07 Eylül 2010, Salı
   
Metin boyutu

Banu Avar

Kırmızı Beyaz: Türk aydınının günümüzdeki sorumluluğunu nasıl tanımlıyorsunuz?

Banu AVAR: Şimdi Atilla İLHAN’ ı anarak başlayalım isterseniz. Benim hayatımda benim kafamda belli şeyleri takır takır oturtan bir kitabı var:”Aydınlar Savaşı”.Şimdi hepinizle bunu paylaşmak istiyorum bir defa. Aydınlar Savaşı’nda şöyle diyor dışarıda bir takım şirketler var, çok uluslu şirketler. Bu çok uluslu şirketler mesela Türkiye’ye geliyor diyelim falanca kola. Geliyor buraya bir bayilik açıyor. Bu bayi açan rafçılık yapan adam komprador burjuvazi olarak nitelendiriliyor yani adam gerçek bir sanayici değil bir şey üretmiyor ama raf açıyor rafa da kolaları koyuyor. Türk aydınının durumu birebir aynıdır derdi ve bu benim kafamda gerçekten bir atlama bir sıçrama gerçekleştirdi. Çünkü bir türlü tam olarak anlayamıyordum(gülüyor). İşte Türk aydını gidiyor orda Sarter’la tanışıyor Fransa’da geliyor Türkiye’de Sarter’ın şubesini açıyor. Veyahut da gidiyor yurt dışında bilmem ne ile tanışıyor geliyor burada şube kuruyor. Yani aydın demek kendi toprağının verileriyle sentez yapan adam demektir. Yani sen burayı çok iyi tanıyacaksın bilimsel bilgin de olacak sonra bir sentez yapacaksın buraya özel bir sentez olacak o. İşte bunu yapabilen adam sayısı Atilla İLHAN gibi biraz az sayıda kaldı. Çünkü neden böyle oldu yani Amerikan gözlüğüyle ya da İngiliz ya da Fransız gözlüğüyle kendi halkına bakıyor adam. Bizim aydınların büyük bir çoğunluğu bu hatayı yaptılar. Gözlükleri yabancı gözlüğü onun için halkı anlama ihtimalleri sıfır neredeyse. Bunu çok uzun süredir yapıyor yani 15 senelik ATATÜRK’ ten sonra İsmet İNÖNÜ’ nün üçlü anlaşma yapması. Tanzimat kafasıyla kalkıp İngiltere ve Fransa’yla anlaşma yapması ve tamamen bizi yeniden batıya bağlaması ve buna bağlı olarak da hristiyan batı eğitimini ön görmesi. Köy enstitülerinde kalkıp sadece ve sadece batı yunan ,Latin edebiyatının okutulması yani kendine ait olan kendinden kaynaklı bir hareketin olmaması daha sonra böyle havalarda uçuşan aydınlara bakan ve onlardan nefret eden halkın tarikatlara, cemaatlere gidip ümmet kültürüne geçmesine neden oldu. Dolayısıyla bir tarafta hristiyan batı kültürü, bir tarafta ümmet cemaat kültürü yaygınlaştı ve bunlar birbirine ters olarak gelişti o yüzden de esas mesele doğru düzgün milli bir ekonomi olmadığı için komprador burjuva ekonomisi olduğu için üstündeki aydınlar da komprador burjuva aydınları oldular komprador aydınlar oldular buraya getirip çeşitli batılı düşünürlerin fikirlerinde şube açtılar. Bu nedenle bir türlü aydınlarımız yerine oturamıyorlar, bir türlü aydınlarla işçiler, aydınlarla halk arasında bir birleşim sağlanamıyor. Bir uçurum var sürekli(gülüyor) kendi halkıyla arasında böyle bir millet yaratıyorlar. Bu tek örnek biz değiliz amerika’nın genellikle işte bu biraz sonra anlatacağım şeyde uçurumlar açmak dolayısıyla halkıyla uçurumu olan bir aydın grubu hiçbir zaman belli bir noktaya varamaz. Hep böyle arada CHP mi, AKP mi, MHP mi öteki mi beriki mi diye arada kalıyor. İşte böyle oluyor yani.

Kırmızı Beyaz: işçi sınıfının mücadelesine destek amacıyla TEKEL dayanışma grubu kuruldu  siz de bunun içinde bulunan aydınlardasınız. işçi sınıfının bu mücadelesini nasıl yorumluyorsunuz?

