05 Eylül 2010, Pazar
   
Metin boyutu

Türkel :"TEKEL Mücadelesi Sindirmeye Karşı Bir Başkaldırıdır!"

TEKEL işçilerinin onurlu mücadelesi, bütün Türkiye’nin, bütün milli sınıfların desteğini arkasına aldı. Memleketi “dikensiz gül bahçesi”ne çevirmek isteyen Tayyip Erdoğan’ı sinir küpüne çeviren, Türk’üyle, Kürt’üyle bütün Türkiye’yi direniş zemininde birleştiren ve başta gençlik olmak üzere bütün toplumu harekete geçiren bu mücadelenin önderi ise hiç şüphe yok ki “Türkiye Tütün Müskirat Gıda ve Yardımcı İşçileri Sendikası”, yani “Tek Gıda İş” . Biz de Kırmızı Beyaz okurları için, 4-C zulmüne karşı gelişen TEKEL direnişini ve bu direnişin getirilerini, Tek Gıda İş Sendikası genel başkanı ve direnişin mimarlarından Mustafa Türkel ile değerlendirdik:



TEKEL İşçisi AKP’nin Maskesini Düşürdü

Kırmızı Beyaz: Türkiye’nin gözü TEKEL işçisinde. Sizce bu hak arama mücadelesi, bütün Türkiye halkı için ne ifade ediyor?

Mustafa Türkel: Yedi yıllık AKP iktidarı süresince sindirilmiş bir toplum var. Aydınların bir kısmı, dışarıda planlanmış operasyonlarla, “Ergenekoncu” diye korkutulmaya, susturulmaya çalışılmış. Emniyet yeniden yapılandırılmış, hücresel bir kimlik kazanmış. Ordu ve yargının üzerinde baskı oluşturulmuş. Sivil toplumun ve sendikaların da sesini çıkaramaz hale geldiği böyle bir dönemde TEKEL işçisinin ayağa kalkmasını, bu sindirilmişliğe karşı bir başkaldırı olarak ele almak lazım. “Burası bir hukuk devleti, biz hukukumuzu koruyacağız ve bizi sokmak istediğiniz karanlık tünele girmeyeceğiz” denilmiş. Bu, AKP’nin iktidar olduğundan bu yana karşılaştığı en ciddi tavır. Dolayısıyla eli ayağı birbirine dolaşmaya başladı.
Bu, kendini dış dünyaya “demokrat” olarak gösteren AKP’nin asıl yüzünü göstermesi açısından da ibretlik bir olay oldu. TEKEL işçileri iktidarın maskesini düşürdü. Bugüne dek AKP “açılımlar” adı altında milletin gözünü boyarken, demokrasi havariliği yaparken biz hep şunu söyledik: Bu iktidar takiye yapıyor! Kendinden olmayan yaşam hakkı tanımayan, adı konmamış bir faşizme doğru gidiyor Türkiye.
Ama bütün olumsuzluklara rağmen Türk halkı, demokrasiye olan bağlılığını tekrar ortaya koymuş, bu eylemi sahiplenmiş ve bu hak arama mücadelesiyle iktidara dur demenin zamanı geldi demiştir. Hak arama mücadelesi olarak başlayan bu mücadele, geldiğimiz noktada, demokrasiye karşı yapılan saldırılara ve bu hükümetin baskıcı politikalarına karşı tepkisel bir boyut kazanmıştır. Bu anlamda TEKEL direnişini Türkiye siyasi hayatı açısından çok önemli bir süreç olarak görüyorum.

Özelleştirme Türkiye’nin Servetlerini Tüketiyor

KB: Üniversitelerdeki, liselerdeki arkadaşlarımız şunu da merak ediyorlar: 20 yıllık özelleştirme sürecinin bu noktalara geleceği acaba önceleri öngörülemedi mi? Neden mücadele eksik kaldı gibi görünüyor?

