05 Eylül 2010, Pazar
   
Metin boyutu

ABD Temsilciler Meclisi'nin "Soykırım" Kararı Üzerine Değerlendirmeler

Kırmızı-Beyaz - Sayı:17

‘Soykırım’ı tanıma kararı ABD Temsilciler Meclisi’nden geçti. Sonrasında ise İsveç Hükümeti soykırım savlarını tanıdı. Bu iki karar da medyamızda çok büyük oranda yer buldu. ‘Davos Fatihi’ başbakanımız ise olayı komedi olarak niteledi. Yani hem hükümetimiz hem holding medyamız ABD Hükümeti’ne çok sert (!) tepki gösterdi.

Fakat tepki gösterirlerken unuttukları bir şey vardı. O da bu kararın ideolojik ve tarihsel bir saldırı olduğuydu. Biz de bu yazımızda, 1915 Ermeni Olayları’nı holding medyası ve AKP Hükümeti’nin değinmeyi ‘unutmuş’ oldukları ideolojik ve tarihsel yönleriyle ele alacağız.Tarihsel yönden ele alacağımızı söyledik. Öncelikle, tarihsel kavramını yazımızda hangi bağlamda kullanacağımızı açıklamamız gerekir. Bu yazı, soykırımın olmadığını tarihsel olarak kanıtlamak amacıyla yazılan bir yazı değildir. Zira bu Ermeni savları birçok tarihçimiz tarafından çürütülmüştür. Rus Arşiv Belgeleri ve hatta ABD Temsilciler Meclisi’nin referans gösterdiği İngiliz, Amerikan ve Alman arşivleri ortadadır. Tüm bu kanıtlara rağmen Amerikan ve Avrupa senatolarından soykırımın varolduğunu onaylayan yasalar geçiyorsa, burada meseleye tarih dışı unsurlar karışıyor demektir ve yazımız da bu ‘tarih dışı’ unsurların tarihsel, ideolojik değerlendirmesidir.

Ermeni Sorunu’nda Genel Kabuller ve Tartışma Noktaları


Öncelikle, 1915 Ermeni Olayları’nın ne olduğunu ve tartışmaların esas olarak hangi konular üzerinde döndüğünü açıklamakta yarar var. Ermeni Sorunu’nun kökenlerini 1878 Berlin Antlaşması’na dayandırabiliriz. 93 Harbi sonrası yapılan bu antlaşmaya Batılı devletler imparatorluğun doğusunda yaşayan Ermeni azınlık lehine ıslahat yapılması lehinde bir madde koydurmuşlar ve böylece Ermeni Sorunu, ‘Batı’nın Doğu Sorunu’nun alt başlıklarından biri haline gelmiştir. Daha sonra Abdülhamit Dönemi’nde sultana suikasta değin varan bazı olaylar vuku bulmuş ve Hürriyet Devrimi sonrası, devrimin getirdiği kardeşlik ortamında devlet ve Ermeni azınlık arasında olan bu çatışma yatışmıştır. Fakat bu uzun sürmemiştir. Çünkü Ermeni Sorunu, Batı’nın Doğu Sorunu’nun, yani Osmanlı’yı parçalama projesinin bir parçasıdır ve dünyanın emperyalist güçleri bir paylaşım savaşına hazırlanmaktadır. 1. Dünya Savaşı öncesinden başlanarak sorun tekrar kaşınmaya başlanmış ve savaş sırasında Osmanlı’yı içerden çözme projesinin başat faktörü haline gelmiştir.
Tehcir kararı bu koşullarda alınmış ve uygulamaya konulmuştur. Tehcirde gerek lojistik imkânların yetersizliği, gerek bazı yerel yöneticilerin işgüzarlığı ve gerek Ermeni çetecilerin faaliyetlerinden zarar gören halkın intikam duygularının bir sonucu olarak kitlesel ölümler yaşanmıştır. Ölü sayısının beş yüz bin ila sekiz yüz bin arası bir rakam olduğu kabul edilen bir gerçektir. Bu sayıyı bir buçuk milyona çıkaranlar olduğu gibi yüz binlere düşürenler de vardır. Fakat propaganda amacıyla yapılan tarihsel çarpıtmalara Amerikan Temsilciler Meclisi dışında soykırım destekçisi birçok tarihçinin dahi inanmadığı görülüyor. Yani ölü sayısı, hem soykırım savunucuları hem Türk tarafında ortak bir kabuldür. Kabul edilen ikinci nokta ise, Ermenilerin İtilaf Devletleri’yle bir ilişki içinde olduğudur. Tartışılan nokta ise bu toplu ölümlerin lojistik olanakların eksikliğinden ve yerel yöneticilerin işgüzarlığı sebebiyle mi, yoksa yukardan bir emirle ve sistemli olarak mı yapıldığıdır. Yani, öne sürülen savlar İttihat ve Terakki yönetimi etrafında ve Kurtuluş Savaşı’nı yöneten kadro etrafında kilitlenmektedir.

