18 Mayıs 2012, Cuma
   
Metin boyutu

Sözde Katsayı “Çözümü” Gerici İktidar İçindir!

Kırmızı-Beyaz - Sayı:16

2009 Temmuz’unda alınan ve Öğrenci Seçme Sınavı’nda (ÖSS), meslek liselerine diğer liselere eşit katsayı uygulanmasını öngören YÖK Genel Kurulu kararının Danıştay tarafından iptal edilmesinin ardından yaratılan kaos ortamında, yandaş medya da, dinci- liberal çevre de aynı şeyi vurguluyordu. “Danıştay eşitliği engelliyor!”Sözde eşitliği engelleyen Danıştay’ın görevi şudur: İdare ve vergi mahkemelerinde verilen kararlar ve ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülen davalarla ilgili kararlara karşı temyiz işlemlerini incelemek ve karara bağlamak.Türk kamu yönetiminde Danıştay’ın önemli bir yeri vardır. Danıştay, hem yüksek idare mahkemesi, hem de devletin en yüksek danışma ve inceleme merciidir.

YÖK ile başlayan, Danıştay’da sonlanan katsayı sorunu sürecinde, son zamanlarda YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, “Danıştay eşitliği engelliyor; biz de hukuku dolanacağız” demektedir. YÖK’ün eşitsizliği kaldırırken yarattığı sözde eşitlikte, eşitliği kimler için yaratmak istediğini irdelemek önemlidir.
YÖK’ün yaratmak istediği eşitlik, İmam Hatip Liseleri (İHL) içindir. İHL’ler meslek lisesi statüsünde olan liselerdir. Bugün bu liseler, dinci-liberal bireylerin kitle haline geldiği, gerici zihniyetin yuvalandığı ve bugünkü iktidarın yaratıldığı kurumlardır. İHL’ler, din adamlığı mesleğine eleman yetiştirmek için kurulmuş, sayıları ihtiyaç olmadığı halde çığ gibi büyümüş liselerdir.


Türkiye’de yaklaşık 85 bin cami ve 90 bin din görevlisi kadrosu bulunurken, 458 İHL bulunmakta ve bu liselerde 143.657 öğrenci okumaktadır. Rakamlar, İHL öğrencilerine din görevlisi olmak dışında farklı istihdam alanları oluşturulması gereksinimini doğurmaktadır. İHL’lerdeki öğrenci profilinde başka bir ilginç bir durum da kız öğrencilerdir. Kadın din görevlisi olmadığı halde, İHL’lerin büyük bir kısmını kız öğrenciler oluşturmaktadır. İstatistiklere göre, İHL’lere kayıtlı 66.000 erkek öğrenci bulunurken, 77.000 kız öğrenci bulunmaktadır. Kuşkusuz İHL’ye din görevlisi olmak için giden öğrenciler de bulunmaktadır; fakat kadro-öğrenci sayıları, kadınların meslekte istihdam edilme ihtimalinin olmamasına rağmen kız öğrencilerin çokluğu, sözde meslek lisesi olan İHL’lerin hangi mesleği istihdam ettiği sorusunu akıllara getirmektedir.

İHL: Gericilik Mesleğini İstihdam Ediyor!