MT: Aslında mücadele hap vardı. Mesela TEKEL mücadelesi yaklaşık 20 yıldır sürüyor; 1991’de Akhisar’la Maltepe markasının birleştirilip satılmasıyla bağlayan bir mücadeledir. O gün bugündür Tek Gıda İş bu mücadelenin başında. Ama zaman zaman toplumda, medya aracılığıyla bilgi kirliliği yaratılıyor; özelleştirmenin sadece olumlu tarafları gösteriliyor. Bugün TEKEL direnişini selamlayan bazı köşe yazarları, dün özelleştirmeye methiyeler düzüyorlardı. Yani bu yeni bir mücadele değil; ama 20 senedir gelmiş geçmiş tüm iktidarlar özelleştirmeyi topluma iyi bir şey olarak anlattı basın aracılığıyla.
Toplum bu konuda yıldırılmıştı, kafa karışıklığı yaratılmıştı. “Tüm dünyada oluyorsa bizde de olsun” dedirtilmişti. Oysa dünyada özelleştirmeler iş güvencesi, işletmelerin varlığını sürdürebilmesi ve katma değer yaratması dikkate alınarak gerçekleştirildi. Sosyal devlet olmanın gereği budur. Yani Tokat’taki sigara fabrikası özelleşecekse oranın kaça satıldığından daha çok oraya yatırım yapılıp yapmayacağı, istihdam yaratılıp yaratılmayacağı, katma değer üretilip üretilmeyeceği önemlidir. Ama bizde öyle değil; parayı bastıran fabrikayı kapatıyor. Peki, bugüne kadar fabrikanın oraya kazandırdıkları ne oluyor? Birkaç senede yok oluyor. Nitekim 1,7 milyar dolar dediğiniz Türkiye’de sigara pazarının birkaç senelik karıdır.
Aldığınız para birkaç yılda tükeniyor; ama siz servetlerinizi tüketiyorsunuz. Bunlar milletin ulusal varlıklarıydı ve birilerine adeta peşkeş çekildiler. Bunlar süreç içerisinde bazı sendikalar tarafından anlatıldı ve bu sendikalar “çağdışı” ilan edildiler. Bugün mücadele veren bazı TEKEL işçileri bile 3–4 yıl öncesine kadar gelip, “Yahu başkan özelleştirme olacağı yok, siz seçim dönemlerinde gelip bizi korkutuyorsunuz” diyen arkadaşlardı. Yani sendikalar bunu anlattı; ama toplumumuzda sınıf bilinci oluşmadığı için, insanlar siyasal yapıda her gün başka tarafa savruldukları için bizi dinlemek istemediler. Tayyip’in ne söylediği, sendikaların ne söylediğinden daha önemliydi. Nitekim oy verip de Tayyip’i başbakan yaptıktan sonra başlarına gelenleri gördükleri zaman “Eyvah!” dediler; ama giden gidiyor, bu sefer de geri getiremiyorlar.
Dolayısıyla çok uzun zamandır değişik sendikalarımız tarafından veriliyor bu mücadele. Fakat bir kısım medya grubunun özelleştirmeden faydalanarak karını artırması sebebiyle göremezden geliniyor. Biz on yıldan bu tarafa mücadelemizi sadece Ulusal Kanal’la Türkiye’ye duyurmaya çalıştık. Bugün Ulusal Kanal’ın tarihi neredeyse TEKEL mücadelesiyle eşleşmiş durumdadır. Hatta zaman zaman antenlerinin, direklerinin çoğalması için katkı da sunduk. Çünkü bizim sesimizi başkası duyurmuyor.
Geldiğimiz noktada ne zaman ki toplum işini kaybetmekle karşı karşıya kaldı; o zaman Ankara’ya yürüdü geldi ve “Artık ne olursa olsun yapmaya hazırız” demeye başladı.

Gençliğin Desteğinden Memnunuz

KB: TEKEL mücadelesi, sizin de belirttiğiniz gibi, daha önce geride duran pek çok kesimi birleştirdi. Peki biz, gençler olarak, üniversiteli ve liseliler olarak, sizce yeteri kadar omuz verebildik mi bu mücadeleye?

MT: Bence yavaş yavaş gelişir her şey. Madenci yürüyüşü yerel bir olaydır, o yüzden onu ayrı tutuyorum ve diyorum ki son 30 yıldır böyle bir mücadele verilmedi Türkiye’de. Tabi özellikle son 7 yıldır hiçbir toplumsal hareketlilik olmadığı için ilk önce bazı kesimlerde bir çekingenlik oldu eyleme karşı. Abdi İpekçi Parkı’ndaki polis müdahalesiyle birlikte kamu vicdanı harekete geçti. Görüldü ki burada bir kararlılık var ve bu bir ekmek mücadelesidir. Ekmek mücadelesi olduğu anlaşıldıktan sonradır ki değişik kesimlerden destek almaya başladık. Bu anlamda gençler de ellerinden geleni yapıyorlar. Onların desteklerinden de çok memnunuz.
Özellikle üniversite gençliği 12 Eylül’le birlikte sindirilmiş, bir tarafa itilmişti. O açıdan ’68’lerdeki ve ’70’li yıllardaki gibi bir kitlesellik beklemiyorduk biz. Gazetelere bakıyorum, Hacettepe Üniversitesi’nde okuyan öğrencilere “Niye işçilere desteğe gittiniz” diye soruşturma açmış rektörlük; sonradan geri çekmişler. Yani “Ülke sorunları sizin neyinize, siz derslerinize bakın” denilen, robotlaştırılmak istenen gençlerimizin buralarda gece gündüz katkı sunmaları, işçilerle birlikte kalmaları mutluluk verici. Hem aydınlarımıza, hem gençlerimize teşekkür ediyoruz. Onlar ellerinden gelen katkıyı sunuyorlar bizlere.