Banu AVAR: Ben de işsiz bir gazeteci olarak kendi kurtuluşumu da burada görüyorum. Tekel işçileri bunun sembolü oldular ama arkasından malum 56 hidroelektrik santrali kapanıyor, şeker fabrikaları kapanıyor, itfaiyeci ve demir yolcularının durumu ortada. Türkiye’de işsiz durumu resmi rakamlarla %15 e vardı biz bunu %30 olarak tahmin ediyoruz. Burada tek kurtuluş gerçekten bu ülkenin kurtuluşu bu mücadelede. Yani tekel işçilerinin sembolize ettiği ve kendi konfederasyonlarının da önüne geçerek öncülüğü  kendi ellerine alıp gittiği bu mücadele hayati önemdedir Türkiye için. Çünkü öncü güçtür işçiler. Türkiye’de sadece işçiler değil ^halkın ara tabakaları esnaf, çiftçiler. Mesela tütün yaprak diyorsun tütün yetişmiyor ülkede, pancar yetişmiyor o yetişmiyor bu yetişmiyor. Türkiye’de böyle bir farklılık ta var yani sadece işçi sınıfı değil ama bütün ara tabakları ile bütün halk tabakaları şu anda ezim ezim ezilmekte. Zaten çalışacak herhangi bir işyeri de kalmadı 91’den bu yana özelleştirmeler sürüyor çok büyük bir hızla. Dolayısıyla ben kendi kurtuluşumu da başka sınıfların ve başka iş kollarındaki insanların da kurtuluşunu bunu sahiplenmekte buluyorum. Eğer o bilince gelinirse yani onların etrafında toplanılabilirse o zaman bambaşka bir yere varacağız. Eğer o bilinçte değilsek ve biraz daha zaman istiyorsak bu yine olacaktır ama biraz daha geç olacaktır. Olay bu ben bunu çok önemsiyorum. Şimdi 1989’da IMF yada dünyayı yöneten küresel elit diyelim BASEL anlaşmalarını imzaladı. Ulusal kanalda Cuma geceleri Çetin ÜNSALAN diye bir ekonomist var. Çok önemli bir adam Çetin ÜNSALAN. Bazen de Mete AKINCI ona eşlik ediyor. Bu iki adam bugüne kadar hiçbir ekonomistin söylemediği ve altını çizmediği BASEL anlaşmalarının Türkiye için neler öngördüğünü ve 2012’de nasıl hepimizin 4-C li olacağını bir anlamda küresel elitin köle yaratma sürecinde şu anda biz tek tük örnekler görüyor  olabiliriz ama uzman çavuşlardan şu anda üniversitenizin şoförü YÜKSEL o adamla konuşun çok ilginç bir adam. Yüksel’in inanılmaz deneyimleri var o da aynı şekilde 4-C’li çalışmış. TRT’deki herkes 4-C’li. Bu giderek yavaş yavaş çoğalacaktır. Yani öyle bir durum var ki BASEL anlaşmasına göre önce bilginin küreselleşmesi öngörüldü 1992’den 2002’ye kadar yani bilgi küreselleşmesi finans sektörüyle ilişkiliydi. Ve zaten Rockefeller diyor ki “Biz yakında bütün ülkeleri beşe ona parçalayacağız ve her birinin başına da bir finansçı getireceğiz. Onlar güzelce idare eder diyor. Amaç buydu o yüzden Bill GATES çıktı o yüzden internet bu kadar yayıldı. Çünkü internet üstünden sanal bankalar kurulacaktı ve bunu yaptılar. Patır patır 2002’de çöktü. 2002 ve 2012 arasında da yabancı müteşebbislerin serbest dolaşımı yine bankalar aracılığıyla internet aracılığıyla bir anlamda serbest dolaşım tamamen yaygınlaşacaktı fakat 1 Mart tezkeresine bağlı olarak bu tam olarak yapılamadı Amerika Irak ta çöktü Türkiye ile İran savaşını başlatamadı dolayısıyla 4,5 trilyon dolar zarar etti. Dolayısıyla en büyük nefretleri bu 1 Mart tezkeresidir. İstedikleri gibi olay gelişmedi ve 2012’de de BASEL 3’e geçilecekti bu da serbest iş gücü dolaşımı demekti. Serbest iş gücü dolaşımı olduğu zaman bizim buradaki köyündeki adam oraya gidemeyecek ama beyaz yakalı bir Alman gelip ben bu bankada çalışmak istiyorum diyebilecekti. Dediği taktirde de eğer işe almazsa uluslar arası tahkime bağlı olduğumuz için Türkiye Cumhuriyeti olarak adama takır takır tazminat verecektik. Korkunç bir komplonun içindeyiz şuanda. Şimdi BASEL 2 tam olarak bitirilemediği için gümrük birliği anlaşmaları yani bu da BASEL’ e bağlıdır adam diyor ki “ Biz bunu bitiremeyeceğiz ama 4-C’ yi yaygınlaştıralım köleleri şimdiden 4-C vasıtasıyla bütün ülkelerde yapalım- yani sadece bizde değil 68 ülkede birden durum aynı. Herkes 4-C’li yapalım bir defa. 4-C’li olmak ne demek? Senin hiçbir hakkın olmayacak iki dudak arasındasın “defol” dendiği zaman gidersin. Dolayısıyla her şeyi elinden alınmış bir köle sistemleri yerleştiriyor. Bunlar işte robotik olarak çalışan hayatında hiçbir gelecek güvencesi olmayan, çoğu aç ve işsiz insan grupları demek. Mesela Singapur’da ben bunu gözümle gördüm. Adam 80 yaşında ama süpermarketlerin önünde araba yerleştiriyor çünkü hiçbir emekliliği yok ve  durduğu anda ölüyor yani böyle bir durumu yerleştirmeye çalışıyor. Bu son derece önemli bir şeydir ama millet tekel işçileri zannetti bunu yani “tekel işçisi aman bana ne !” falan. Tekel işçisi değil bu. Bu hepimiz için çok yakında gelecek olan bir şey. Sonra Aaaa!! Yandım ben dediğin zaman yapacak bir şey kalmayacak. O yüzden şuanda herkesin 4-C’ye, özelleştirmelere karşı avaz avaz bağırması ve sokaklara dökülmesi lazım. Yani kendimiz için bu başkaları için değil. Yani bunun birçok örneğini görüyoruz dışarıda. Tekel işçileri bu anlamda çok önemli. Bu işçilerle oynayan birçok merkez var. Kendi içlerindeki konfederasyonlar bile onlara sahip çıkmıyor aslında en başında oraya cami avlusuna bırakılmış çocuk olarak getirildiler. Başka bir plan vardı o planı bozdu tekel işçileri. Çok dirençli çıktı. Zaten Türkiye işçi sınıfı tarihinde ilk kez 70 günü aşan bir eylemle karşı karşıyayız. Birçok profesörden bilim adamı kılıklı aydından çok daha bilinçliler. Orda kaldık geçen hafta sonu. Gördüğüm şu ki Yugoslavya’da oynanan oyun oynanacak. Yugoslavya’da şöyle yaptılar. Önce özelleştirdiler insanları sokağa döktüler falan sonra dediler ki sen Hırvat’sın Hırvat sendikacılığı yap, sen Sırp’sın sen Sırp sendikacılığı yap, sen Boşnaksın Boşnak sendikacılığı yap. En korkunç şey bu faşizan ırkçı sendikacılıktır. Bunu soktukları zaman kavgayı fitillemek çok kolay olur. Şimdi Diyarbakır çadırından BDP çıkmıyor. Dolayısıyla orda zannediyorum bir Kürt sendikacılığı için bir takım kararlar aldırmaya çalışacaklar. Bu işçi bunu yer mi bilmiyorum inşallah yemez. Biz de orada konuşmalar yaptık ama ırka balı sendikacılık ırka bağlı herhangi bir şeycilik kadar  kötü bir şey olamaz ama bunu yapmaya çalışıyorlar. Bunu görebilen var göremeyen var. Göremeyen bazı sanatçı arkadaşlarımız da onlara destek oluyorlar. Çok korkunç olur böyle bir şey yaparlarsa. Umarım böyle bir şey olmaz. Hepsinin derdi aynıdır ekmektir, 4-C’dir özelleştirmelere hayır demeleridir. İnşallah ayrışmadan ırka bağlı olarak ayrışmadan bu mücadeleyi götürürler diye umuyorum. Biz de onların sonuna kadar arkasındayız. 15 Aralık’ta kuruldu Tekel Dayanışma Grubu. Ben ve Ziraat Mühendisleri odası beraber karar vererek bunu kurduk. Ve banuavar.com.tr’de bununla ilgili ayrıntılı basın açıklamam var.