Meselenin Çözümünde Yanlış Yaklaşımlar

“‘Jöntürk Rejimi’nin yetkilileri, bir dizi savaş mahkemesinde yargılanmış ve Ermeni halkına karşı katliam düzenlemek ve yürütmek suçlarından hüküm giymiştir. Ermeni Soykırımı’nın baş düzenleyicileri Savaş Bakanı Enver, İçişleri Bakanı Talat ve Denizcilik Bakanı Cemal’dir. Ermeni Soykırımı, Osmanlı İmparatorluğu tarafından tasarlanmış ve 1915’ten 1923’e kadar uygulanmıştır. (…)” Temsilciler Meclisi Kararı’nın 5., 6. ve 1. maddelerinde bunlar söyleniyor. (2. kısım) Peki, bugüne kadar Türk resmî savlarının temeli neye dayanıyordu: “Böyle bir soykırım olmuşsa bile bu İttihat ve Terakki Yöneticileri’nin bir sorumluluğudur, Türkiye Cumhuriyeti ise yeni bir devlettir. Dolayısıyla bu olaylardan dolayı suçlanamaz”. Temsilciler Meclisi’nin bu kararıyla artık bu strateji çökmüştür. İttihat ve Terakki’yi feda ederek, Türkiye kendini savunamaz.
Bununla birlikte mevcut tarih yazıcılığının da tarihi gerçekleri çarpıtarak oluşturduğu tarih tezi çökmüştür. Tüm kanıtlara rağmen Mustafa Kemal’in bir İttihat ve Terakki üyesi olduğu, lise tarih kitaplarının birden yerden biter gibi oluşuverdiğini savladığı Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nin aslında birçoğunun İttihat ve Terakki’nin yerel örgütü olduğu ve bunların üst yönetimin onayıyla Mustafa Kemal’in liderliğini kabul ettiği gerçeği görmezden gelinerek oluşturulan tarih tezinin başarısızlığı da kanıtlanmıştır.

‘Tarih Dışı’ Unsurları Şekillendiren Tarihsel Etmenler

Batı’nın soykırım savları ideolojik bir saldırıdır dedik. Öncelikle bu ideolojik saldırının sınıfsal kökenlerini analiz etmek, emperyalist-kapitalist sistemdeki yapısal değişikliği göz önüne getirmek yararlı olacaktır. Emperyalist-kapitalist sistem 20. yüzyıl boyunca bir tekelleşme süreci içindeydi. Bu tekelleşme süreci içinde bulunduğumuz 21. yüzyılın ilk çeyreğinde had safhaya ulaşmıştır. Bu tekelleşmeyle beraber merkantilist dönemde kapitalistlerin kendi inşa ettikleri ulus devletler, artık tekellerin önünde bir engel haline gelmiştir. Dolayısıyla tekeller önündeki engeller kaldırılmalı, yani büyük ulusal devletler parçalanmalıdır. Emperyalist dönemin son dönem yaklaşımlarını önemli ölçüde etkileyen Max Weber’e göre, “devletler sadece baskı ve zor aygıtıyla ayakta kalamaz; her düzen halkın gözünde ideolojik olarak kendini meşrulaştırabildiği için kalıcı olur”. Emperyalist güruhun saldırdığı işte bu meşruiyettir. Ulusal devletlerin, ulusal soykırım ve tasfiye hareketleri yoluyla kurulduğu fikri beyinlere işlenebilirse, ulus devletlerin meşruiyet zemini ortadan kaldırılmış olacaktır. Türkiye özelinde düşünürsek, ‘Ermeni Soykırımı’nın varlığının kabul ettirilebilmesi, Kürt Sorunu’nda hangi tarafın başarılı olacağını da belirleyecektir.
Israrlı “1915- 1923” vurgusunun nedeni de bizce budur. Hem İttihat ve Terakki hem Kemalist yönetim sürece dâhil edilerek topyekûn uluslaşma ve modernleşme sürecimiz hedef alınmaktadır. Amerikan Temsilciler Meclisi ‘ilerisi’ni de düşünmüş. Kararın 30. maddesinde şunlar söyleniyor: “Ermeni Soykırımı’nın uluslararası alanda tanınmış ve kabul edilmiş olmasına karşın hem yerel hem de uluslar arası yetkililerin, Ermeni Soykırımı sorumlularını cezalandıramamış olması, benzer soykırımların yaşanmasının ve ileride yaşanacak olmasının sebebidir. Bu karar, ileride meydana gelebilecek soykırımların engellenmesine yardımcı olacaktır.”
Yani, ileride Türkiye’nin ülke bütünlüğünü korumak için alacağı her karar daha baştan soykırım kapsamına alınmıştır. Kürt Sorunu’yla bu sorun arasındaki bağ bu maddeyle apaçık gözler önüne serilmiştir. Bu atmosferde başbakanımızın Türkiye’de çalışan Ermeni işçilerimizle ilgili sözleri de ayrıca düşündürücüdür. Açılımcı başbakanımızın birden Ermeni düşmanı kesilmesi, ‘kararın doğruluğunun’ bir sağlaması imajı vermektedir. Belki de o sözlerin amacı sadece budur.

Kurtuluş Savaşı Ne Zaman Başladı?