Güven Veren Sendikacı Tipi Yeniden Gelişiyor

KB: Yakın zamanda Cumhuriyet Mitingleri’yle bir toplumsal mücadele başlamıştı. Dünya çapında ses getirdi, milyonlarca insan katıldı. O zaman da tertip komitelerinde Türkiye Gençlik Birliği (TGB) emekçi ayağının eksik olduğunu ifade ediyordu; bu eksikliğin her iki taraf için de olumsuz olduğunu söylüyordu. Biz, bugün, halk hareketinin bu iki ayağının birleşmeye gittiğini görüyoruz. Peki, sendikalar ve işçi sınıfı hareketi, bu süreçte nasıl bir yol izleyecek sizce?

MT: Tabi gelecekle ilgili çok net şeyler söylemek şimdiden mümkün değil. Ama sendikal hareketin mutlaka kendisini sorgulamaya başlayacağı söylenebilir. Taşlar yeniden yerine oturacaktır. Sendikal hareketin ve sendika liderlerinin işlevselliklerini ve görevlerini gözden geçirmeleri gerekecektir. Bu anlamda TEKEL mücadelesinin çok önemli bir dönüm noktası olacağını düşünüyorum. Bu sorgulama yapılmazsa Türkiye’de zaten sendikal hareket bitecektir. AKP iktidarına karşı bir eylemlilik koyup toplumun güvenini kazanma noktasında önemli adımlar atmazsa sendikal hareket kendi kendisini yok eder.
Bu olay bize ne kazandırdı? Sendika yöneticisi arkadaşlarımla konuşuyorum, “Şimdi daha dik duruyoruz” diyorlar. “Sendikacıyız demekten keyif alıyoruz” diyorlar. Yani topluma güven veren sendikacı tipinin yeniden oluşmaya başladığına vesile olduğumuz için umutluyum. Ama tabi ki bunu durdurmamak gerekiyor; bu bir süreçtir. Şeffaf, hesabını bilen ve millete güven veren bir sendikal anlayış, her şeyini temsil ettiği kitleyle paylaşarak demokratik yapısını güçlü kılan bir sendikal anlayış gelişiyor. Bu çok önemli! Yani siz kapalı, totaliter bir anlayışla sendika yönetmeye çalışırsanız, yaşam biçiminizle temsil ettiğiniz kesimden kopuk bir örnek ortaya koyarsanız sendikal harekette kopuş kaçınılmaz olacak ve toplumun size duyduğu güven sarsılacaktır.     İşte bu açıdan direnişimiz tarihi bir fırsat. Umuyorum ki iyi planlanır bu süreç.

Gençlik Örgütlü Mücadeleye Katılmalı

KB: Son olarak bu tarihsel dönemeçte gençlere ne öneriyorsunuz?

MT: Gençler mutlaka Türkiye’nin sorunlarıyla ilgilenmelidir. 12 Eylül sonrasında sindirilen üniversite ve lise gençliğimiz mutlaka siyasetin içerisinde olmalı, ülke sorunlarının çözümü noktasında görev ve sorumluluk almalı.
Gençlerimizin mutlaka örgütlenmelerini istiyoruz. Ne olursa olsun örgütlenme şart. Sağ-sol hiç fark etmiyor; ama örgütlenme içerisinde, demokrasiyi içine sindirerek ve birbirini anlayarak, hiç kimseyi ötekileştirmeden mücadele etmeli gençlerimiz. Çünkü toplumun aydınlanmasında öncü rolü gençlik üstlenecektir diye düşünüyorum.

KB: Bu sıcak mücadelenin arasında bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.

MT: Ben teşekkür ederim.

Mustafa KAYA
Fotoğraflar: Cansu YİĞİT


İnternette Paylaş / Arkadaşına Gönder / Favorilere Ekle

Neden TGB'li Oldum?

Damla Dinçşahin-İstanbul(3 Eylül 2010) 

2006 yılında kurulduğunuzu öğrendiğimde, ne kadar çok zaman kaybetmişim dedim. Fakat hiç birşey için geç değildir diye düşünerek aranızda olmak istediğime karar verdim. Taksimde sizleri gördüğümde, sizi kameraya almakdan daha fazlasını yapmam gerektiği düşündüm. Benim için sizlerle olmak, sizlere ufak bi katkım olmasından daha fazla; sizlerle olmak kendim için önemli, kararlarım ve düşüncelerim için önemli.