Kırmızı Beyaz: 22 Şubat günü biliyorsunuz ki e.Kuvvet Komutanları BALYOZ planı soruşturmasında gözaltına alındılar. Ergenekon sürecini ve Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Banu AVAR: Bir darbe yapıldı Türkiye’ye 2001’de de yapılmıştı bugün de yapılıyor. Şimdi Yugoslavya’ya dönelim yine. Yugoslavya’da önce ordu kalkacak demişlerdi. Yugoslavya’yı bölme planının ilk aşamasında özelleştirmeler yapıldı herkes sokağa döküldü işsizlikten. Arkasından etnik olarak kaşıma başladı arkasından da bu ordu size fazla orduya gerek yok biz sizi koruruz dediler ve ordu halledildikten sonra da işgal ettiler. E Türkiye için de aynı! Metotlar çok yaratıcı değil birbirine benziyor. Türkiye’de de aynı şeyi yapmaya çalışıyorlar. Benim dikkatimi çeken mesela Saldıray BERK 3.Ordu Komutanı çok özel bir adam okumuşsunuzdur sizler de bu adam Amerika’ya hiç gitmeyen NATO eğitiminden hiç geçmeyen 2 askerden biri Türkiye’de. Ve kendisi Rusça’yı çok iyi konuşuyor Moskova’da Ateşelik yapmış ve diyor ki “ Ben AVRASYA seçeneği üzerinde düşünüyorum” diyen konuşmaları var onun için hedefte. Aynı şekilde benim iyi tanıdığım birkaç subay da içeriye alındı bunlar da benim tanıdığım IQ’su yüksek inanılmaz ölçüde zeki birtakım insanlardı. Bir tanesi Apo’yu getiren subay, öbürü işte falanca  ya karşı çıkıyor öteki buna karşı çıkıyor hep bunlar toplandı. Yani şuanda yapılan darbe ben buna darbe diyorum Türk Ordusunun en nadide subaylarına yapılan darbedir. Bu bir darbedir darbe falan aramasın kimse darbe zaten yapılmıştır. Bütün yapılmış darbeleri Amerika yapmıştır zaten sonra da söylemiştir biz yaptık bizim oğlanlar yaptı diye(gülüyor) onun için bunları ben son kitapta da verdim zaten. Biz yaptık evet biz yaparız kardeşim! Ben kendimi korumak için her şeyi yaparım dediler. İkincisi bu orduya bu kadar büyük saldırı ve sivil asker gibi bir ayrımı yapanlara şunu söylemek istiyoruz ki Amerika’yı idare eden en başında oturanlar National Security Agent(Ulusal Güvenlik Teşkilatı)’dır Ulusal Güvenlik Teşkilatı askerlerce yönetilir ve Amerika’da herhangi bir Ulusal Güvenlik Teşkilatı’na eskaza herhangi bir gazeteci veya herhangi biri laf ederse üzerinden bir araba geçer veya 7. kattan aşağıya atılır bu şekilde hayatı sonlanır yani bu nettir. Mesela bizim bir arkadaşımız Irak’tan dönen bir askere gitti Phoenix’de ve çıkamadı evden anında geldiler FBI falan aldılar çocuğu 3 ay sonra bırakabildiler zebil haldeydi falan. Böyledir yani bu işler. O yüzden kimse bize yutturmaya çalışmasın demokrasi falan. Çünkü asker namustur namusunu korur aynı zamanda, Irak’ta gördük tecavüz edilen ve intihar eden kaç kadın olduğunu milyona ulaşıyor şuanda. Yani bir kadının da namusu bir ülkenin de  namusudur ama ne yazık ki ordunun içinde de onlarla işbirliği eden birileri olacaktır her zaman bunu yapmaya çalışmışlardır. Ama genelinde bizim ordudur yani benim oğlumun ordusudur senin kardeşinin ordusudur yani halk ordusudur TSK bu anlamda çok önemlidir.

Kırmızı Beyaz: Bu süreçte gençliğe düşen görevleri nasıl tanımlarsınız?

