19 Mayıs 2006 tarihinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde toplanan Türkiye Gençlik Kurultayı'nda, vatansever, Atatürkçü gençlik hareketlerini kitleselleştirecek merkezi bir örgütün; Türkiye Gençlik Birliği'nin kurulması kararı alındı. TGB'nin amacı, kurultaya katılan binlerce genç tarafından “yayılmacı ve sömürgeci güçlere karşı verdiğimiz Ulusal Kurtuluş Savaşı ile kurulan bağımsız cumhuriyetimizi ve devrimlerimizi Mustafa Kemal Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi’nde verdiği görev doğrultusunda savunmak, Türk gençliğini bağımsızlık mücadelesinde birleştirmek” olarak belirlendi. Bu amaç doğrultusunda TGB, Cumhuriyet Gazetesi yazarı Sayın Deniz Banoğlu'nun deyimiyle 80 sonrası dönemin "en kapsamlı, en geniş, en örgütlü" gençlik kuruluşu olarak ortaya çıktı.
40 üniversiteden 65 öğrenci topluluğunu çatısı altında birleştiren TGB ,Kars'tan Muğla'ya kadar ülkenin büyük kesiminde örgütlenmiş ve örgütsel yapısını 2007 yılında Kuzey Kıbrıs'a kadar genişletmiştir. Üniversitelerdeki toplulukları aracılığıyla, merkezi ve yerel eylemleriyle, Attila İlhan Kültür Merkezleri'yle, iki süreli yayınıyla Türkiye'deki gençlik mücadelesinin karargahı haline gelen TGB, üniversitelileri, liselileri ve çalışan gençleri büyük bir hızla ve Türkiye'de tüm umutların tükendiği sanıldığı bir zamanda toplumsal mücadelenin merkezine taşımaktadır.
TGB'nin siyasetini belirleyen ilkeler Türkiye Gençlik Birliği Temel İlkeler Bildirgesi'nde belirtilmiştir. Siyasi ve eylemsel çizgisini bütünüyle gençlerin belirlediği, gençlerin yönettiği TGB, yasal ve demokratik sınırlar dahilinde Türkiye'nin bugününe ve geleceğine yön verme kararlılığına sahip bir gençlik örgütüdür.
BASIN AÇIKLAMALARI, GÖSTERİ VE YÜRÜYÜŞLER
Türkiye Gençlik Birliği, kuruluşunu takip eden kısa zaman dilimi içerisinde çok büyük etkinlikler, eylemler düzenledi; 19 Mayıs 2006 tarihinde düzenlenen Türkiye Gençlik Kurultayı'nda binlerce gençle Anıtkabir'e yürüdü, 12 Kasım 2006'da yine binlerce genci Gazi Üniversitesi Rektörlüğü'nün himayesinde gerçekleştirilen "Atatürk Yolunda Bağımsızlık ve Gençlik" konulu konferans için Ankara'da biraraya getirdi, Ermeni Soykırımı iddialarının inkaranı suç sayan Fransa'ya karşı Fransız mallarını boykot kararı aldı, Kıbrıs davamızın önderi KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş'ı Marmara Üniversitesi'nde ve İstanbul Attila İlhan kültür Merezinde gençlerle buluşturdu, Ekumenik iddialarına destek veren Papa'yı, Hacivat ve Karagöz kukla tiyatrosuyla protesto etti, AKP Gençlik Kolları’nın düzenlediği bir konferansta “Kemalizm gericiliğe tekabül eder” sözleriyle gençliğin büyük tepkisini çeken Prof.Dr.Atilla Yayla hakkında YÖK’e şikayet dilekçesi verdi, geleneksel Atatürk Garnizon Koşusu süresince Kara Harp Okulu öğrencilerinin yanında oldu, 17 Mart 2007 tarihinde bini aşkın gençle ülkemizin bağımsızlığı için şehit düşenleri anmak üzere Çanakkale Çalıştay'ını gerçekleştirdi ve şehitlik ziyaretlerinde bulundu, Bilderberg toplantılarına, Merkez Bankası'nın taşınması tasarılarına karşı halkçı, devletçi ekonomiyi savununan tek gençlik örgütü olarak öne çıktı. AKP'nin atadığı YÖK başkanının açıklamalarına karşı Cumhuriyet Üniversitlerini savunma kararlığını ortaya koydu.
