayan sayın çok bilmiş başbakanımıza olan saygısızlığımdan dolayı özür dileyerek buraya üye olmak istiyorum. Atatürk genci olarak utanıyorum, vatanımın bu halini gördükçe."

Sezgin Kavas-Çanakkale (1 Eylül 2010)
"Çok başarılı işlere imza atmış olmanızın bende yarattığı etki ile üye olmak istedim.tepkisini dile getirebilen sayılı gruplardan birisiniz etki alanınız büyük,ortak hareket etmek,birlikte yapılacak her ne varsa katkı sağlamak istiyorum."

Serhat Kadan-Bursa (1 Eylül 2010)
"Benim de bi HAYIR'ım dokunsun istedim ."

Özhan İnderesi-Gazimağusa/KKTC (1 Eylül 2010)

"Kemalistleri bir arada görmek gurur verici."

Funda Kavas-Çanakkale (1 Eylül 2010)
"Elimden gelebilecek her ne olursa, her an hazır askerim, bu kadar takdir edilecek yanı olan bir ekibin içinde olmak ve destek olmak istedim. Keşke tüm gençlerimiz sizler kadar cesur ve bilinçli olsalar. Herşeye rağmen siz umutsunuz ve çığ gibi büyüyüp, hep birlikte hak edenlerin cezası olacağız."

Serkan Abo-İzmir (1 Eylül 2010)
"Uzun zamandır oluşumunuzu internet üzerinden bilgilendirme olarakta olsa takip ediyorum. Ve gerçekten düşündüklerimi eyleme geçiren siz arkadaşları tebrik etmek istiyor ve sizin aranızda olmanın beni onure edeceğini eklemek istiyorum."

Seda bilgiç-Kütahya (1 Eylül 2010)
"Atatürkçüyüz..."
 
Asena Kübra Soydas-Mengen/Almanya (1 Eylül 2010)
"Merhaba,
Türkiye Genclik Birligi'ne kurulusundan beri katilmak istiyorum. Ülkemizdeki son gelismelerden dolayi herzamankinden daha da cok , kendimde birseyler yapmak istiyorum.
17 yasindayim ve ailemle Almanya'da yasiyoruz. Asiri dincilerin, akp´cilerin vs. buradaki genclerin beyinlerini yikamalarina engel olmak sart. Öyleki, Atatürk´ü inkar edenler git gide cogaliyor.
Bu birliğe ben de dahil olmak ve kendi çapimda bir seyler yapmak isterim. Buna izin verirseniz cok sevinirim."


Bengi Yüzügüllü-Ankara (1 Eylül 2010)
"Şu dönemde birlik olup Cumhuriyetin bekçileri oldugumuzu göstermemizin tam zamanı diye düşünüyorum..."
 

Uğur Arslan-İstanbul (31 Ağustos 2010)

"Uğur Arslan - İstanbul (31 Ağustos Salı)
Merhaba. öncelikle kendimi size tanıtmak isterim. Bağcılarda/Mahmutbey de ikametgah etmekteyim. Orta halli bir ailenin çocuğuyum. Sosyalist bir düşünceye ve kemalist devrimci diyebiliceğimiz bir zihniyete sahibim. Deniz'lerin, Mahir'lerin, İnan'ların ki gibi, ben de vatan aşkıyla doluyum ve bu uğurda Deniz'in darağacındayken yaptıgı gibi ben de taburemi kendim devirecek kadar sevdalıyım bu topraklara.
Liseyi yeni bitirdim. ÖSS öğrencisiyim. Türkiye Gençlik Birliği'nin de düşüncelerimle paralel olduğunu düşündüğümden internet üzerinden de kaydımı yapmış bulunmaktayım ve TGB'ye, izin verirseniz, karınca kararınca destek vermek niyetindeyim.
Size kendimi tanıtmak açısından bir kaç şey daha söylemek isterim. Bir Dersimli ailenin evladı aynı zamanda bir muhtar çocuğuyum. Ben de sizinle omuz omuza haykırmak, bu hükümetin, bu Amerikan uşaklarının faaliyetlerine bir genç olarak sizinle birlikte dur demek, Atatürk'e olan müteşekkirligimi, bu gaflet ve dalalete dur diyenler arasında yer alarak ödemeyi bir borç biliyorum.
Saygılarımla..."

Mehmet Bozyel-Çanakkale (31 Ağustos 2020)

"Geleceğimizin aydınlık Türkiyesi için, mutlaka olmazsa olmazlardan biri ATATÜR'ün ilerici aydınlık yolunda ilerleyecek gençlerimizi yetiştirmemizdir."