İhtiyaç olan din görevlilerini yetiştirmek için mevcut ilahiyat fakülteleri yeterlidir, İHL’ler kapatılmalıdır. İHL sayısı ve öğrenci yoğunluğu ile din görevlisi kadrosu arasındaki uçurum sonucunda İHL’ler planlandığı gibi, gericilerin müritlerini yetiştirdiği meşru alanlar olmuştur. Din adamı olamayan İHL’lilerin mesleği gericilik, din istismarcılığı, yandaş medyada yazarlık, cambazlık, iktidar yalakalığı olabilmektedir. İktidar yalakalığı İHL mezunlarına yakışmakla birlikte, iktidar onlara yakışmamaktadır.
Ne yazık ki bugün bu ülkenin başbakanı, meclis başkanı, dört bakanı, on iki valisi, birçok milletvekili ve bürokratı İHL mezunudur. Ülkemizi cemaatler yönetirken gerici iktidarın yıkılması ve onları doğuran bataklık olan İHL’lerin kapatılması büyük bir gerekliliktir.
İstanbul Barosu’nun Danıştay’a YÖK’ün uygulamasının yürütmesinin durdurulması için başvurması ve Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı vermesiyle, dinci-liberal çevrenin istediği kaos ortamı oluştu. Çoğu zaman mağduru oynayan ve oynatan AKP’nin istediği oldu. İktidarın, YÖK’e uygulattığı gerçek senaryo ortaya çıktı.
YÖK’ün düzenlemesinin Danıştay tarafından yürütmesinin durdurulacağını YÖK de, iktidar da biliyordu ki, onların işi de bu kararla birlikte başlıyordu. Yoksa amaç katsayı eşitsizliğini çözmek değildi. Meslek liselerini düşünense; iktidar ya da YÖK değil, meslek lisesi öğrencileri ve onların emekçi aileleriydi. İktidar meslek lisesi öğrencilerini düşünecek olsaydı, ilgili alanlarda istihdam yaratama çabasına girerdi.
AKP iktidarının YÖK’e verdiği talimatname Danıştay’dan dönmeseydi, bu sefer uygulama, iktidarın arka bahçesi olan İHL’lerin önünü açacaktı.

“Eşitlik” İçinde Eşitsizlik

YÖK, bu uygulamayı kamuoyuna duyururken meslek liselerinde eşitsizliği kaldırdığını iddia etti. Duruma meslek liseleri ve İHL’leri ayırarak bakmak daha doğru olacaktır. YÖK’ün uygulamak istediği sözde eşitlikte farklı bir eşitsizlik doğmaktadır. Katsayı farkının kalkmasıyla bundan fayda sağlayacak olan sadece İHL’lerdir.
Katsayı eşitliğinin meslek lisesi öğrencilerine, hatta teknik lise öğrencilerine hiçbir faydası olmayacaktır. Öyle ki bu kurumların müfredatları ÖSS’ye değil, meslek edindirmeye yöneliktir. İHL’lerin müfredatları ise 2006 yılının Nisan ayında AKP iktidarı tarafından yapılan değişikle ÖSS’ye hazırlıkta hiçbir eksik bırakmamaktadır. Katsayıların eşitlenmesi halinde İHL dini konularda eğitim veren ve öğrencileri seçmeli derslerle ÖSS’ye hazırlayan, diğer meslek liselerine göre avantajlı bir eğitim kurumuna dönüşeceklerdir.
Danıştay’ın kararı eğitim sisteminin dincileştirilmesi, gericileştirilmesi operasyonunu yavaşlatabilir; fakat durdurmaz. Eğitim sisteminde birçok sorun yaşanmaktadır; YÖK’ün uygulamasını bir çözüm olarak algılayanlar yanılmaktadır. Hele ki, uygulamanın muhataplarından meslek lisesi öğrencilerinin, uygulamayı kendileri için bir çözüm olarak algılaması tamamen yanlış bir algıdır.
YÖK’ün uygulamasının gerçek muhatabı İHL’ler çözüm elde etmişlerdir; zaten uygulama onlar için yapılmıştır. Meslek liseleri de statü benzerliğinden işin içine karışmış, gerici uygulamanın gizlenmesinde iktidara yardımcı olmuşlardır.
Katsayı uygulaması genelde bir haksızlık da yaratmıyor. Çünkü liseye gidecekler, bu durumu bildiklerinden ona göre lise seçimi yapıyorlar. Sorun meslek lisesini seçtikten sonra gerçek eğiliminin farkına varanlar için söz konusu oluyor. Bunu önlemenin yolu da katsayı ile oynamaktan geçmiyor; tüm liseleri genel eğitim veren liseler haline getirmekten geçiyor. Uzun süre genel eğitim almış olanlar tercihlerini daha sağlıklı yapabilirler.
Katsayıyı kaldırmak eğitim sistemi içerisinde sadece İHL’ler için bir çözüm getirir; eğitim sorunlarını aşmak için ise uzun vadeli çözümler üretmek gerekir. Uzun vadeli çözümler meslek liselerinin sorunlarını da çözecektir. Katsayı kaldırmak meslek lisesi öğrencilerine getirilecek bir çözüm değildir.
Gerici-liberal çığırtkanlar, Danıştay kararının “ideolojik” olduğunu söylüyorlar, onlara katılıyorum. Çünkü YÖK’ün ideolojik uygulamasının, yürütmesinin durdurulması kararının ideolojik olmaması ihtimali yoktur.