Banu AVAR: Şimdi ben genç bir kızken 70’li yıllarda kendimizi kaptırıp sokaklarda dolaşırken okulu bitiremedik. Ben otuz yaşında okulu bitirebildim bu nedenle ve dersleriyle fazlasıyla uğraşıp yanımdan gelip geçenler.. Üzüldüm yani son derece geri kaldım bir süre. Onun için ben bütün arkadaşlarıma bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olacakları için derslerine, okulu bitirmeye, hatta master yapmaya belki üniversitede kalmaya çok önem vermelerini istiyorum. Çünkü üniversitelerdeki mürettebatın büyük bir çoğunluğu başka havada gidiyor buna da dikkat çekiyorum. Bizim düştüğümüz hatalara düşmeyin yani sadece ben memleketim için çalışırım dersime falan bakmam deyince yanınızdan zırt diye biri geçiyor gidiyor ve oradan size iş verecek olan yerin başında oturuyor oluyor. Bunun benim hayatımda çok acı bir yeri var bunu bir defa söyleyeyim. Aynı anda yürütmek lazım her şeyi. Siz tam olarak belli bir sınıf değilsiniz yahut da belli bir yerde bulunmuyorsunuz ama öğrenciler de etraflarında belli bir örgütlenme yapıp etraflarında tamamen bilinçsiz, tamamen televizyonun etkisinde veya belli bir operasyonların etkisinde olan insanları aydınlatmakla yükümlüdürler diye düşünüyorum. Aynı zamanda öğrenci mutlaka gerçekten dönüşümü sağlayacak olan işçi sınıfıyla, halkın çeşitli kademeleriyle, esnafla küçümsemeden ve onlardan öğreneceği şeyler olduğunu bilerek, sinirlenmeden onlarla birlikte temas kurabilme ve bu teması geliştirmeli, bu yeteneğini geliştirmeli. Şimdi biz uzun zamanlardır ayrı bırakıldık halktan. Yani halkla konuşmayı bile bilemiyorsun bazen gidiyorsun o sana züppe diye bakıyor sen ona bilmem ne diye bakıyorsun. Ben bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum yani mutlaka ve mutlaka konuşabilir pozisyonda olmak lazım.

Röportaj:   Ulaş Efe  -  Onur Özcan


İnternette Paylaş / Arkadaşına Gönder / Favorilere Ekle

Yorumlar  

 
#3 Tecrübeden faydalanın arkadaşlarÇetin 15-04-2010 13:13
Banu Avar hanımefendinin söylediklerinin tümüne katılıyorum ve tüm gençlerin ,bu tecrübeli gazetecimizin bilgilerinden faydalanmasını salık veririm.
Alıntı
 
 
#2 türkiye üzerinde oynanan oyunlarcem 18-03-2010 03:42
ben gerçekten banu avarı tebrik ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum rabbim banu avar hanımefendiden razı olsun inş. tam gerçek bir osmanlı kadını ecdadını tam olarak tanıyan ve bilen bir insan ben isterim ki tüm türkeye halkı ve insanları banu avar hanım gibi olsun gerçekleri görsün ve dünyaya baksın banu hanım tam anlamıyla kültürlü bilgili ALLAH korkusunu ve inancını tam olarak kalbinde taşıyan bir insan biz osmanlı insanın kör edilen gözlerini açmaya çalışıyor ama kaç kişi bu dünya gerçeğini görüyor ve kabul ediyor lütfen tüm halkımızdan ve insanımızdan rica ediyorum hepimiz birlik olalım vatanımız milletimiz ve ecdadımız için rabbim yardım ettsin bizlere inş bu şekilde bilinçsiz olarak hareket edersek işimiz çok zor sizlere saygı ve sevgilerimi sunuyorum banu avar gibi bir hanımı taktir ediyorum rabbim hepimizin yar ve yardımcısı olsun inş. amin saygılarımla hoşçakalın dış güçlere karşı el birlik olalım ve savaş açalım ALLAH rızası için bunu yapalım saygı ve sevgilerimle
Alıntı
 
 
#1 tebrikEda Deniz 16-03-2010 15:45
Çok iyi bir röportaj olduğunu söyleyerek, Ulaş ve Onur arkadaşlarımı tebrik ediyorum.
Alıntı
 

Neden TGB'li Oldum?

Nurten Volkan-İstanbul (6 Eylül 2010)
"Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün bir avuç insanla kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'ni, Sevgili Tayyip Efendi ve yandaşlarına heba edecek değiliz.
Hiç kimsenin gücü Türkiye'yi bölmeye yetmez.
Ne ABD Ne AB, Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!"  
   

Sıla Saltı-Ordu (6 Eylül 2010)
"Kalsada son nefesim, ölümüne Kemalizm!"

Ahmet Zümrüt-Kırklareli (6 Eylül 2010)
"Trakya insanının gerek Atatürkçülük gerekse siyasi görüş itibariyle TGB'nin eylemlerini takdir ettiğini belirtmeliyim. Trakya'nın çeşitli yerlerindede şubeler açabilirseniz eğer bu birliğe katılabilecek ve tüm benliğiyle benimseyecek birçok insan tanımaktayım. Eylemlerinizin devamını bekliyoruz."

Emrah Ulusoy-İstanbul (7 Eylül 2010)
"Çalışmalarınızı beğenerek takip ediyorum, Hak ve Eşitlik Partisi'nde sürdürmüş olduğum İlçe Gençlik Kolları görevimden ayrılışım nedeniyle susup seyretmek gibi, basit bir yaşam sürmemek adına etkinliklerinizde aranızda bulunmak isterim."

Emine Kırmızı-Bursa (7 Eylül 2010)
"'Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar!' Çağdaşlık için, devrim için, ülkem için dinlenmemek üzere kararlıyım. İşte bu yüzden aranıza katılmak istiyorum. Saygılarımla..."

Aysun ALKAN-Samsun (7 Eylül 2010)
"Ben de bir referandum "hayır"lısıyım TGB'ye katılmak istiyorum."

Sude Gergeroğlu-Yalova (7 Eylül 2010)

"Atatürkçü Düşünceyi yaşatmak, Ata'dan devraldığımız görevi yerine getirmek, emperyalist güçlerin ve diğer çıkar çevrelerinin ülkemiz üzerinde oynadığı oyunlara bir dur demek gerekiyor. Düşüncelerime ses vermeniz ve sesinize ses katmam dileğiyle.."