Bu soruya verilecek yanıt Türkiye ulusal devletinin şu anda devam eden ideolojik saldırı karşısında konumlanışını da belirlemesi bakımından önemlidir. Tasarının 19. maddesi şöyle: “Komisyon, Sevr Barış Antlaşması’nın 230. maddesindeki hükümler, açık ve 1915 yılında İttifak Güçleri’nin yaptığı açıklamaya uyumlu şekilde…” Yani, 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nın müttefikleri ve savaştığı kuvvetler soykırım konusunda hemfikir! Hatırlanacağı gibi İttifak ve İtilaf güçleri kapitülasyonlar konusunda da hemfikirdi. İttihat ve Terakki yönetimi İtilaf güçlerine karşı fiziksel bir savaş yürütürken, aynı zamanda kendi ‘müttefik’lerine karşı da bir diplomatik savaş yürütmüştü. Bu gerçek bizce Türkler için, 1. Dünya Savaşı algısını tamamıyla değiştirmektedir. Türkler açısından, 1914’te başlayan savaş, bir paylaşım savaşı değil, bir bağımsızlık savaşıdır ve dönemin yöneticilerinin birçoğu savaşı kazandıktan sonra kendi müttefiklerine karşı ikinci bir bağımsızlık savaşı vereceklerinin bilincindeydiler. Yazının başında da değindiğimiz gibi 1. Dünya Savaşı’nda alt ve orta kademede görev almış kadrolarla Kurtuluş Savaşı kadroları arasında Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri kanalıyla oluşan bir bağ vardır. Kara Kemal gibi eski İttihatçıların egemen olduğu Karakol Cemiyeti ise hem İttihat ve Terakki üst yönetiminin Mustafa Kemal’e verdiği desteği göstermesi bakımından, hem de üst yönetimin 1918 sonrası mücadeleye katılması ya da en azından katılma isteği göstermesi bakımından önemlidir.

Sonuç

Ermeni Soykırımı yalanı Türk ulusal devletinin bütünlüğüne yapılan önemli bir saldırıdır. Sorunu çözmenin yolu bu gerçeği anlamaktan ve bu kapsamda Türk tarih yazıcılığını ve buna bağlı olarak tarih tezlerini kökten değiştirmekten geçer. Bu ise bir iktidar sorunudur. Batı sistemi içinde kalıp, Türk modernleşme tarihinin bir bölümünü feda ederek bu saldırıyı püskürtmenin bir yolu olmadığı defalarca kanıtlandı. Ermeni Sorunu’nda çözümün yolu tüm ulusal güçlerin bu gerçeği anlamalarından geçiyor.

Kaynakça

•    ABD Temsilciler Meclisi Karar Tasarısı.
•    6 Mart 2010 Tarihli Tüm Gazeteler (Tayyip Erdoğan’ın Temsilciler Meclisi kararına yönelik açıklamaları).
•    17 Mart 2010 Tarihli Tüm Gazeteler (Tayyip Erdoğan’ın kayıt dışı Ermeni işçilerle ilgili açıklaması).
•    Akşin, S. (2005). Jöntürkler ve İttihat Terakki. Ankara: İmge Yayınevi.
•    Fritz, R. (2006). Weber’in Metodolojisi: Kültür Bilimleri ile Sosyal Bilimlerin Birleşimi. Ankara: Doğu Batı Yayınları.
•    Zürcher, E. J. (2006) Milli Mücadelede İttihatçılık. İstanbul: İletişim Yayınları.
•    Zürcher, E. J. (2004). Turkey: A Modern History. London: I.B. Tauris Publishers.



Kutu:

ABD Temsilciler Meclisi’nden Geçen Yasa Tasarısı’nın Bazı Maddeleri

ABD Temsilciler Meclisi’nden geçen ‘Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısı’, bir bütün olarak Türk Devrimi’ni sorguluyor ve Cumhuriyet’in bir soykırım üzerine inşa edildiğini savunarak gayrimeşru olduğunu ima ediyor. Ayrıca tasarı metni, ABD’nin uzun yıllardır soykırım yalanını Türkiye’ye dayattığını gösteren kanıtlara da yer vermekte.
İşte tasarının bazı çarpıcı maddeleri:
•    Ermeni soykırımı 1915 -1923 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu tarafından tasarlanıp uygulandı ve yaklaşık 2 milyon Ermeni’nin sınır dışı edilmesiyle, bunlardan 1,5 milyon kadın, erkek ve çocuğun öldürülmesiyle, kurtulan 500 bininin de evlerinden kovulmasıyla ve 2500 yıllık Ermeni varlığının anavatanından tasfiye edilmesiyle sonuçlandı.
•    Jön Türk Rejimi’nin (İttihat ve Terakki Partisi) yetkilileri, kurulan askeri sıkıyönetim mahkemelerinde, Ermeni halkına karşı katliamlar organize etme, uygulama suçlamasıyla yargılanarak mahkûm edildiler.
•    Ermeni soykırımının başta gelen organizatörleri olan Harbiye Bakanı Enver, İçişleri Bakanı Talat ve Donanma Bakanı Cemal işledikleri suçlardan dolayı idama mahkûm oldular, ancak mahkemelerin kararları uygulanmadı.
•    1913–1916 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu’nu nezdinde ABD Büyükelçisi olan Henry Morgenthau, aralarında Osmanlı İmparatorluğumun müttefiklerinin de yer aldığı çeşitli ülkelerin resmi görevlilerinin Ermeni soykırımına ilişkin protestolarını organize etti ve başını çekti.
•    BM Savaş Suçları Komisyonu, “Sevr Barış Antlaşması’nın 230. maddesinin hükümlerinin, 1915’teki İttifak Devletleri beyannamesiyle uyum içinde (...) Türk topraklarında Ermeni veya Rum asıllı Türk vatandaşlarına karşı işlenmiş suçları” kapsadığını belirtiyordu.
•    ABD Soykırımı Anma Konseyi oybirliğiyle 30 Nisan 1981’de kendi müzelerinde Ermeni soykırımına yer vermeyi kararlaştırdı ve o günden beri de yer vermektedir.
•    5 Haziran 1996’da Temsilciler Meclisi yabancı yardımlar ve uluslararası dış ticaretle ilgili 3540 kanunda değişiklik yaparak, Türkiye Hükümeti’nin Ermeni soykırımını tanıyıp kurbanlarını onurlandırıncaya kadar Türkiye’ye yapılan yardımlarda 3 milyon dolarlık bir kesinti yapılmasını kararlaştırıldı.
•    Başkan George W. Bush ise 24 Nisan 2004’te “Bugün 20. yüzyılın en korkunç trajedilerinden birinin anılmasına ara vereceğiz. 1,5 milyon Ermeni’nin sürülerek öldürülmesini hatırlamak amacıyla saygı duruşundayız” dedi.

Kaynak: Prof. Dr. Kemal ÇİÇEK, Ermeni Yasa Tasarısı’nın İçeriği ve İddialara Verilen Cevaplar, http://www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=183

 

                                                                                                                                                                                         Ercan ÇANKAYA

Neden TGB'li Oldum?

Damla Dinçşahin-İstanbul(3 Eylül 2010) 

2006 yılında kurulduğunuzu öğrendiğimde, ne kadar çok zaman kaybetmişim dedim. Fakat hiç birşey için geç değildir diye düşünerek aranızda olmak istediğime karar verdim. Taksimde sizleri gördüğümde, sizi kameraya almakdan daha fazlasını yapmam gerektiği düşündüm. Benim için sizlerle olmak, sizlere ufak bi katkım olmasından daha fazla; sizlerle olmak kendim için önemli, kararlarım ve düşüncelerim için önemli.

Sinem Ayver-Uşak (2 Eylül 2010)
"Selaam videonuzu izledim çok mutlu oldum. sizlerle iletişime geçmek isterim yapabileceğim birşey varsa da yaparım.... teşekkürler herşey için."


Hasan RAY-Afyonkarahisar (2 Eylül 2010)
"Atatürk'ün mirası Cumhuriyeti korumak, laik devlet düzenini çulsuzlara peşkeş çektirmemek için Atatürkçü genç arkadaşlarımla beraber olmak istiyorum"

Uğur Kavoğlu-Tekirdağ (2 Eylül 2010)

"AKP Anayasasına HAYIRRRRR!.."

Cansu Şahin-Çorum (2 Eylül 2010)
"15 yaşımda olmama rağmen sizin sayenizde bazı gerçekleri ben de görüyorum artık"

Dinçer Özer-İzmir (2 Eylül 2010)

"Yeni kaybettiğim işe iade davamdan sonra bu ülkede hukuk, adalet ve eşitliğe olan inancımı tamamen kaybettiğim bu günlerden sonra, inandığım tüm çalışma ve eylemlerinize katılmayı gönülden dilerim."

Yasemin Arguz-İstanbul (2 Eylül 2010)
"Böyle güzel bi birligin farkına geç vardım. Aranıza katılıp gerçekleştirilen faaliyetlere elimden geldiğince katılıp destek olmak istiyorum. Teşekkürler..."

Bahattin Onur Güven-İstanbul (2 Eylül 2010)

"Bağımsız Türkiye için ben de varım..."

Anıl Arpacı-Hatay (2 Eylül 2010)
"Gençlik 'HAYIR' diyor..."

Salih Murat Özsaraç-Bolu (2 Eylül 2010)

"Elleri bağlanmış buldum yurdumu, heryeri işgal altında. Atatürk gençliğinin görevini yapma zamanıdır."

Onur Yücel Kırca-Aydın (2 Eylül 2010)

"Oluşumunuzda aktif olarak yer almak için hazırım. Oluşuma katılmam için ne yapmam gerekir acaba."

Ebru Yalbuğ-Mersin (2 Eylül 2010)
"Herkese selam hey Türk gençliği. ATATÜRK'ün yolunda devammmmmmm. BU ülke tayyipçilere feytullahçılara kalmaz...."