Hakan Ak-Tekirdağ (31 Ağustos 2020)
"Daha çağdaş, daha özgür, daha KEMALİST gençlik için TGB ile olmaya karar verdim. Daha önceleri DEV-GENÇ'le mücadele ettiğim KEMALİST DEVRİM amacımın aslında DEV-GENÇ'le değil TGB ile olacağına karar verdim."

Ayşe Sezginer-Antalya (31 Ağustos 2020)
"Antalya bölgesi dahil Türkiyenin her yerinde ne yapmak gerekiyorsa, şimdiki      "

Cansu Acarbay-İzmir (31 Ağustos 2020)

"TGB 'le büyük bir ses getirdiniz. Çalışmalarınızı beğenerek takip ediyorum. Ben de size katılmak istiyorum. Zamanla artık bişey yapmalı."

Mert Kandemir-İstanbul (31 Ağustos 2020)
"Türk gençlerine katılmak ,Soran sogulayan gençlik için bende katılmak istiyorum..."

Özgür Savaş-Ankara (31 Ağustos 2020)
"Türkiye için genç ve kendini genç hisseden dostlarım için buradayım."

Onur Encür-Çanakkale (30 Ağustos 2010)
"Çanakkale Çan İlçesi Add ve Chp Gençlik Kolları Başkanıyım..."

Tayfur Yüksel-Mersin (30 Ağustos 2010)
"TGB'ni facebookta paylaşılan bir videoda görüp yaptıkları yürüyüşleri,şarkılarını,sözleri beğendim ve CUMHURİYETİN yılmaz bekçileri olduğunu görünce üye oldum"

Ceren Boztoprak-İzmir (30 Ağustos 2010)
"Sen bana 40 tane evet için neden sayabilirsin, ben sana hayır için tek bir neden söyliyeyim! TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ SEVİYORUM"

Emre Daş-Artvin/Arhavi (30 Ağustos 2010)
"Kurmuş olduğunuz ve yürütüğününz bu oluşumu haberlerden duydum ve hemen üye oluyorum benim gibi çok arkadaşım var onları da buraya yönlendireceğim sizden ricam bu sitenin reklamını daha çok yapalım arkadaşlar hepinize HAYIR'lı çalışmalar...teşekkürler..."

Yeliz Güven Yeşilyaprak-İstanbul
(30 Ağustos 2010)

"Derneğinizden daha önce haberim olamadığı için çok üzgünüm. Uzun zamandır acaba ben kendi adıma neler yapabilirim, bu ülke için hiç bir katkım çabam,uğraşım olmadan kafamdakileri iki kişiye anlatamadan göçüp gitmeyeyim benim de sesim çıksın diye düşünüyordum. belki de bunu TGB ile gerçekleştirebilirim.ilginize teşekküler

Halil Sarı-İstanbul (30 Ağustos 2010)
"Gidişatı değiştirmek, yönlendirmek için birlik olup örgütlü çalışmak önemli. Umarım katkı sağlayabilirim.
Böyle bir grubun olduğunu geç de olsa öğrenebildim, umutlandım."


Berkan Soytan-İstanbul (30 Ağustos 2010)
"Merhaba ben 21 yaşında bir gencim, yaptığınız çalışmaları hayranlıkla ve gururla izliyorum. Ben TGB'ye nasıl üye olabilirim. Ayrıca bir siyasi partinin ilçe gençlik kolları başkanıyım. Siyasi partiye üye olan TGB'ye üye olabilir mi? Ben Kartal'da otuyorum, fakat genellikle kadıköy civarında... Kadıköy'de yeriniz var mı? Sizinle cumhuriyetim için çalışmayı çok istiyorum."

Ergin Doğruer-İstanbul (29 Ağustos 2010)
"Merhaba. Siyasi gündemi sürekli takip etmeme rağmen, açık konuşayım varlığınızdan haberim yoktu. Biraz önce Facebook'da bir arkadaşımın paylaştığı, Taksim'de yapılan bir eylemin görüntülerini izledim. Çav Bella'nın üzerine yapılmış 'HAYIR' şarkısı çok hoşuma gitti.
Videonun sonunda da adresiniz yazıyordu. sitenizi gezerken gerçekten etkilendim ve eğer kabul ederseniz eylemlerinize, toplantılarınıza katılıp, size destek olmak istiyorum. İyi çalışmalar."


Halil Efe-Bursa (29 Ağustos 2010)
"Atatürk'ün İlke ve İnkilapları'nı yaşatmak ve devam ettirmek adına vermiş olduğunuz uğraş ve çabayı canı gönülden kutlar. Sizlerin özgür duyğu ve düşüncelerinize ortak olmaktan büyük kıvaç duyarım."