Sinem Ayver-Uşak (2 Eylül 2010)
"Selaam videonuzu izledim çok mutlu oldum. sizlerle iletişime geçmek isterim yapabileceğim birşey varsa da yaparım.... teşekkürler herşey için."


Hasan RAY-Afyonkarahisar (2 Eylül 2010)
"Atatürk'ün mirası Cumhuriyeti korumak, laik devlet düzenini çulsuzlara peşkeş çektirmemek için Atatürkçü genç arkadaşlarımla beraber olmak istiyorum"

Uğur Kavoğlu-Tekirdağ (2 Eylül 2010)

"AKP Anayasasına HAYIRRRRR!.."

Cansu Şahin-Çorum (2 Eylül 2010)
"15 yaşımda olmama rağmen sizin sayenizde bazı gerçekleri ben de görüyorum artık"

Dinçer Özer-İzmir (2 Eylül 2010)

"Yeni kaybettiğim işe iade davamdan sonra bu ülkede hukuk, adalet ve eşitliğe olan inancımı tamamen kaybettiğim bu günlerden sonra, inandığım tüm çalışma ve eylemlerinize katılmayı gönülden dilerim."

Yasemin Arguz-İstanbul (2 Eylül 2010)
"Böyle güzel bi birligin farkına geç vardım. Aranıza katılıp gerçekleştirilen faaliyetlere elimden geldiğince katılıp destek olmak istiyorum. Teşekkürler..."

Bahattin Onur Güven-İstanbul (2 Eylül 2010)

"Bağımsız Türkiye için ben de varım..."

Anıl Arpacı-Hatay (2 Eylül 2010)
"Gençlik 'HAYIR' diyor..."

Salih Murat Özsaraç-Bolu (2 Eylül 2010)

"Elleri bağlanmış buldum yurdumu, heryeri işgal altında. Atatürk gençliğinin görevini yapma zamanıdır."

Onur Yücel Kırca-Aydın (2 Eylül 2010)

"Oluşumunuzda aktif olarak yer almak için hazırım. Oluşuma katılmam için ne yapmam gerekir acaba."

Ebru Yalbuğ-Mersin (2 Eylül 2010)
"Herkese selam hey Türk gençliği. ATATÜRK'ün yolunda devammmmmmm. BU ülke tayyipçilere feytullahçılara kalmaz...."

Perihan Eldeniz-Hatay (2 Eylül 2010)
"ATAMI karşısına alan beni de karşısına almış olur atama ve yarattığı ülkeye gelecek zarar bize gelmiştir ama bunu bilincine varamayan çok insanlar var ama inşallah onlarda doğru yolu bulacaklardır..."

Hakkı Doğan-Balıkesir (1 Eylül 2010)
"12 yıl ADD gençlik kolları şube başkanlığı yaptım ve TGB çalışmalarını gördüğüm zaman hep işte bu diyordum Türkiyenin ihtiyacı olan güç..."


Pınar Aktaş-Mersin (1 Eylül 2010)
Türk Gençlik Birliği'nin farkına geç vardım, üye olmak için zaman kaybetmek istemedim.!"

Utku Karakoç-Bilecik (1 Eylül 2010)
"Söylenecek birşey yok. Her daim bu cumhuriyetin koruyucusu ve sizin destekçinizim."

Ertan Aytekin-Şanlıurfa (1 Eylül 2010)
"Türküm, gencim, milletimi severim! TGB'ye destek veririm !"

Zeliha Üzgün-Trabzon (1 Eylül 2010)
"Ben de Atatürkçü bir genç olarak birliğinize üye olmak istiyorum. Bugüne kadar çok fazla ilgilenmedim, ama bundan sonra sizin de yardımlarınızla ben de daha fazla bilgi edinip fikir üretip bu birliğe ve ülkemize katkıda bulunmak istiyorum."

Salih Mete-Kocaeli (1 Eylül 2010)
"Satılmış başbakandan, ülkemin en güzel en stratejik noktalarını satan, işçiyi ezen, hiç bir fabrika açmayıp hep satan , yoldan başka birşey yapmayan, buğdayı princi, şekeri, kağıdı ithal etmemizi sağlayan sayın çok bilmiş başbakanımıza olan saygısızlığımdan dolayı özür dileyerek buraya üye olmak istiyorum. Atatürk genci olarak utanıyorum, vatanımın bu halini gördükçe."