AKP'nin Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanlığı makamına çıkarması sürecinde, TGB, 28 Nisan 2007 tarihinde Ankara'da büyük bir gençlik mitingi düzenledi. Tandoğan, Çağlayan, Gündoğdu Mitingleri'nin düzenleme komitelerinde yer aldı.TGB'nin gençliği ve toplumu harekete geçirme gücü özellikle son dönemde Terör saldırılarına karşı yapılan protesto gösterilerinde, anma ve saygı yürüyüşlerinde görüldü. TGB çeşitli illerde ve üniversitlerde düzenlenen teröre lanet, şehitlere saygı yürüyüşlerine çoğu yerde ya doğrudan önderlik yaptı ya da organizasyonun içinde yer alarak sorumluluklar aldı. TGB'nin içinde bulunduğu bu yürüyüşlerin hepsi Atatürk gençliğinin cesaretini ve kendine güvenini artıran kitlesel eylemler olarak tarihe geçmiştir.
Türkiye Gençlik Birliği mücadelesi süresince birçok üniversitenin, aydının, öğretim üyesinin, ilerici basın-yayın organlarının, cumhuriyetimize sahip çıkan sivil toplum kuruluşlarının desteğini ve güvenini kazandı. Öte yandan cumhuriyetimize ve bağımsızlığımıza düşman kesimler TGB'nin eylemlerinden ve çalışmalarından rahatsız oldular. TGB, ABD'nin Türkiye'yle ilgili hazırladığı “insan hakları raporunda” demokrasi karşıtı bir kuruluş olarak gösterildi, Vakit ve Zaman gazeteleri tarafından hedef gösterildi, TGB yöneticilerine hepsi bağımsız Türk yargısı tarafından düşürülen davalar açıldı.
Mustafa Kemal geleneğinin, bağımsızlık için mücadele etmek geleneğinin tüm baskılara karşın yaşadığı ülkemizde, Türk gençliği siyasallaşma sürecine girmesiyle birlikte ilk olarak vatan savunmasına koşmuştur. AB, ABD ve Soros destekli gençlik örgütleri tüm parasal desteklere karşın etkinliklerinde 5-10 genci bile biraraya getirmeye zorlanırken, Türkiye Gençlik Birliği onbinleri bulan gençlik gösterilerinin, yürüyüşlerin önderliğini yapmış olması Türkiye'deki gençlik kitlesinin çoğunluğunun bağımsızlıkçı, ilerici, anti-emperyalist bir kimliğe sahip olduğunu açıkça göstermektedir.
YAYINLAR
Türkiye Gençlik Birliği Kırmızı Beyaz gençlik dergisini ve liselilere yönelik olarak Genç Adımlar dergisini çıkarmaktadır. Bunların yanı sıra TGB üyesi bir çok öğrenci topluluğu da keni yayınlarına sahiptir. Kırmızı Beyaz ve Genç adımlar dergileri her ay binlerce gence ulaşmakta, Türk gençliğinin düşünsel birikiminin değerlendirildiği, gençliğin gündemini belirleyen kaynaklar olarak öne çıkmaktadır.
ATTİLÂ İLHAN KÜLTÜR MERKEZLERİ
Türk gençliğinin Cumhuriyet ideolojisini benimsemiş yurttaşlar olarak yetişmelerine katkıda bulunmak amacıyla büyük kentlerde Attila İlhan Kültür Merkezleri açmaktadır. Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Afyon Attila İlhan Kültür Merkezleri açılmış olup; Bursa, Sivas, Muğla, Çanakkale ve Denizli kentlerinde de yeni AİKM'lerin açılması çalışmaları sürdürülmektedir. Her ay yoğun bir etkinlik takvimi çervesinde bu merkezler, Atatürkçü gençliğin biraraya gelerek kaynaştığı ve fikir alışverişinde bulunduğu, konferans ve panellerin, kültür-sanat etkinliklerinin, atolye calismalarının yapıldığı mekanlar olarak hizmet vermekte, vatansever aydınlarımızın entellektüel birikimlerini gençliğe aktarmalarına olanak sağlamaktadır. Attila İlhan Kültür Merkezleri, Türk gençliğinin kültür yozlaşmasına ve gerici yapılanmalara karşı ortaya koyduğu en büyük projedir.