Damla Dinçşahin-İstanbul(3 Eylül 2010) 

2006 yılında kurulduğunuzu öğrendiğimde, ne kadar çok zaman kaybetmişim dedim. Fakat hiç birşey için geç değildir diye düşünerek aranızda olmak istediğime karar verdim. Taksimde sizleri gördüğümde, sizi kameraya almakdan daha fazlasını yapmam gerektiği düşündüm. Benim için sizlerle olmak, sizlere ufak bi katkım olmasından daha fazla; sizlerle olmak kendim için önemli, kararlarım ve düşüncelerim için önemli.

Sinem Ayver-Uşak (2 Eylül 2010)
"Selaam videonuzu izledim çok mutlu oldum. sizlerle iletişime geçmek isterim yapabileceğim birşey varsa da yaparım.... teşekkürler herşey için."


Hasan RAY-Afyonkarahisar (2 Eylül 2010)
"Atatürk'ün mirası Cumhuriyeti korumak, laik devlet düzenini çulsuzlara peşkeş çektirmemek için Atatürkçü genç arkadaşlarımla beraber olmak istiyorum"

Uğur Kavoğlu-Tekirdağ (2 Eylül 2010)

"AKP Anayasasına HAYIRRRRR!.."

Cansu Şahin-Çorum (2 Eylül 2010)
"15 yaşımda olmama rağmen sizin sayenizde bazı gerçekleri ben de görüyorum artık"

Dinçer Özer-İzmir (2 Eylül 2010)

"Yeni kaybettiğim işe iade davamdan sonra bu ülkede hukuk, adalet ve eşitliğe olan inancımı tamamen kaybettiğim bu günlerden sonra, inandığım tüm çalışma ve eylemlerinize katılmayı gönülden dilerim."

Yasemin Arguz-İstanbul (2 Eylül 2010)
"Böyle güzel bi birligin farkına geç vardım. Aranıza katılıp gerçekleştirilen faaliyetlere elimden geldiğince katılıp destek olmak istiyorum. Teşekkürler..."

Bahattin Onur Güven-İstanbul (2 Eylül 2010)

"Bağımsız Türkiye için ben de varım..."

Anıl Arpacı-Hatay (2 Eylül 2010)
"Gençlik 'HAYIR' diyor..."

Salih Murat Özsaraç-Bolu (2 Eylül 2010)

"Elleri bağlanmış buldum yurdumu, heryeri işgal altında. Atatürk gençliğinin görevini yapma zamanıdır."

Onur Yücel Kırca-Aydın (2 Eylül 2010)

"Oluşumunuzda aktif olarak yer almak için hazırım. Oluşuma katılmam için ne yapmam gerekir acaba."

Ebru Yalbuğ-Mersin (2 Eylül 2010)
"Herkese selam hey Türk gençliği. ATATÜRK'ün yolunda devammmmmmm. BU ülke tayyipçilere feytullahçılara kalmaz...."

Perihan Eldeniz-Hatay (2 Eylül 2010)
"ATAMI karşısına alan beni de karşısına almış olur atama ve yarattığı ülkeye gelecek zarar bize gelmiştir ama bunu bilincine varamayan çok insanlar var ama inşallah onlarda doğru yolu bulacaklardır..."

Hakkı Doğan-Balıkesir (1 Eylül 2010)
"12 yıl ADD gençlik kolları şube başkanlığı yaptım ve TGB çalışmalarını gördüğüm zaman hep işte bu diyordum Türkiyenin ihtiyacı olan güç..."


Pınar Aktaş-Mersin (1 Eylül 2010)
Türk Gençlik Birliği'nin farkına geç vardım, üye olmak için zaman kaybetmek istemedim.!"

Utku Karakoç-Bilecik (1 Eylül 2010)
"Söylenecek birşey yok. Her daim bu cumhuriyetin koruyucusu ve sizin destekçinizim."

Ertan Aytekin-Şanlıurfa (1 Eylül 2010)
"Türküm, gencim, milletimi severim! TGB'ye destek veririm !"

Zeliha Üzgün-Trabzon (1 Eylül 2010)
"Ben de Atatürkçü bir genç olarak birliğinize üye olmak istiyorum. Bugüne kadar çok fazla ilgilenmedim, ama bundan sonra sizin de yardımlarınızla ben de daha fazla bilgi edinip fikir üretip bu birliğe ve ülkemize katkıda bulunmak istiyorum."

Salih Mete-Kocaeli (1 Eylül 2010)
"Satılmış başbakandan, ülkemin en güzel en stratejik noktalarını satan, işçiyi ezen, hiç bir fabrika açmayıp hep satan , yoldan başka birşey yapmayan, buğdayı princi, şekeri, kağıdı ithal etmemizi sağlayan sayın çok bilmiş başbakanımıza olan saygısızlığımdan dolayı özür dileyerek buraya üye olmak istiyorum. Atatürk genci olarak utanıyorum, vatanımın bu halini gördükçe."

Sezgin Kavas-Çanakkale (1 Eylül 2010)
"Çok başarılı işlere imza atmış olmanızın bende yarattığı etki ile üye olmak istedim.tepkisini dile getirebilen sayılı gruplardan birisiniz etki alanınız büyük,ortak hareket etmek,birlikte yapılacak her ne varsa katkı sağlamak istiyorum."

Serhat Kadan-Bursa (1 Eylül 2010)
"Benim de bi HAYIR'ım dokunsun istedim ."

Özhan İnderesi-Gazimağusa/KKTC (1 Eylül 2010)

"Kemalistleri bir arada görmek gurur verici."