Perihan Eldeniz-Hatay (2 Eylül 2010)
"ATAMI karşısına alan beni de karşısına almış olur atama ve yarattığı ülkeye gelecek zarar bize gelmiştir ama bunu bilincine varamayan çok insanlar var ama inşallah onlarda doğru yolu bulacaklardır..."

Hakkı Doğan-Balıkesir (1 Eylül 2010)
"12 yıl ADD gençlik kolları şube başkanlığı yaptım ve TGB çalışmalarını gördüğüm zaman hep işte bu diyordum Türkiyenin ihtiyacı olan güç..."


Pınar Aktaş-Mersin (1 Eylül 2010)
Türk Gençlik Birliği'nin farkına geç vardım, üye olmak için zaman kaybetmek istemedim.!"

Utku Karakoç-Bilecik (1 Eylül 2010)
"Söylenecek birşey yok. Her daim bu cumhuriyetin koruyucusu ve sizin destekçinizim."

Ertan Aytekin-Şanlıurfa (1 Eylül 2010)
"Türküm, gencim, milletimi severim! TGB'ye destek veririm !"

Zeliha Üzgün-Trabzon (1 Eylül 2010)
"Ben de Atatürkçü bir genç olarak birliğinize üye olmak istiyorum. Bugüne kadar çok fazla ilgilenmedim, ama bundan sonra sizin de yardımlarınızla ben de daha fazla bilgi edinip fikir üretip bu birliğe ve ülkemize katkıda bulunmak istiyorum."

Salih Mete-Kocaeli (1 Eylül 2010)
"Satılmış başbakandan, ülkemin en güzel en stratejik noktalarını satan, işçiyi ezen, hiç bir fabrika açmayıp hep satan , yoldan başka birşey yapmayan, buğdayı princi, şekeri, kağıdı ithal etmemizi sağlayan sayın çok bilmiş başbakanımıza olan saygısızlığımdan dolayı özür dileyerek buraya üye olmak istiyorum. Atatürk genci olarak utanıyorum, vatanımın bu halini gördükçe."

Sezgin Kavas-Çanakkale (1 Eylül 2010)
"Çok başarılı işlere imza atmış olmanızın bende yarattığı etki ile üye olmak istedim.tepkisini dile getirebilen sayılı gruplardan birisiniz etki alanınız büyük,ortak hareket etmek,birlikte yapılacak her ne varsa katkı sağlamak istiyorum."

Serhat Kadan-Bursa (1 Eylül 2010)
"Benim de bi HAYIR'ım dokunsun istedim ."

Özhan İnderesi-Gazimağusa/KKTC (1 Eylül 2010)

"Kemalistleri bir arada görmek gurur verici."

Funda Kavas-Çanakkale (1 Eylül 2010)
"Elimden gelebilecek her ne olursa, her an hazır askerim, bu kadar takdir edilecek yanı olan bir ekibin içinde olmak ve destek olmak istedim. Keşke tüm gençlerimiz sizler kadar cesur ve bilinçli olsalar. Herşeye rağmen siz umutsunuz ve çığ gibi büyüyüp, hep birlikte hak edenlerin cezası olacağız."

Serkan Abo-İzmir (1 Eylül 2010)
"Uzun zamandır oluşumunuzu internet üzerinden bilgilendirme olarakta olsa takip ediyorum. Ve gerçekten düşündüklerimi eyleme geçiren siz arkadaşları tebrik etmek istiyor ve sizin aranızda olmanın beni onure edeceğini eklemek istiyorum."

Seda bilgiç-Kütahya (1 Eylül 2010)
"Atatürkçüyüz..."
 
Asena Kübra Soydas-Mengen/Almanya (1 Eylül 2010)
"Merhaba,
Türkiye Genclik Birligi'ne kurulusundan beri katilmak istiyorum. Ülkemizdeki son gelismelerden dolayi herzamankinden daha da cok , kendimde birseyler yapmak istiyorum.
17 yasindayim ve ailemle Almanya'da yasiyoruz. Asiri dincilerin, akp´cilerin vs. buradaki genclerin beyinlerini yikamalarina engel olmak sart. Öyleki, Atatürk´ü inkar edenler git gide cogaliyor.
Bu birliğe ben de dahil olmak ve kendi çapimda bir seyler yapmak isterim. Buna izin verirseniz cok sevinirim."


Bengi Yüzügüllü-Ankara (1 Eylül 2010)
"Şu dönemde birlik olup Cumhuriyetin bekçileri oldugumuzu göstermemizin tam zamanı diye düşünüyorum..."
 