Ali Ozan Güzel-İstanbul (29 Ağustos 2010)

"Tam Bagımsız TÜRKİYE için aranıza katılmaktan onur duyarım."

Nakşi Gökdoğan-Şanlıurfa  (28 Ağustos 2010)
"Ben de TGB üyesi olmak istiyorum. Atatürkçü bir genç olarak beni de aranıza alırsanız sevinirim."

Abdullah Karaman-Balıkesir (28 Ağustos 2010)
"Örgütleştirilmiş, yasal vatan savunmasına, ben de katılmak istiyorum."

Süheyl Tanglay-Oosterhout/Hollanda (28 Ağustos 2010)

"El ele çalısarak, din sömürüsü altında ezilen güzel vatanımızın tam bagımsızlığını umuyorum. Sevgi ve devrimle kalin."

Levent Ekmekçi-İstanbul (28 Ağustos 2010)
"Hayir, hayir, hayir!.. Ilımlı İslam devletine hayir! Soyguna, kayırmaya, gemiciklere ve Cumhuriyete karsi bir zihniyete kesinlikle hayir!.."

Deniz Aydın-Ankara (28 Ağustos 2010)
"Devrimi, gençliğimizi koruma adına hayırrr!.."

Sergen Zeybek-Gaziantep (28 Ağustos 2010)
"Yüce önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün bize bırakmış olduğu bu toprakları büyük bir gurur olarak görmekte ve gücümüzün yettiğince, kimsenin bu büyüyü bozmaması için çabalıyacağımızı bilmek ve bunu Yüce Atamın da bilmesı ne güzel bi duygu."

Korcan Baysan (28 Ağustos 2010)
"Artık gözümüzü acalım; yıllarca koyun gibi yasamaktan sıkıldık. Kendimize deger verelim, gecmisimize sahip cıkalım; gelecegimizin olmasını istiyorsak bunu yapalım. Biz Türk milletiyiz. Sanlı tarihimize bir millet olalım. Cumhuriyetimizi alkıslamaktan öte anlamaya calısalım ve sahip cıkalım..Tüm bunlara ragmen bizler oldugumuz yerde saymayı kendimize vazife bilmis; birbirimize düsürülmekten olan biteni göremez duruma getirilmisiz.aranizda olmakla gurur duyarim.."

Nesibe Oktav-Sakarya (27 Ağustos 2010)
"Yanlış giden yönetimi, ancak birlik olarak durdurabiliriz. Bunun için de gençlik birliğine katılmak istiyorum."

Adnan Tefikoğlu-İskeçe/Yunanistan (27 Ağustos 2010)
"Merhabalar. Yunanistan'daki Türk'lerden olmam hiç önemli degil. Türkiye benim ana vatanım orda okudum, orada sekillendim.
Atatürk benim hemşerim ve Türkiye'yi AKP türdeşlerinden kurtardı. Tayyip takımı Batı Trakya'ya da girdi, Feto takımı da...
Alayına HAYIR diyorum. Üye olmak istiyorum."


Umut Ayhan-Kocaeli (27 Ağustos 2010)
"Merhaba. Ben 16 yaşındayım ve bu birliğe üye olmak istiyorum. Acaba Kocaeli'de de şubeniz var mı?"

Şeyma Gündüz-Kırıkkale (27 Ağustos 2010)
"Bilinçli bir genç olarak, üye olmak istiyorum."

Mümin Kırman-Bursa (27 Ağustos 2010)

"Ben başvurumu yapmıştım ve hala bekliyorum cevap alamadım. Ben bu ülkeye gerçekleri TGB'li kardeşlerim gibi haykırmaya can atan Kemalistlerdenim. Ben Atatürk için ölümü göze alırım."

Aydın Özgür Delil-Manisa (27 Ağustos 2010)
"TGB'nin Manisa derneği ya da yakın bir ilde bulunan derneğine üye olmak istiyorum. Mesajıma cevap verirseniz çok mutlu olurum. Şimdiden teşekkürler."

Ahmet Pepekal-Adana (27 Ağustos 2010)

"Bütün düşüncelerinize canı gönülden katılıyor ve destekliyorum."

Utku Türkmeneri-Samsun (27 Ağustos 2010)
"Samsunda TGB'de lise örgütlenmesi yoktur. Kurmak için gönüllüyüm. Şuanki görevim CHP Samsun Lise Gençliği Başkanlığı'dır."

Aykutalp Avşar-Kayseri (27 Ağustos 2010)
"Daha huzurlu yarınlar için sizi destekleyip büyük ölçüde varlığımla katkı sağlamak istiyorum. Aranızda olmak beni rahatlatacak. Teşekkür ederim!.."