Funda Kavas-Çanakkale (1 Eylül 2010)
"Elimden gelebilecek her ne olursa, her an hazır askerim, bu kadar takdir edilecek yanı olan bir ekibin içinde olmak ve destek olmak istedim. Keşke tüm gençlerimiz sizler kadar cesur ve bilinçli olsalar. Herşeye rağmen siz umutsunuz ve çığ gibi büyüyüp, hep birlikte hak edenlerin cezası olacağız."

Serkan Abo-İzmir (1 Eylül 2010)
"Uzun zamandır oluşumunuzu internet üzerinden bilgilendirme olarakta olsa takip ediyorum. Ve gerçekten düşündüklerimi eyleme geçiren siz arkadaşları tebrik etmek istiyor ve sizin aranızda olmanın beni onure edeceğini eklemek istiyorum."

Seda bilgiç-Kütahya (1 Eylül 2010)
"Atatürkçüyüz..."
 
Asena Kübra Soydas-Mengen/Almanya (1 Eylül 2010)
"Merhaba,
Türkiye Genclik Birligi'ne kurulusundan beri katilmak istiyorum. Ülkemizdeki son gelismelerden dolayi herzamankinden daha da cok , kendimde birseyler yapmak istiyorum.
17 yasindayim ve ailemle Almanya'da yasiyoruz. Asiri dincilerin, akp´cilerin vs. buradaki genclerin beyinlerini yikamalarina engel olmak sart. Öyleki, Atatürk´ü inkar edenler git gide cogaliyor.
Bu birliğe ben de dahil olmak ve kendi çapimda bir seyler yapmak isterim. Buna izin verirseniz cok sevinirim."


Bengi Yüzügüllü-Ankara (1 Eylül 2010)
"Şu dönemde birlik olup Cumhuriyetin bekçileri oldugumuzu göstermemizin tam zamanı diye düşünüyorum..."
 

Uğur Arslan-İstanbul (31 Ağustos 2010)

"Uğur Arslan - İstanbul (31 Ağustos Salı)
Merhaba. öncelikle kendimi size tanıtmak isterim. Bağcılarda/Mahmutbey de ikametgah etmekteyim. Orta halli bir ailenin çocuğuyum. Sosyalist bir düşünceye ve kemalist devrimci diyebiliceğimiz bir zihniyete sahibim. Deniz'lerin, Mahir'lerin, İnan'ların ki gibi, ben de vatan aşkıyla doluyum ve bu uğurda Deniz'in darağacındayken yaptıgı gibi ben de taburemi kendim devirecek kadar sevdalıyım bu topraklara.
Liseyi yeni bitirdim. ÖSS öğrencisiyim. Türkiye Gençlik Birliği'nin de düşüncelerimle paralel olduğunu düşündüğümden internet üzerinden de kaydımı yapmış bulunmaktayım ve TGB'ye, izin verirseniz, karınca kararınca destek vermek niyetindeyim.
Size kendimi tanıtmak açısından bir kaç şey daha söylemek isterim. Bir Dersimli ailenin evladı aynı zamanda bir muhtar çocuğuyum. Ben de sizinle omuz omuza haykırmak, bu hükümetin, bu Amerikan uşaklarının faaliyetlerine bir genç olarak sizinle birlikte dur demek, Atatürk'e olan müteşekkirligimi, bu gaflet ve dalalete dur diyenler arasında yer alarak ödemeyi bir borç biliyorum.
Saygılarımla..."

Mehmet Bozyel-Çanakkale (31 Ağustos 2020)

"Geleceğimizin aydınlık Türkiyesi için, mutlaka olmazsa olmazlardan biri ATATÜR'ün ilerici aydınlık yolunda ilerleyecek gençlerimizi yetiştirmemizdir."

Hakan Ak-Tekirdağ (31 Ağustos 2020)
"Daha çağdaş, daha özgür, daha KEMALİST gençlik için TGB ile olmaya karar verdim. Daha önceleri DEV-GENÇ'le mücadele ettiğim KEMALİST DEVRİM amacımın aslında DEV-GENÇ'le değil TGB ile olacağına karar verdim."

Ayşe Sezginer-Antalya (31 Ağustos 2020)
"Antalya bölgesi dahil Türkiyenin her yerinde ne yapmak gerekiyorsa, şimdiki      "

Cansu Acarbay-İzmir (31 Ağustos 2020)

"TGB 'le büyük bir ses getirdiniz. Çalışmalarınızı beğenerek takip ediyorum. Ben de size katılmak istiyorum. Zamanla artık bişey yapmalı."

Mert Kandemir-İstanbul (31 Ağustos 2020)
"Türk gençlerine katılmak ,Soran sogulayan gençlik için bende katılmak istiyorum..."

Özgür Savaş-Ankara (31 Ağustos 2020)
"Türkiye için genç ve kendini genç hisseden dostlarım için buradayım."

Onur Encür-Çanakkale (30 Ağustos 2010)
"Çanakkale Çan İlçesi Add ve Chp Gençlik Kolları Başkanıyım..."

Tayfur Yüksel-Mersin (30 Ağustos 2010)
"TGB'ni facebookta paylaşılan bir videoda görüp yaptıkları yürüyüşleri,şarkılarını,sözleri beğendim ve CUMHURİYETİN yılmaz bekçileri olduğunu görünce üye oldum"

Ceren Boztoprak-İzmir (30 Ağustos 2010)
"Sen bana 40 tane evet için neden sayabilirsin, ben sana hayır için tek bir neden söyliyeyim! TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ SEVİYORUM"

Emre Daş-Artvin/Arhavi (30 Ağustos 2010)
"Kurmuş olduğunuz ve yürütüğününz bu oluşumu haberlerden duydum ve hemen üye oluyorum benim gibi çok arkadaşım var onları da buraya yönlendireceğim sizden ricam bu sitenin reklamını daha çok yapalım arkadaşlar hepinize HAYIR'lı çalışmalar...teşekkürler..."