Uğur Arslan-İstanbul (31 Ağustos 2010)

"Uğur Arslan - İstanbul (31 Ağustos Salı)
Merhaba. öncelikle kendimi size tanıtmak isterim. Bağcılarda/Mahmutbey de ikametgah etmekteyim. Orta halli bir ailenin çocuğuyum. Sosyalist bir düşünceye ve kemalist devrimci diyebiliceğimiz bir zihniyete sahibim. Deniz'lerin, Mahir'lerin, İnan'ların ki gibi, ben de vatan aşkıyla doluyum ve bu uğurda Deniz'in darağacındayken yaptıgı gibi ben de taburemi kendim devirecek kadar sevdalıyım bu topraklara.
Liseyi yeni bitirdim. ÖSS öğrencisiyim. Türkiye Gençlik Birliği'nin de düşüncelerimle paralel olduğunu düşündüğümden internet üzerinden de kaydımı yapmış bulunmaktayım ve TGB'ye, izin verirseniz, karınca kararınca destek vermek niyetindeyim.
Size kendimi tanıtmak açısından bir kaç şey daha söylemek isterim. Bir Dersimli ailenin evladı aynı zamanda bir muhtar çocuğuyum. Ben de sizinle omuz omuza haykırmak, bu hükümetin, bu Amerikan uşaklarının faaliyetlerine bir genç olarak sizinle birlikte dur demek, Atatürk'e olan müteşekkirligimi, bu gaflet ve dalalete dur diyenler arasında yer alarak ödemeyi bir borç biliyorum.
Saygılarımla..."

Mehmet Bozyel-Çanakkale (31 Ağustos 2020)

"Geleceğimizin aydınlık Türkiyesi için, mutlaka olmazsa olmazlardan biri ATATÜR'ün ilerici aydınlık yolunda ilerleyecek gençlerimizi yetiştirmemizdir."

Hakan Ak-Tekirdağ (31 Ağustos 2020)
"Daha çağdaş, daha özgür, daha KEMALİST gençlik için TGB ile olmaya karar verdim. Daha önceleri DEV-GENÇ'le mücadele ettiğim KEMALİST DEVRİM amacımın aslında DEV-GENÇ'le değil TGB ile olacağına karar verdim."

Ayşe Sezginer-Antalya (31 Ağustos 2020)
"Antalya bölgesi dahil Türkiyenin her yerinde ne yapmak gerekiyorsa, şimdiki      "

Cansu Acarbay-İzmir (31 Ağustos 2020)

"TGB 'le büyük bir ses getirdiniz. Çalışmalarınızı beğenerek takip ediyorum. Ben de size katılmak istiyorum. Zamanla artık bişey yapmalı."

Mert Kandemir-İstanbul (31 Ağustos 2020)
"Türk gençlerine katılmak ,Soran sogulayan gençlik için bende katılmak istiyorum..."

Özgür Savaş-Ankara (31 Ağustos 2020)
"Türkiye için genç ve kendini genç hisseden dostlarım için buradayım."

Onur Encür-Çanakkale (30 Ağustos 2010)
"Çanakkale Çan İlçesi Add ve Chp Gençlik Kolları Başkanıyım..."

Tayfur Yüksel-Mersin (30 Ağustos 2010)
"TGB'ni facebookta paylaşılan bir videoda görüp yaptıkları yürüyüşleri,şarkılarını,sözleri beğendim ve CUMHURİYETİN yılmaz bekçileri olduğunu görünce üye oldum"

Ceren Boztoprak-İzmir (30 Ağustos 2010)
"Sen bana 40 tane evet için neden sayabilirsin, ben sana hayır için tek bir neden söyliyeyim! TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ SEVİYORUM"

Emre Daş-Artvin/Arhavi (30 Ağustos 2010)
"Kurmuş olduğunuz ve yürütüğününz bu oluşumu haberlerden duydum ve hemen üye oluyorum benim gibi çok arkadaşım var onları da buraya yönlendireceğim sizden ricam bu sitenin reklamını daha çok yapalım arkadaşlar hepinize HAYIR'lı çalışmalar...teşekkürler..."

Yeliz Güven Yeşilyaprak-İstanbul
(30 Ağustos 2010)

"Derneğinizden daha önce haberim olamadığı için çok üzgünüm. Uzun zamandır acaba ben kendi adıma neler yapabilirim, bu ülke için hiç bir katkım çabam,uğraşım olmadan kafamdakileri iki kişiye anlatamadan göçüp gitmeyeyim benim de sesim çıksın diye düşünüyordum. belki de bunu TGB ile gerçekleştirebilirim.ilginize teşekküler

Halil Sarı-İstanbul (30 Ağustos 2010)
"Gidişatı değiştirmek, yönlendirmek için birlik olup örgütlü çalışmak önemli. Umarım katkı sağlayabilirim.
Böyle bir grubun olduğunu geç de olsa öğrenebildim, umutlandım."


Berkan Soytan-İstanbul (30 Ağustos 2010)
"Merhaba ben 21 yaşında bir gencim, yaptığınız çalışmaları hayranlıkla ve gururla izliyorum. Ben TGB'ye nasıl üye olabilirim. Ayrıca bir siyasi partinin ilçe gençlik kolları başkanıyım. Siyasi partiye üye olan TGB'ye üye olabilir mi? Ben Kartal'da otuyorum, fakat genellikle kadıköy civarında... Kadıköy'de yeriniz var mı? Sizinle cumhuriyetim için çalışmayı çok istiyorum."