Sezgin Kavas-Çanakkale (1 Eylül 2010)
"Çok başarılı işlere imza atmış olmanızın bende yarattığı etki ile üye olmak istedim.tepkisini dile getirebilen sayılı gruplardan birisiniz etki alanınız büyük,ortak hareket etmek,birlikte yapılacak her ne varsa katkı sağlamak istiyorum."

Serhat Kadan-Bursa (1 Eylül 2010)
"Benim de bi HAYIR'ım dokunsun istedim ."

Özhan İnderesi-Gazimağusa/KKTC (1 Eylül 2010)

"Kemalistleri bir arada görmek gurur verici."

Funda Kavas-Çanakkale (1 Eylül 2010)
"Elimden gelebilecek her ne olursa, her an hazır askerim, bu kadar takdir edilecek yanı olan bir ekibin içinde olmak ve destek olmak istedim. Keşke tüm gençlerimiz sizler kadar cesur ve bilinçli olsalar. Herşeye rağmen siz umutsunuz ve çığ gibi büyüyüp, hep birlikte hak edenlerin cezası olacağız."

Serkan Abo-İzmir (1 Eylül 2010)
"Uzun zamandır oluşumunuzu internet üzerinden bilgilendirme olarakta olsa takip ediyorum. Ve gerçekten düşündüklerimi eyleme geçiren siz arkadaşları tebrik etmek istiyor ve sizin aranızda olmanın beni onure edeceğini eklemek istiyorum."

Seda bilgiç-Kütahya (1 Eylül 2010)
"Atatürkçüyüz..."
 
Asena Kübra Soydas-Mengen/Almanya (1 Eylül 2010)
"Merhaba,
Türkiye Genclik Birligi'ne kurulusundan beri katilmak istiyorum. Ülkemizdeki son gelismelerden dolayi herzamankinden daha da cok , kendimde birseyler yapmak istiyorum.
17 yasindayim ve ailemle Almanya'da yasiyoruz. Asiri dincilerin, akp´cilerin vs. buradaki genclerin beyinlerini yikamalarina engel olmak sart. Öyleki, Atatürk´ü inkar edenler git gide cogaliyor.
Bu birliğe ben de dahil olmak ve kendi çapimda bir seyler yapmak isterim. Buna izin verirseniz cok sevinirim."


Bengi Yüzügüllü-Ankara (1 Eylül 2010)
"Şu dönemde birlik olup Cumhuriyetin bekçileri oldugumuzu göstermemizin tam zamanı diye düşünüyorum..."
 

Uğur Arslan-İstanbul (31 Ağustos 2010)

"Uğur Arslan - İstanbul (31 Ağustos Salı)
Merhaba. öncelikle kendimi size tanıtmak isterim. Bağcılarda/Mahmutbey de ikametgah etmekteyim. Orta halli bir ailenin çocuğuyum. Sosyalist bir düşünceye ve kemalist devrimci diyebiliceğimiz bir zihniyete sahibim. Deniz'lerin, Mahir'lerin, İnan'ların ki gibi, ben de vatan aşkıyla doluyum ve bu uğurda Deniz'in darağacındayken yaptıgı gibi ben de taburemi kendim devirecek kadar sevdalıyım bu topraklara.
Liseyi yeni bitirdim. ÖSS öğrencisiyim. Türkiye Gençlik Birliği'nin de düşüncelerimle paralel olduğunu düşündüğümden internet üzerinden de kaydımı yapmış bulunmaktayım ve TGB'ye, izin verirseniz, karınca kararınca destek vermek niyetindeyim.
Size kendimi tanıtmak açısından bir kaç şey daha söylemek isterim. Bir Dersimli ailenin evladı aynı zamanda bir muhtar çocuğuyum. Ben de sizinle omuz omuza haykırmak, bu hükümetin, bu Amerikan uşaklarının faaliyetlerine bir genç olarak sizinle birlikte dur demek, Atatürk'e olan müteşekkirligimi, bu gaflet ve dalalete dur diyenler arasında yer alarak ödemeyi bir borç biliyorum.
Saygılarımla..."

Mehmet Bozyel-Çanakkale (31 Ağustos 2020)

"Geleceğimizin aydınlık Türkiyesi için, mutlaka olmazsa olmazlardan biri ATATÜR'ün ilerici aydınlık yolunda ilerleyecek gençlerimizi yetiştirmemizdir."

Hakan Ak-Tekirdağ (31 Ağustos 2020)
"Daha çağdaş, daha özgür, daha KEMALİST gençlik için TGB ile olmaya karar verdim. Daha önceleri DEV-GENÇ'le mücadele ettiğim KEMALİST DEVRİM amacımın aslında DEV-GENÇ'le değil TGB ile olacağına karar verdim."

