05 Şubat 2012, Pazar
   
Metin boyutu

Hortlayan Ortaçağ

Sayı:26

usa-namaz“1980’e gelirken, bu adam şöyle derdi: ‘Ben Yugoslav’ım!’, gururla ve gönül koymadan; daha yakından sorular  sorulduğundaysa

   

28 Şubat ‘post-modern darbe” miydi?

Sayı:23

28-subat
Siyasi arenada en önemli tartışmalardan birini Türk Ordusu'nun toplumsal yaşamdaki konumu oluşturmaktadır.
   

Film Önerileri

Sayı:19

k-b-mayis-sinema                                                                                                                                          SİNEMA
Bu ay, sinemasever okurlarımız için dünya sinema tarihine damgasını vurmuş yüzlerce film arasından 6'sını seçtik. Sinematografik açıdan devrim yaratan, içinde bulundukları tarihsel dönemin ideolojik, siyasal ve sosyal zeminine ayna tutarken, sanatkârane üslupla yoğrulan bu 6 filmi ana hatlarıyla vurgulayıp kısaca tanıttık.

   

Avrupa Birliği'nin Dayattığı Başarı Ölçütü: Öğrenci Misin, Müşteri Mi?

Sayı:17

AKP iktidara geldiği ilk günden bu yana Türkiye’nin biricik demokratik devriminin tüm eserlerini yok etmeye çalışmaktadır. Bunların en başında da Türkiye’nin aydınlanma sürecinde mihenk taşı olan üniversitelere saldırılmaktadır. YÖK Başkanı’nın değiştirilmesiyle başlayan süreçte, üniversiteler eğitim ve aydınlanma yuvası olmaktan çok ticarethaneye dönüştürülmeye başlanmıştır.
   

Açılımlar Milleti Bölüyor, Emekçi Hareketi Birleştiriyor!

Sayı:16

Ayak seslerini duyuyor musunuz? Bir devin ayak sesleri. Acıyı sırtında bir dağ gibi onurla taşıyan, alın teriyle hayatın harcını yoğuran emekçiler geliyor. Emekçi hareketi geliyor. Ve kökleri arkasındaki devrimci birikime uzanan o emekçi hareketi her adımıyla, vatanın bağrında Amerika’nın güdümüyle kurulmuş bir ihanet sarayının burçlarını sallıyor.
Geride bıraktığımız dönem bir yandan Amerika’nın BOP’u kapsamında göreve gelen AKP hükümetinin Cumhuriyet’i yıkıma uğratan uygulamalarına, bir yanıyla da bu saldırıya cevap teşkil eden kurumsal düzlemdeki dirençlere ve kitlesel mücadelelere sahne oldu.

   

Yargı’yı Ele Geçirme Stratejisi

Sayı:15

Kuvvetler ayrılığı ilkesi, devlet aygıtını oluşturan güçler arasında dengeyi sağlamak amacı ile Fransız İhtilali’nden sonra ortaya çıkan ve halen modern devletin işleyişinde önemini sürdüren bir ilkedir. Bu tarihi süreçten Türk Devrimi de etkilenmiş ve Cumhuriyet’in temelleri kuvvetler ayrılığı ilkesine dayandırılmıştır. Erklerin yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi böylece kuvvetler ayrılığının yaşama geçirilmesi için en ciddi mevzuat çalışması 1960 Anayasası dönemine yapılmış ve Türkiye döneminin en ilerici anayasalarından birine sahip olmuştur.

   

Tarihin Açılımı, Açılımın Tarihi

Sayı:14

Bu günlerde birçok şey biz ona tanıklık edemeden, daha yenisini tecrübe edemeden değişiyor. Değişim kelimesi hali hazırda genellikle zihinlerimiz de olumlu olana denk düşüyor. Bu düşünüş tarzı istikameti sürekli “ileri” doğru olan tarih algılayışının ürünü. Fotoğrafa kuş bakışı baktığımız zaman bu türlü yargıya varmamak işten değil. Tarihe kuş bakışı bakmaktan kastım, üretici güçlerin kendilerini boğan ilişkiler bütününe darbe vurarak kurduğu düzenin kendinden öncekilere oranla daha hakkaniyetli, insanlığın özlemlerini daha tatmin edici olması. Bunları neden belirtme ihtiyacı hissediyorum?

   

Aklın gizli esareti

Sayı:26

aklin-esareti'Yeni Ortaçağ'; içinde bulunduğumuz süreci, en berrak biçimde tanımlama çabasının sonucu olarak ortaya çıkan bir kavram.

   

19. Yüzyıl’da Fransa, Fransa’da Bir Aydın: Emile Zola

Sayı:19

                                                                                                                İNCELEME

Devrimler ve toplumsal değişim süreçleri kendi sanatçılarını yaratır. Sanatın her alanında görebileceğimiz bu toplumsal gerçek, yazında da karşımıza çıkar. Eski düzen alt- üst olurken, sistemin yarattığı çürüme toplumun her tabakasını bir örümcek ağı gibi sararken ve gelecek sistemin nüveleri eski toplumda şekillenirken, içinde bulundukları toplumun ilerisinde bazı insanlar, bu değişen toplumun istemlerini ve daha adil bir toplum özlemini sanatın her dalında dile getiriler.

   

ABD Temsilciler Meclisi'nin "Soykırım" Kararı Üzerine Değerlendirmeler

Sayı:17

‘Soykırım’ı tanıma kararı ABD Temsilciler Meclisi’nden geçti. Sonrasında ise İsveç Hükümeti soykırım savlarını tanıdı. Bu iki karar da medyamızda çok büyük oranda yer buldu. ‘Davos Fatihi’ başbakanımız ise olayı komedi olarak niteledi. Yani hem hükümetimiz hem holding medyamız ABD Hükümeti’ne çok sert (!) tepki gösterdi.

   

Sayfa 1 / 6

Son Yorumlananlar

Yönetici Girişi