Ergin Doğruer-İstanbul (29 Ağustos 2010)
"Merhaba. Siyasi gündemi sürekli takip etmeme rağmen, açık konuşayım varlığınızdan haberim yoktu. Biraz önce Facebook'da bir arkadaşımın paylaştığı, Taksim'de yapılan bir eylemin görüntülerini izledim. Çav Bella'nın üzerine yapılmış 'HAYIR' şarkısı çok hoşuma gitti.
Videonun sonunda da adresiniz yazıyordu. sitenizi gezerken gerçekten etkilendim ve eğer kabul ederseniz eylemlerinize, toplantılarınıza katılıp, size destek olmak istiyorum. İyi çalışmalar."


Halil Efe-Bursa (29 Ağustos 2010)
"Atatürk'ün İlke ve İnkilapları'nı yaşatmak ve devam ettirmek adına vermiş olduğunuz uğraş ve çabayı canı gönülden kutlar. Sizlerin özgür duyğu ve düşüncelerinize ortak olmaktan büyük kıvaç duyarım."

Ali Ozan Güzel-İstanbul (29 Ağustos 2010)

"Tam Bagımsız TÜRKİYE için aranıza katılmaktan onur duyarım."

Nakşi Gökdoğan-Şanlıurfa  (28 Ağustos 2010)
"Ben de TGB üyesi olmak istiyorum. Atatürkçü bir genç olarak beni de aranıza alırsanız sevinirim."

Abdullah Karaman-Balıkesir (28 Ağustos 2010)
"Örgütleştirilmiş, yasal vatan savunmasına, ben de katılmak istiyorum."

Süheyl Tanglay-Oosterhout/Hollanda (28 Ağustos 2010)

"El ele çalısarak, din sömürüsü altında ezilen güzel vatanımızın tam bagımsızlığını umuyorum. Sevgi ve devrimle kalin."

Levent Ekmekçi-İstanbul (28 Ağustos 2010)
"Hayir, hayir, hayir!.. Ilımlı İslam devletine hayir! Soyguna, kayırmaya, gemiciklere ve Cumhuriyete karsi bir zihniyete kesinlikle hayir!.."

Deniz Aydın-Ankara (28 Ağustos 2010)
"Devrimi, gençliğimizi koruma adına hayırrr!.."

Sergen Zeybek-Gaziantep (28 Ağustos 2010)
"Yüce önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün bize bırakmış olduğu bu toprakları büyük bir gurur olarak görmekte ve gücümüzün yettiğince, kimsenin bu büyüyü bozmaması için çabalıyacağımızı bilmek ve bunu Yüce Atamın da bilmesı ne güzel bi duygu."

Korcan Baysan (28 Ağustos 2010)
"Artık gözümüzü acalım; yıllarca koyun gibi yasamaktan sıkıldık. Kendimize deger verelim, gecmisimize sahip cıkalım; gelecegimizin olmasını istiyorsak bunu yapalım. Biz Türk milletiyiz. Sanlı tarihimize bir millet olalım. Cumhuriyetimizi alkıslamaktan öte anlamaya calısalım ve sahip cıkalım..Tüm bunlara ragmen bizler oldugumuz yerde saymayı kendimize vazife bilmis; birbirimize düsürülmekten olan biteni göremez duruma getirilmisiz.aranizda olmakla gurur duyarim.."

Nesibe Oktav-Sakarya (27 Ağustos 2010)
"Yanlış giden yönetimi, ancak birlik olarak durdurabiliriz. Bunun için de gençlik birliğine katılmak istiyorum."

Adnan Tefikoğlu-İskeçe/Yunanistan (27 Ağustos 2010)
"Merhabalar. Yunanistan'daki Türk'lerden olmam hiç önemli degil. Türkiye benim ana vatanım orda okudum, orada sekillendim.
Atatürk benim hemşerim ve Türkiye'yi AKP türdeşlerinden kurtardı. Tayyip takımı Batı Trakya'ya da girdi, Feto takımı da...
Alayına HAYIR diyorum. Üye olmak istiyorum."


Umut Ayhan-Kocaeli (27 Ağustos 2010)
"Merhaba. Ben 16 yaşındayım ve bu birliğe üye olmak istiyorum. Acaba Kocaeli'de de şubeniz var mı?"

Şeyma Gündüz-Kırıkkale (27 Ağustos 2010)
"Bilinçli bir genç olarak, üye olmak istiyorum."

Mümin Kırman-Bursa (27 Ağustos 2010)

"Ben başvurumu yapmıştım ve hala bekliyorum cevap alamadım. Ben bu ülkeye gerçekleri TGB'li kardeşlerim gibi haykırmaya can atan Kemalistlerdenim. Ben Atatürk için ölümü göze alırım."

Aydın Özgür Delil-Manisa (27 Ağustos 2010)
"TGB'nin Manisa derneği ya da yakın bir ilde bulunan derneğine üye olmak istiyorum. Mesajıma cevap verirseniz çok mutlu olurum. Şimdiden teşekkürler."

Ahmet Pepekal-Adana (27 Ağustos 2010)

"Bütün düşüncelerinize canı gönülden katılıyor ve destekliyorum."

Utku Türkmeneri-Samsun (27 Ağustos 2010)
"Samsunda TGB'de lise örgütlenmesi yoktur. Kurmak için gönüllüyüm. Şuanki görevim CHP Samsun Lise Gençliği Başkanlığı'dır."