Ayşe Sezginer-Antalya (31 Ağustos 2020)
"Antalya bölgesi dahil Türkiyenin her yerinde ne yapmak gerekiyorsa, şimdiki      "

Cansu Acarbay-İzmir (31 Ağustos 2020)

"TGB 'le büyük bir ses getirdiniz. Çalışmalarınızı beğenerek takip ediyorum. Ben de size katılmak istiyorum. Zamanla artık bişey yapmalı."

Mert Kandemir-İstanbul (31 Ağustos 2020)
"Türk gençlerine katılmak ,Soran sogulayan gençlik için bende katılmak istiyorum..."

Özgür Savaş-Ankara (31 Ağustos 2020)
"Türkiye için genç ve kendini genç hisseden dostlarım için buradayım."

Onur Encür-Çanakkale (30 Ağustos 2010)
"Çanakkale Çan İlçesi Add ve Chp Gençlik Kolları Başkanıyım..."

Tayfur Yüksel-Mersin (30 Ağustos 2010)
"TGB'ni facebookta paylaşılan bir videoda görüp yaptıkları yürüyüşleri,şarkılarını,sözleri beğendim ve CUMHURİYETİN yılmaz bekçileri olduğunu görünce üye oldum"

Ceren Boztoprak-İzmir (30 Ağustos 2010)
"Sen bana 40 tane evet için neden sayabilirsin, ben sana hayır için tek bir neden söyliyeyim! TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ SEVİYORUM"

Emre Daş-Artvin/Arhavi (30 Ağustos 2010)
"Kurmuş olduğunuz ve yürütüğününz bu oluşumu haberlerden duydum ve hemen üye oluyorum benim gibi çok arkadaşım var onları da buraya yönlendireceğim sizden ricam bu sitenin reklamını daha çok yapalım arkadaşlar hepinize HAYIR'lı çalışmalar...teşekkürler..."

Yeliz Güven Yeşilyaprak-İstanbul
(30 Ağustos 2010)

"Derneğinizden daha önce haberim olamadığı için çok üzgünüm. Uzun zamandır acaba ben kendi adıma neler yapabilirim, bu ülke için hiç bir katkım çabam,uğraşım olmadan kafamdakileri iki kişiye anlatamadan göçüp gitmeyeyim benim de sesim çıksın diye düşünüyordum. belki de bunu TGB ile gerçekleştirebilirim.ilginize teşekküler

Halil Sarı-İstanbul (30 Ağustos 2010)
"Gidişatı değiştirmek, yönlendirmek için birlik olup örgütlü çalışmak önemli. Umarım katkı sağlayabilirim.
Böyle bir grubun olduğunu geç de olsa öğrenebildim, umutlandım."


Berkan Soytan-İstanbul (30 Ağustos 2010)
"Merhaba ben 21 yaşında bir gencim, yaptığınız çalışmaları hayranlıkla ve gururla izliyorum. Ben TGB'ye nasıl üye olabilirim. Ayrıca bir siyasi partinin ilçe gençlik kolları başkanıyım. Siyasi partiye üye olan TGB'ye üye olabilir mi? Ben Kartal'da otuyorum, fakat genellikle kadıköy civarında... Kadıköy'de yeriniz var mı? Sizinle cumhuriyetim için çalışmayı çok istiyorum."

Ergin Doğruer-İstanbul (29 Ağustos 2010)
"Merhaba. Siyasi gündemi sürekli takip etmeme rağmen, açık konuşayım varlığınızdan haberim yoktu. Biraz önce Facebook'da bir arkadaşımın paylaştığı, Taksim'de yapılan bir eylemin görüntülerini izledim. Çav Bella'nın üzerine yapılmış 'HAYIR' şarkısı çok hoşuma gitti.
Videonun sonunda da adresiniz yazıyordu. sitenizi gezerken gerçekten etkilendim ve eğer kabul ederseniz eylemlerinize, toplantılarınıza katılıp, size destek olmak istiyorum. İyi çalışmalar."


Halil Efe-Bursa (29 Ağustos 2010)
"Atatürk'ün İlke ve İnkilapları'nı yaşatmak ve devam ettirmek adına vermiş olduğunuz uğraş ve çabayı canı gönülden kutlar. Sizlerin özgür duyğu ve düşüncelerinize ortak olmaktan büyük kıvaç duyarım."

Ali Ozan Güzel-İstanbul (29 Ağustos 2010)

"Tam Bagımsız TÜRKİYE için aranıza katılmaktan onur duyarım."