Abdullah Toye-Uşak (27 Ağustos 2010)
"Birlik ve beraberliğimizin ebediyen sürmesi için şahsım adına herşeyimle varım. Biz bir bütünüz kimse ayıramaz; çünkü gücü yetmez."

İrem Can-İstanbul (27 Ağustos 2010)
"Vatanına bağlı ve onu korumak için her tür fedakarlığa razı olan Atatürkçü bir genç olarak, mücadele yolunuza ben de dahil olmak istiyorum. Saygılar..."

Onur Baybars-Denizli (27 Ağustos 2010)
"CHP Tavas İlçe Gençlik Kolları Başkanı'yım. Çalışmalarınız çok hoşuma gidiyor ve sizinle çalışmak istiyorum."

Ekin Eraydin-Delft / Hollanda (27 Ağustos 2010)
"Ülkeme borcumu ödemek ve aydınlık günlere ulaşmak için..."

Emre Soysal-İzmir (27 Ağustos 2010)
"Merhabalar, ben İzmir Karşıyaka'dan Emre Soysal. İstanbul'da yaptığınız Referanduma Hayır etkinliğini aynı beste kullanılarak Karşıyaka Çarşısı'nda yapmak istiyoruz. Ancak bunun için gerekli izinler ve örgütlenme çabalarında sizin yardımlarınıza ve desteğinize ihtiyacımız var.Bizimle iletişime geçerseniz çok memnun oluruz.
İlginiz için teşekkür ederim."


Aliye Gurur Taner-Mersin (27 Ağustos 2010)
"Ülkemizde sessiz kalan, fikirlerini söylemekten çekinen genç nüfusun harekete geçmesinde büyük katkılarınız olduğunu düşünüyorum. Yıllardır sessiz kalan gençlik, artık birşeyler yapmalı. Bu yüzden ben de bu birliğin bir parçası olmak istiyorum."

Mehmet Gülerman-Ankara (27 Ağustos 2010)

"Çalışmalarınızı sevgi, takdir ve gıpta ile izliyorum ve aranızda yer almak istiyorum. Sevgilerimle..."

Levent Türkoz-Berlin/Almanya (27 Ağustos 2010)

" 'AKP'ye Hayır' ile beni cezbettiniz. Bende sizinle herseye varım."

Gülşah Deniz Pehlivan-Kırklareli/Lüleburgaz (27 Ağustos 2010)

"Ben de bu ülkenin vatansever bir genci olarak, atamın bıraktığı emanetlere sahip çıkmak için yaşıyorum ve bu uğurda ne gerekirse yapmaya hazırım. Saygılar..."

Mehmet Bunar-Denizli (27 Ağustos 2010)
"Merhabalar, öncelikle çalışmalarınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum. Denizli'de uygun olduğum sürece diğer faaliyetlerde bulunmak ve özgürlük için bir adım da ben atmak istiyorum. Başarılarınızın ve emeğinizin devamını dilerim."

Melda Bütün-Samsun (27 Ağustos 2010)

"Atatürkçü Düşünceyi savunan arkadaşlarım, aranızda bulunmaktan onur duyarım!"

Abdulbaki Korkmaz-Ankara (27 Ağustos 2010)
"Ben işitme engelliyim. Türkiye Gençlik Birliği'ne katılmak istiyorum... AKP Anayasa Degisikliğine "hayır" oyu istiyorum. Ankara'da eylemlere gitmek istiyorum."

Ozan Kaya-Kocaeli (27 Ağustos 2010)
"Sizlerin varlığınızdan haberdar olmak, biz gönül dostlarınıza apayrı mutluluk veriyor. Yolunuz açık..."

Esra Önay-Gaziantep (27 Ağustos 2010)

"Türkiye'nin yeni aydınlık kuşağı..."

Bora Güldiker (24 Ağustos 2010):
"Biz yaşayamadık fakat çocuklarımız daha özgür bir ülkede yaşasın diye, birliğe katılmak istiyorum."

Suzan Yılmaz (23 Ağustos 2010):
"Merhaba, aranıza katılmaktan gurur duyarım."

Pınar Saros (21 Ağustos 2010):
"Türkiye Cumhuriyeti gençliğe emanet edilmiştir, emanete sahip çıkalım!"

Emir Kağan Arkıl (21 Ağustos 2010):
"Ülkede olan biten hadiselere kayıtsız kalmamanın en güzel yolu ses getirecek bir topluluğun içinde bulunmak olduğunu bildiğim için birliğe üye olmak istedim."


Görsel Galeri

Yeni Videolar

TGB´nin Bakırköy Masası Haber Oldu
Etkinlikler
05-09-2010
Bakırköy´de Referandum İçin Hayır Standı
Eylemler
30-08-2010

Son Yorumlar

RSS

Yönetim