Aykutalp Avşar-Kayseri (27 Ağustos 2010)
"Daha huzurlu yarınlar için sizi destekleyip büyük ölçüde varlığımla katkı sağlamak istiyorum. Aranızda olmak beni rahatlatacak. Teşekkür ederim!.."

Abdullah Toye-Uşak (27 Ağustos 2010)
"Birlik ve beraberliğimizin ebediyen sürmesi için şahsım adına herşeyimle varım. Biz bir bütünüz kimse ayıramaz; çünkü gücü yetmez."

İrem Can-İstanbul (27 Ağustos 2010)
"Vatanına bağlı ve onu korumak için her tür fedakarlığa razı olan Atatürkçü bir genç olarak, mücadele yolunuza ben de dahil olmak istiyorum. Saygılar..."

Onur Baybars-Denizli (27 Ağustos 2010)
"CHP Tavas İlçe Gençlik Kolları Başkanı'yım. Çalışmalarınız çok hoşuma gidiyor ve sizinle çalışmak istiyorum."

Ekin Eraydin-Delft / Hollanda (27 Ağustos 2010)
"Ülkeme borcumu ödemek ve aydınlık günlere ulaşmak için..."

Emre Soysal-İzmir (27 Ağustos 2010)
"Merhabalar, ben İzmir Karşıyaka'dan Emre Soysal. İstanbul'da yaptığınız Referanduma Hayır etkinliğini aynı beste kullanılarak Karşıyaka Çarşısı'nda yapmak istiyoruz. Ancak bunun için gerekli izinler ve örgütlenme çabalarında sizin yardımlarınıza ve desteğinize ihtiyacımız var.Bizimle iletişime geçerseniz çok memnun oluruz.
İlginiz için teşekkür ederim."


Aliye Gurur Taner-Mersin (27 Ağustos 2010)
"Ülkemizde sessiz kalan, fikirlerini söylemekten çekinen genç nüfusun harekete geçmesinde büyük katkılarınız olduğunu düşünüyorum. Yıllardır sessiz kalan gençlik, artık birşeyler yapmalı. Bu yüzden ben de bu birliğin bir parçası olmak istiyorum."

Mehmet Gülerman-Ankara (27 Ağustos 2010)

"Çalışmalarınızı sevgi, takdir ve gıpta ile izliyorum ve aranızda yer almak istiyorum. Sevgilerimle..."

Levent Türkoz-Berlin/Almanya (27 Ağustos 2010)

" 'AKP'ye Hayır' ile beni cezbettiniz. Bende sizinle herseye varım."

Gülşah Deniz Pehlivan-Kırklareli/Lüleburgaz (27 Ağustos 2010)

"Ben de bu ülkenin vatansever bir genci olarak, atamın bıraktığı emanetlere sahip çıkmak için yaşıyorum ve bu uğurda ne gerekirse yapmaya hazırım. Saygılar..."

Mehmet Bunar-Denizli (27 Ağustos 2010)
"Merhabalar, öncelikle çalışmalarınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum. Denizli'de uygun olduğum sürece diğer faaliyetlerde bulunmak ve özgürlük için bir adım da ben atmak istiyorum. Başarılarınızın ve emeğinizin devamını dilerim."

Melda Bütün-Samsun (27 Ağustos 2010)

"Atatürkçü Düşünceyi savunan arkadaşlarım, aranızda bulunmaktan onur duyarım!"

Abdulbaki Korkmaz-Ankara (27 Ağustos 2010)
"Ben işitme engelliyim. Türkiye Gençlik Birliği'ne katılmak istiyorum... AKP Anayasa Degisikliğine "hayır" oyu istiyorum. Ankara'da eylemlere gitmek istiyorum."

Ozan Kaya-Kocaeli (27 Ağustos 2010)
"Sizlerin varlığınızdan haberdar olmak, biz gönül dostlarınıza apayrı mutluluk veriyor. Yolunuz açık..."

Esra Önay-Gaziantep (27 Ağustos 2010)

"Türkiye'nin yeni aydınlık kuşağı..."

Bora Güldiker (24 Ağustos 2010):
"Biz yaşayamadık fakat çocuklarımız daha özgür bir ülkede yaşasın diye, birliğe katılmak istiyorum."

Suzan Yılmaz (23 Ağustos 2010):
"Merhaba, aranıza katılmaktan gurur duyarım."

Pınar Saros (21 Ağustos 2010):
"Türkiye Cumhuriyeti gençliğe emanet edilmiştir, emanete sahip çıkalım!"

Emir Kağan Arkıl (21 Ağustos 2010):
"Ülkede olan biten hadiselere kayıtsız kalmamanın en güzel yolu ses getirecek bir topluluğun içinde bulunmak olduğunu bildiğim için birliğe üye olmak istedim."


Görsel Galeri

Yeni Videolar

TGB´nin Bakırköy Masası Haber Oldu
Etkinlikler
05-09-2010
Bakırköy´de Referandum İçin Hayır Standı
Eylemler
30-08-2010

Son Yorumlar

RSS

Yönetim