Yusuf Ziya Özcan: “Hukuku Dolanacağız!"

Danıştay’ın, YÖK’ün katsayı düzenlemesinin yürütmesinin durdurulması kararından sonra itiraz için son günü bekleyen YÖK Başkanı, itirazdan önce Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan ile görüştü. Danıştay’ın itirazı reddetmesi üzerine “Eşitsizliği çözmek için hukuku dolanacağız” diyen YÖK Başkanı, bu açıklamasıyla şaşırtmadı. Zaten gerici zihniyetin mevzuata göre hareket ettiği pek görülmüyor; ya burada olduğu gibi “hukuku dolanıyor” ya da Ergenekon Davası’nda olduğu gibi hukuku hiç uygulamıyor.
Hukuku dolanan YÖK Başkanı, İHL’liler için yeni çözüm üretti. 17 Aralık tarihinde toplanan YÖK Genel Kurulu, Danıştay kararına uyarak katsayı uygulanmasına karar verdi. Bu son uygulamanın Temmuz’da YÖK’ün yürürlüğe koyduğu uygulamadan tek farkı ise, katsayı farkını da içermesi; yani Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma kararının gerekçesine uymasıdır. Şeklen Danıştay kararına uyan YÖK, esas kısmında planını yine yürürlüğe koymuştur. Son düzenlemeyle alanı içinde tercih yapan öğrencilere 0,15 katsayı uygulanacakken, alan dışında tercih yapan öğrencilere 0,13 katsayı uygulanacaktır. Yani uygulamanın özü olan imam hatip liselilere 0,13 katsayı uygulanacaktır. Bu şu demektir: Bir İHL’li, genel liseli öğrenciden 10 puan fazla alarak -bu da yaklaşık 8 soruya karşılık gelmektedir- aynı puana ulaşacak, YÖK’ün koyduğu sembolik farkı kapatacaktır. Sorun İHL’ler için şimdilik çözülmüştür.
Gerici-liberal çevreler hedeflerine ulaşmaktadırlar. Geçmişte yapılan bir araştırmaya göre İHL’liler, üniversitelerin hukuk ve siyasal bilgiler fakültelerini tercih etmek istemektedirler. Gericiliğin eğitimini alan İHL’liler, bu fakültelere girip “kalifiye gerici” olmak istiyorlar. Gerici zihniyetin merkezi AKP iktidarı ise, İHL’li siyasal mezunlarıyla bürokraside, hukuk mezunlarıyla da yargı organlarındaki kadrolaşmasına hız vermek istemektedirler.
Katsayı krizini yaratanlar, sorunun sözde çözümünde de, çözümsüzlüğünde de kendilerine fayda sağlamaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere, İHL’liler önemli makamlardadırlar; bunu artırmak için de çalışmalar yapmaktadırlar. YÖK’ün katsayı sorununa sözde çözümü de gerici iktidarın devamını sağlamak içindir.
Bizlere düşen görev ise, Cumhuriyet Devrimi’ni tamamlamak ve gerici AKP iktidarının sonunun gelmesi için çalışmak, örgütlenmek, eğitimimizi en iyi derecede tamamlamak ve nitelikli gençler olmaktır.


Önder ÖZTÜRK




Paylaş / Arkadaşına Gönder / Favorilere Ekle

Yorum ekle


Son Yorumlananlar

Yönetici Girişi