Nakşi Gökdoğan-Şanlıurfa  (28 Ağustos 2010)
"Ben de TGB üyesi olmak istiyorum. Atatürkçü bir genç olarak beni de aranıza alırsanız sevinirim."

Abdullah Karaman-Balıkesir (28 Ağustos 2010)
"Örgütleştirilmiş, yasal vatan savunmasına, ben de katılmak istiyorum."

Süheyl Tanglay-Oosterhout/Hollanda (28 Ağustos 2010)

"El ele çalısarak, din sömürüsü altında ezilen güzel vatanımızın tam bagımsızlığını umuyorum. Sevgi ve devrimle kalin."

Levent Ekmekçi-İstanbul (28 Ağustos 2010)
"Hayir, hayir, hayir!.. Ilımlı İslam devletine hayir! Soyguna, kayırmaya, gemiciklere ve Cumhuriyete karsi bir zihniyete kesinlikle hayir!.."

Deniz Aydın-Ankara (28 Ağustos 2010)
"Devrimi, gençliğimizi koruma adına hayırrr!.."

Sergen Zeybek-Gaziantep (28 Ağustos 2010)
"Yüce önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün bize bırakmış olduğu bu toprakları büyük bir gurur olarak görmekte ve gücümüzün yettiğince, kimsenin bu büyüyü bozmaması için çabalıyacağımızı bilmek ve bunu Yüce Atamın da bilmesı ne güzel bi duygu."

Korcan Baysan (28 Ağustos 2010)
"Artık gözümüzü acalım; yıllarca koyun gibi yasamaktan sıkıldık. Kendimize deger verelim, gecmisimize sahip cıkalım; gelecegimizin olmasını istiyorsak bunu yapalım. Biz Türk milletiyiz. Sanlı tarihimize bir millet olalım. Cumhuriyetimizi alkıslamaktan öte anlamaya calısalım ve sahip cıkalım..Tüm bunlara ragmen bizler oldugumuz yerde saymayı kendimize vazife bilmis; birbirimize düsürülmekten olan biteni göremez duruma getirilmisiz.aranizda olmakla gurur duyarim.."

Nesibe Oktav-Sakarya (27 Ağustos 2010)
"Yanlış giden yönetimi, ancak birlik olarak durdurabiliriz. Bunun için de gençlik birliğine katılmak istiyorum."

Adnan Tefikoğlu-İskeçe/Yunanistan (27 Ağustos 2010)
"Merhabalar. Yunanistan'daki Türk'lerden olmam hiç önemli degil. Türkiye benim ana vatanım orda okudum, orada sekillendim.
Atatürk benim hemşerim ve Türkiye'yi AKP türdeşlerinden kurtardı. Tayyip takımı Batı Trakya'ya da girdi, Feto takımı da...
Alayına HAYIR diyorum. Üye olmak istiyorum."


Umut Ayhan-Kocaeli (27 Ağustos 2010)
"Merhaba. Ben 16 yaşındayım ve bu birliğe üye olmak istiyorum. Acaba Kocaeli'de de şubeniz var mı?"

Şeyma Gündüz-Kırıkkale (27 Ağustos 2010)
"Bilinçli bir genç olarak, üye olmak istiyorum."

Mümin Kırman-Bursa (27 Ağustos 2010)

"Ben başvurumu yapmıştım ve hala bekliyorum cevap alamadım. Ben bu ülkeye gerçekleri TGB'li kardeşlerim gibi haykırmaya can atan Kemalistlerdenim. Ben Atatürk için ölümü göze alırım."

Aydın Özgür Delil-Manisa (27 Ağustos 2010)
"TGB'nin Manisa derneği ya da yakın bir ilde bulunan derneğine üye olmak istiyorum. Mesajıma cevap verirseniz çok mutlu olurum. Şimdiden teşekkürler."

Ahmet Pepekal-Adana (27 Ağustos 2010)

"Bütün düşüncelerinize canı gönülden katılıyor ve destekliyorum."

Utku Türkmeneri-Samsun (27 Ağustos 2010)
"Samsunda TGB'de lise örgütlenmesi yoktur. Kurmak için gönüllüyüm. Şuanki görevim CHP Samsun Lise Gençliği Başkanlığı'dır."

Aykutalp Avşar-Kayseri (27 Ağustos 2010)
"Daha huzurlu yarınlar için sizi destekleyip büyük ölçüde varlığımla katkı sağlamak istiyorum. Aranızda olmak beni rahatlatacak. Teşekkür ederim!.."

Abdullah Toye-Uşak (27 Ağustos 2010)
"Birlik ve beraberliğimizin ebediyen sürmesi için şahsım adına herşeyimle varım. Biz bir bütünüz kimse ayıramaz; çünkü gücü yetmez."