Yeliz Güven Yeşilyaprak-İstanbul
(30 Ağustos 2010)

"Derneğinizden daha önce haberim olamadığı için çok üzgünüm. Uzun zamandır acaba ben kendi adıma neler yapabilirim, bu ülke için hiç bir katkım çabam,uğraşım olmadan kafamdakileri iki kişiye anlatamadan göçüp gitmeyeyim benim de sesim çıksın diye düşünüyordum. belki de bunu TGB ile gerçekleştirebilirim.ilginize teşekküler

Halil Sarı-İstanbul (30 Ağustos 2010)
"Gidişatı değiştirmek, yönlendirmek için birlik olup örgütlü çalışmak önemli. Umarım katkı sağlayabilirim.
Böyle bir grubun olduğunu geç de olsa öğrenebildim, umutlandım."


Berkan Soytan-İstanbul (30 Ağustos 2010)
"Merhaba ben 21 yaşında bir gencim, yaptığınız çalışmaları hayranlıkla ve gururla izliyorum. Ben TGB'ye nasıl üye olabilirim. Ayrıca bir siyasi partinin ilçe gençlik kolları başkanıyım. Siyasi partiye üye olan TGB'ye üye olabilir mi? Ben Kartal'da otuyorum, fakat genellikle kadıköy civarında... Kadıköy'de yeriniz var mı? Sizinle cumhuriyetim için çalışmayı çok istiyorum."

Ergin Doğruer-İstanbul (29 Ağustos 2010)
"Merhaba. Siyasi gündemi sürekli takip etmeme rağmen, açık konuşayım varlığınızdan haberim yoktu. Biraz önce Facebook'da bir arkadaşımın paylaştığı, Taksim'de yapılan bir eylemin görüntülerini izledim. Çav Bella'nın üzerine yapılmış 'HAYIR' şarkısı çok hoşuma gitti.
Videonun sonunda da adresiniz yazıyordu. sitenizi gezerken gerçekten etkilendim ve eğer kabul ederseniz eylemlerinize, toplantılarınıza katılıp, size destek olmak istiyorum. İyi çalışmalar."


Halil Efe-Bursa (29 Ağustos 2010)
"Atatürk'ün İlke ve İnkilapları'nı yaşatmak ve devam ettirmek adına vermiş olduğunuz uğraş ve çabayı canı gönülden kutlar. Sizlerin özgür duyğu ve düşüncelerinize ortak olmaktan büyük kıvaç duyarım."

Ali Ozan Güzel-İstanbul (29 Ağustos 2010)

"Tam Bagımsız TÜRKİYE için aranıza katılmaktan onur duyarım."

Nakşi Gökdoğan-Şanlıurfa  (28 Ağustos 2010)
"Ben de TGB üyesi olmak istiyorum. Atatürkçü bir genç olarak beni de aranıza alırsanız sevinirim."

Abdullah Karaman-Balıkesir (28 Ağustos 2010)
"Örgütleştirilmiş, yasal vatan savunmasına, ben de katılmak istiyorum."

Süheyl Tanglay-Oosterhout/Hollanda (28 Ağustos 2010)

"El ele çalısarak, din sömürüsü altında ezilen güzel vatanımızın tam bagımsızlığını umuyorum. Sevgi ve devrimle kalin."

Levent Ekmekçi-İstanbul (28 Ağustos 2010)
"Hayir, hayir, hayir!.. Ilımlı İslam devletine hayir! Soyguna, kayırmaya, gemiciklere ve Cumhuriyete karsi bir zihniyete kesinlikle hayir!.."

Deniz Aydın-Ankara (28 Ağustos 2010)
"Devrimi, gençliğimizi koruma adına hayırrr!.."

Sergen Zeybek-Gaziantep (28 Ağustos 2010)
"Yüce önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün bize bırakmış olduğu bu toprakları büyük bir gurur olarak görmekte ve gücümüzün yettiğince, kimsenin bu büyüyü bozmaması için çabalıyacağımızı bilmek ve bunu Yüce Atamın da bilmesı ne güzel bi duygu."

Korcan Baysan (28 Ağustos 2010)
"Artık gözümüzü acalım; yıllarca koyun gibi yasamaktan sıkıldık. Kendimize deger verelim, gecmisimize sahip cıkalım; gelecegimizin olmasını istiyorsak bunu yapalım. Biz Türk milletiyiz. Sanlı tarihimize bir millet olalım. Cumhuriyetimizi alkıslamaktan öte anlamaya calısalım ve sahip cıkalım..Tüm bunlara ragmen bizler oldugumuz yerde saymayı kendimize vazife bilmis; birbirimize düsürülmekten olan biteni göremez duruma getirilmisiz.aranizda olmakla gurur duyarim.."

Nesibe Oktav-Sakarya (27 Ağustos 2010)
"Yanlış giden yönetimi, ancak birlik olarak durdurabiliriz. Bunun için de gençlik birliğine katılmak istiyorum."

Adnan Tefikoğlu-İskeçe/Yunanistan (27 Ağustos 2010)
"Merhabalar. Yunanistan'daki Türk'lerden olmam hiç önemli degil. Türkiye benim ana vatanım orda okudum, orada sekillendim.
Atatürk benim hemşerim ve Türkiye'yi AKP türdeşlerinden kurtardı. Tayyip takımı Batı Trakya'ya da girdi, Feto takımı da...
Alayına HAYIR diyorum. Üye olmak istiyorum."


Umut Ayhan-Kocaeli (27 Ağustos 2010)
"Merhaba. Ben 16 yaşındayım ve bu birliğe üye olmak istiyorum. Acaba Kocaeli'de de şubeniz var mı?"

Şeyma Gündüz-Kırıkkale (27 Ağustos 2010)
"Bilinçli bir genç olarak, üye olmak istiyorum."

Mümin Kırman-Bursa (27 Ağustos 2010)

"Ben başvurumu yapmıştım ve hala bekliyorum cevap alamadım. Ben bu ülkeye gerçekleri TGB'li kardeşlerim gibi haykırmaya can atan Kemalistlerdenim. Ben Atatürk için ölümü göze alırım."