Türkiye Gençlik Birliği üniversitelerdeki üye topluluklar aracılığıyla da gençliğin aydınlanması çalışmalarını sürdürmektedir. TGB içinde sadece siyasi değil, bilimsel, kültürel ve mesleki alanlarda da çalışma yürüten bir çok topluluk yer almaktadır.
BİZİM SİZDEN İSTEDİĞİMİZ...
"80 sonrasi gençliği apolitiktir." yargısının kuşkusuz haklı yönleri vardı. Ancak Türkiye Gençlik Birliği çatısı altında birleşmiş Türk gençliği, artık bireysel muhalafetlerin hızla örgütlü yapılar içine girmek eğilimini gösterdiğini ortaya koymaktadır. Ülkemize içeriden ve dışarıdan yönelen tehditlerin özellikle AKP iktidarı döneminde cumhuriyetimizin temel değerlerine, ülkemizin bütünlüğüne ve bağımsızlığına yönelik açık saldırılara dönüşmesi, gençlik için politik mücadelenin gerekliliğine yönelik bir bilinç oluşturmuştur. Artık herkes bu değişimi görmek ve gençliğe dair yargılarını yeni Atatürkçü-siyasi gençlik kitlesini de göz önünde bulundurarak yapmak sorumluluğundadır. Attila İlhan kusursuz şair öngörüsü ve aydın kimliğiyle bu süreci ilk farkedenlerden biri olmuş ve siyasi hayatımıza “Dip Dalgası” terimini kazandırmıştır. Türkiye Gençlik Birliği işte bu vatansever dip dalgasının somut ifadesi ve sonucudur.
Bizler; Mustafa Kemal’in neferleri, öğrencileri, ülkemizin tam bağımsızlığı ve cumhuriyet devrimleri doğrultusunda ilerlemesi için yürüttüğümüz çalışmalarda herkese bir görev düştüğüne inanıyoruz. Sizi, birliğimize katılmaya ve bu mücadelenin bayrağını bizimle birlikte taşımaya çağırıyoruz.
İnternette Paylaş / Arkadaşına Gönder / Favorilere Ekle
Neden TGB'li Oldum?
Damla Dinçşahin-İstanbul(3 Eylül 2010) 2006 yılında kurulduğunuzu öğrendiğimde, ne kadar çok zaman kaybetmişim dedim. Fakat hiç birşey için geç değildir diye düşünerek aranızda olmak istediğime karar verdim. Taksimde sizleri gördüğümde, sizi kameraya almakdan daha fazlasını yapmam gerektiği düşündüm. Benim için sizlerle olmak, sizlere ufak bi katkım olmasından daha fazla; sizlerle olmak kendim için önemli, kararlarım ve düşüncelerim için önemli. Sinem Ayver-Uşak (2 Eylül 2010) Hakkı Doğan-Balıkesir (1 Eylül 2010)
Zeliha Üzgün-Trabzon (1 Eylül 2010) Uğur Arslan-İstanbul (31 Ağustos 2010) "Uğur Arslan - İstanbul (31 Ağustos Salı) Mehmet Bozyel-Çanakkale (31 Ağustos 2020) "Geleceğimizin aydınlık Türkiyesi için, mutlaka olmazsa olmazlardan biri ATATÜR'ün ilerici aydınlık yolunda ilerleyecek gençlerimizi yetiştirmemizdir." Hakan Ak-Tekirdağ (31 Ağustos 2020) Onur Encür-Çanakkale (30 Ağustos 2010) Ergin Doğruer-İstanbul (29 Ağustos 2010) Nakşi Gökdoğan-Şanlıurfa (28 Ağustos 2010) Abdullah Karaman-Balıkesir (28 Ağustos 2010) Korcan Baysan (28 Ağustos 2010) Nesibe Oktav-Sakarya (27 Ağustos 2010) Bora Güldiker (24 Ağustos 2010): Suzan Yılmaz (23 Ağustos 2010): Pınar Saros (21 Ağustos 2010): Emir Kağan Arkıl (21 Ağustos 2010):
|
Görsel Galeri
Yeni Videolar
Son Yorumlar
ABD'den Türkiye'ye Ahlaksız Teklif!