İrem Can-İstanbul (27 Ağustos 2010)
"Vatanına bağlı ve onu korumak için her tür fedakarlığa razı olan Atatürkçü bir genç olarak, mücadele yolunuza ben de dahil olmak istiyorum. Saygılar..."

Onur Baybars-Denizli (27 Ağustos 2010)
"CHP Tavas İlçe Gençlik Kolları Başkanı'yım. Çalışmalarınız çok hoşuma gidiyor ve sizinle çalışmak istiyorum."

Ekin Eraydin-Delft / Hollanda (27 Ağustos 2010)
"Ülkeme borcumu ödemek ve aydınlık günlere ulaşmak için..."

Emre Soysal-İzmir (27 Ağustos 2010)
"Merhabalar, ben İzmir Karşıyaka'dan Emre Soysal. İstanbul'da yaptığınız Referanduma Hayır etkinliğini aynı beste kullanılarak Karşıyaka Çarşısı'nda yapmak istiyoruz. Ancak bunun için gerekli izinler ve örgütlenme çabalarında sizin yardımlarınıza ve desteğinize ihtiyacımız var.Bizimle iletişime geçerseniz çok memnun oluruz.
İlginiz için teşekkür ederim."


Aliye Gurur Taner-Mersin (27 Ağustos 2010)
"Ülkemizde sessiz kalan, fikirlerini söylemekten çekinen genç nüfusun harekete geçmesinde büyük katkılarınız olduğunu düşünüyorum. Yıllardır sessiz kalan gençlik, artık birşeyler yapmalı. Bu yüzden ben de bu birliğin bir parçası olmak istiyorum."

Mehmet Gülerman-Ankara (27 Ağustos 2010)

"Çalışmalarınızı sevgi, takdir ve gıpta ile izliyorum ve aranızda yer almak istiyorum. Sevgilerimle..."

Levent Türkoz-Berlin/Almanya (27 Ağustos 2010)

" 'AKP'ye Hayır' ile beni cezbettiniz. Bende sizinle herseye varım."

Gülşah Deniz Pehlivan-Kırklareli/Lüleburgaz (27 Ağustos 2010)

"Ben de bu ülkenin vatansever bir genci olarak, atamın bıraktığı emanetlere sahip çıkmak için yaşıyorum ve bu uğurda ne gerekirse yapmaya hazırım. Saygılar..."

Mehmet Bunar-Denizli (27 Ağustos 2010)
"Merhabalar, öncelikle çalışmalarınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum. Denizli'de uygun olduğum sürece diğer faaliyetlerde bulunmak ve özgürlük için bir adım da ben atmak istiyorum. Başarılarınızın ve emeğinizin devamını dilerim."

Melda Bütün-Samsun (27 Ağustos 2010)

"Atatürkçü Düşünceyi savunan arkadaşlarım, aranızda bulunmaktan onur duyarım!"

Abdulbaki Korkmaz-Ankara (27 Ağustos 2010)
"Ben işitme engelliyim. Türkiye Gençlik Birliği'ne katılmak istiyorum... AKP Anayasa Degisikliğine "hayır" oyu istiyorum. Ankara'da eylemlere gitmek istiyorum."

Ozan Kaya-Kocaeli (27 Ağustos 2010)
"Sizlerin varlığınızdan haberdar olmak, biz gönül dostlarınıza apayrı mutluluk veriyor. Yolunuz açık..."

Esra Önay-Gaziantep (27 Ağustos 2010)

"Türkiye'nin yeni aydınlık kuşağı..."

Bora Güldiker (24 Ağustos 2010):
"Biz yaşayamadık fakat çocuklarımız daha özgür bir ülkede yaşasın diye, birliğe katılmak istiyorum."

Suzan Yılmaz (23 Ağustos 2010):
"Merhaba, aranıza katılmaktan gurur duyarım."

Pınar Saros (21 Ağustos 2010):
"Türkiye Cumhuriyeti gençliğe emanet edilmiştir, emanete sahip çıkalım!"

Emir Kağan Arkıl (21 Ağustos 2010):
"Ülkede olan biten hadiselere kayıtsız kalmamanın en güzel yolu ses getirecek bir topluluğun içinde bulunmak olduğunu bildiğim için birliğe üye olmak istedim."


Görsel Galeri

Yeni Videolar

TGB´nin Bakırköy Masası Haber Oldu
Etkinlikler
05-09-2010
Bakırköy´de Referandum İçin Hayır Standı
Eylemler
30-08-2010

Son Yorumlar

RSS

Yönetim