Aydın Özgür Delil-Manisa (27 Ağustos 2010)
"TGB'nin Manisa derneği ya da yakın bir ilde bulunan derneğine üye olmak istiyorum. Mesajıma cevap verirseniz çok mutlu olurum. Şimdiden teşekkürler."

Ahmet Pepekal-Adana (27 Ağustos 2010)

"Bütün düşüncelerinize canı gönülden katılıyor ve destekliyorum."

Utku Türkmeneri-Samsun (27 Ağustos 2010)
"Samsunda TGB'de lise örgütlenmesi yoktur. Kurmak için gönüllüyüm. Şuanki görevim CHP Samsun Lise Gençliği Başkanlığı'dır."

Aykutalp Avşar-Kayseri (27 Ağustos 2010)
"Daha huzurlu yarınlar için sizi destekleyip büyük ölçüde varlığımla katkı sağlamak istiyorum. Aranızda olmak beni rahatlatacak. Teşekkür ederim!.."

Abdullah Toye-Uşak (27 Ağustos 2010)
"Birlik ve beraberliğimizin ebediyen sürmesi için şahsım adına herşeyimle varım. Biz bir bütünüz kimse ayıramaz; çünkü gücü yetmez."

İrem Can-İstanbul (27 Ağustos 2010)
"Vatanına bağlı ve onu korumak için her tür fedakarlığa razı olan Atatürkçü bir genç olarak, mücadele yolunuza ben de dahil olmak istiyorum. Saygılar..."

Onur Baybars-Denizli (27 Ağustos 2010)
"CHP Tavas İlçe Gençlik Kolları Başkanı'yım. Çalışmalarınız çok hoşuma gidiyor ve sizinle çalışmak istiyorum."

Ekin Eraydin-Delft / Hollanda (27 Ağustos 2010)
"Ülkeme borcumu ödemek ve aydınlık günlere ulaşmak için..."

Emre Soysal-İzmir (27 Ağustos 2010)
"Merhabalar, ben İzmir Karşıyaka'dan Emre Soysal. İstanbul'da yaptığınız Referanduma Hayır etkinliğini aynı beste kullanılarak Karşıyaka Çarşısı'nda yapmak istiyoruz. Ancak bunun için gerekli izinler ve örgütlenme çabalarında sizin yardımlarınıza ve desteğinize ihtiyacımız var.Bizimle iletişime geçerseniz çok memnun oluruz.
İlginiz için teşekkür ederim."


Aliye Gurur Taner-Mersin (27 Ağustos 2010)
"Ülkemizde sessiz kalan, fikirlerini söylemekten çekinen genç nüfusun harekete geçmesinde büyük katkılarınız olduğunu düşünüyorum. Yıllardır sessiz kalan gençlik, artık birşeyler yapmalı. Bu yüzden ben de bu birliğin bir parçası olmak istiyorum."

Mehmet Gülerman-Ankara (27 Ağustos 2010)

"Çalışmalarınızı sevgi, takdir ve gıpta ile izliyorum ve aranızda yer almak istiyorum. Sevgilerimle..."

Levent Türkoz-Berlin/Almanya (27 Ağustos 2010)

" 'AKP'ye Hayır' ile beni cezbettiniz. Bende sizinle herseye varım."

Gülşah Deniz Pehlivan-Kırklareli/Lüleburgaz (27 Ağustos 2010)

"Ben de bu ülkenin vatansever bir genci olarak, atamın bıraktığı emanetlere sahip çıkmak için yaşıyorum ve bu uğurda ne gerekirse yapmaya hazırım. Saygılar..."

Mehmet Bunar-Denizli (27 Ağustos 2010)
"Merhabalar, öncelikle çalışmalarınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum. Denizli'de uygun olduğum sürece diğer faaliyetlerde bulunmak ve özgürlük için bir adım da ben atmak istiyorum. Başarılarınızın ve emeğinizin devamını dilerim."

Melda Bütün-Samsun (27 Ağustos 2010)

"Atatürkçü Düşünceyi savunan arkadaşlarım, aranızda bulunmaktan onur duyarım!"

Abdulbaki Korkmaz-Ankara (27 Ağustos 2010)
"Ben işitme engelliyim. Türkiye Gençlik Birliği'ne katılmak istiyorum... AKP Anayasa Degisikliğine "hayır" oyu istiyorum. Ankara'da eylemlere gitmek istiyorum."

Ozan Kaya-Kocaeli (27 Ağustos 2010)
"Sizlerin varlığınızdan haberdar olmak, biz gönül dostlarınıza apayrı mutluluk veriyor. Yolunuz açık..."

Esra Önay-Gaziantep (27 Ağustos 2010)

"Türkiye'nin yeni aydınlık kuşağı..."

Bora Güldiker (24 Ağustos 2010):
"Biz yaşayamadık fakat çocuklarımız daha özgür bir ülkede yaşasın diye, birliğe katılmak istiyorum."

Suzan Yılmaz (23 Ağustos 2010):
"Merhaba, aranıza katılmaktan gurur duyarım."

Pınar Saros (21 Ağustos 2010):
"Türkiye Cumhuriyeti gençliğe emanet edilmiştir, emanete sahip çıkalım!"

Emir Kağan Arkıl (21 Ağustos 2010):
"Ülkede olan biten hadiselere kayıtsız kalmamanın en güzel yolu ses getirecek bir topluluğun içinde bulunmak olduğunu bildiğim için birliğe üye olmak istedim."


Görsel Galeri

Yeni Videolar

TGB´nin Bakırköy Masası Haber Oldu
Etkinlikler
05-09-2010
Bakırköy´de Referandum İçin Hayır Standı
Eylemler
30-08-2010

Son Yorumlar

RSS

Yönetim