abd işgal ettiği diğer ülkelerdeki izlediği politikayı iran ... Devamı...
06.09.10 02:00
Yazan: hakan durak
Zaman Yanlış Yumurtaları Sıktı
Aç tavuktan ziyade eceli gelen köpek mevzusuna benziyor bu d... Devamı...
06.09.10 01:03
Yazan: Osman
Zaman Yanlış Yumurtaları Sıktı
Evet doğru ve güzel bir eylem olsa da Öğrenci Kolektifleri'... Devamı...
06.09.10 00:59
Yazan: Neresi Karalama?
Biz Kimiz?
Neinn davasındasınız.. önemli olan şu anda iktidarr.. hem yi... Devamı...
06.09.10 00:17
Yazan: Aliemre..















Yorumlar
dhkpc 1994 kuruluşludur,bi şe savunacaksanız ey programlı zombiler, bari birşeyler biliyor olun...ya da birşeyler okuyun,tamam? Ha bir de kaldı ki siz 70 den önce ezele doğru de 80 den sonra sonsuza doğru de satılıksınız, tabi olarak 2010 da da satılıksınız,bu yönüne baktınız mı hiç?!
Bir kere baştan söyleyelim: Bugün bu her iki hareketin de devamcısı olduğunu söyleyen grup(çuk)lar var ve bir şekilde siyaset üretmeyi sürdürüyorlar.
İkincisi, TGB, sağ-sol demeksizin, bütün yurtsever gençliği Kemalist devrimin değerleri çevresinde örgütlemeyi isteyen bir oluşum. Ona buna yönelik ötekileştirici şiddet eylemlerini reddediyor, "kimliği olan herkes okula girmelidir" diyor.
Dahası, illegalite gibi bir takıntımız yok. Yasal olanakları sonuna kadar zorluyoruz. Yasal bir oluşumuz. Bireysel terörizmle, maceracılıkla kurulduğumuz günden bu yana bağlantımız olmadı. Ergenekon tertipçileri bile bunu iddia etmiyor.
TGB, Jön Türklerden, Kuvayi Milliyeden, kitle çizgisindeki 68 gençliğinden geliyor. Onlar neyse, biz oyuz.
Ali Efendi hazretleri buyurmuşlar, TGB, "70 lerde 80lerde DEV SOL DHKPC TKPML neyse" oymuş!.. İddiaya bak, hizaya gel! Bir de kanıtlasa bu savı, tadından yenmeyecek ama ne yapsın zat-ı muhterem, savına örnek gösterecek malzeme bulamamış TGB eylem ve etkinliklerinde .
Önce bir yanlışı düzeltelim. Dev-Sol ve DHKP/C aynı örgüttür. 70'lerin ikinci yarısında ya da 80'lerde ise DHKP/C yoktu, Dev-Sol vardı. Yani 70'lerde ve 80'lerde olmayan bir örgütün devamcısı olamayız. Kaldı ki 70'lerin sonunda SSCB'den gelecek "devrim"i gözleyen bir hareket, her koşulda bağımsızlığı savunan TGB geleneğine terstir.
TKP/ML ise, kuruluşundan itibaren Türkiye tarihi tahlillerini "Kemalizm=Faşist diktatörlük" tezi üzerine oturtan bir örgüt. Yani Atatürkçü Düşünce Toplulukları birliği olan, logosunda kalpaklı Mustafa Kemal'e yer veren TGB'yle bir akrabalığı olması söz konusu olamaz.
TKPML neyse 2010 dada osunuz
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.