Kırmızı-Beyaz
Sayı:16
Kart Sesli Ardıç Kuşunun Biçimsiz Şakımaları
Ölen bir düzenin beslediği kurtçuklardan bir tanesi daha köşemize düştü. Sabah gazetesi takımının top toplayıcılarından olan Engin Ardıç, kendine verdiği entelektüel imajından mütevellit üstten imalarıyla, “ben tabuları yıkıyorum” edasıyla kaleme aldığı çamur atma yazılarında uşaklık görevinde yükseliyor.
Ardıç Kuşunun Seyir Defteri
Kuşumuzun uçtuğu güzergâh liberal aydınlarımızın çizgisinde uzun zamandır devam ediyor. Tipik liberal aydınların tercüme ettiği serbest piyasa övücülüğü, milli olana ayrım gözetmeksizin saldırı, tarihi figürleri ve değerleri yererek kendini yüceltme sevdası… Ardıç kuşumuz da bu hatta devam etti. Devam etmekle birlikte her liboşumuzun yaptığı gibi para babalarının eteklerinden tutup, onların sözcülüğü rolünü üstlendi. Cem Uzan’ın Star Gazetesi’ndeki köşe yazarlığı macerasında Uzan kime karşı cephe aldıysa cephenin en başında bayrak tutan Ardıç olmuştu. Yeri geldi, göze girebilmek için geçmişte savunduğunu bir anda yerle bir etti. Yeri geldi (demokrasi kahramanı) haklarını savunan işçilere ağza gelmeyecek iftiralar sarf etti. Nokta Dergisi danışmanlığı sırasında da derginin misyonu gereği bütün karalama çarpıtma kampanyalarına katıldı. Yandaş medya için gayet başarılı bir öz geçmişe sahip yani Ardıç…
Liboş aydınımız ağır üslubuyla, “piyasa içinde bırakınız yapsınlar”cılık eksenindeki yazılarını zaman zaman afiyetle yemek şerefine de erişti. Sabah Gazetesi TMSF kapsamına alındıktan sonra, AKP kontrolüne girdi ve Ardıç kuşumuzu satın almaya yetecek meblağda parayı safına geçirmek için sarf etti. Uzan’dan patronunun sözcüsü olmayı içselleştirmiş olan Ardıç, yeni patronu AKP’nin de lafazanlığını yapmaya başladı. Eee, insana sormazlar mı “Ardıç Bey, devletin medya ve ya çeşitli sektördeki müdahalesini kınarken, neden hükümetin elindeki Sabah Gazetesi’ne transfer oldunuz?” diye. Sorarlar da, bizim oğlanda ideolojik mesnet yok ki kendisini cesurca savunabilsin. Dut yemiş ardıç kuşuna döner, susar kalır.
Kuşumuzun yazları ve kışları nereye göçeceği belli olmamakla birlikte, uçacağı yer mevkiinin neresi olduğu bir pusula yardımıyla belli olur. Eline aldığı pusulada normal pusuladan farklı olarak yön gösteren oku N harfi yerine paranın P harfi temsil ediyor. Gazetecilik yaşamında bu pusula sayesinde iyi yerler edindi. Akşam Gazetesi’nden Sabah Gazetesi’ne geçmesinde de pusulasının katkıları ihmal edilemeyecek düzeyde çoktu. Sabah’a kapak attıktan sonraki açıklamasında her şeyiyle kendisini özetleyen, “arkadaş ben buyum” diyen nitelikte sözler sarf etti: “Belirleyici nedeni herkese açıkladım: Sizin verdiğinizden daha çok maaş veriyorlar. İkincisi de, Sabah’ın her bakımdan sizin iki misliniz olması tabii.”. Bu kadar net ve basit açıklamanın üzerine çok fazla düşünülecek ve yazılacak fazla bir şey yok. Dedikleri doğrultusunda hesap yaparsak; Akşam Gazetesi’nde 15.000 lira alıyordu; Sabah Gazetesi’nde 30.000 lira alıyor. (Aylık 30 bin 1 lira vererek, herkes evine asosyal Ardıç kuşu edinebilir.)
İktidarın Buyruğuyla Hicvetme Sanatı
Tam anlamıyla ton ton ağabeyimizin sert üslubuyla yazdığı yazılarının temelini tarif etmek için yukarıda yazdığımız başlık geçerli oluyor. Nerede yaranabileceği bir güç sahibi kişi görse, hemen onun temennileri doğrultusunda apansızca saldırmaya başlıyor. İzlediği yolun gazete okurunun sorunlarına binaen olması veya haksızlıklarla mücadele ekseni gibi derdi yok bu entel görünen magandanın. Önemli olan ne kadar liberal sistemin içinde sözcülük görevini ifa etmiş, cebine ne kadar nakit gelmiş, kime hakaret edip gündemde kalabilmiş… Bu doğrultuda köşe yazıları üzerinden ara ara kendisini yazarlarla tartışma içinde buluyoruz. Örnekle somutlaştırarak izah edelim: Hatırlarsanız, başbakan hazretlerinin Bekir Coşkun’a ülkeyi terk etmesini söylediği bir polemik vardı. Tayyip yine kendine muhalif olan kişi ve kuruluşlara saldırdığı gibi şuursuzca saldırıyordu Bekir Coşkun’a. Efendisinin saldırdığına uşağı neden saldırmasın? Belirli vakit sonra kuşumuz da aynı şekilde Bekir Çoşkun’a saldırmaya başladı. 3. sayfadaki köşesinden Coşkun için “Faşist” başlığıyla kaleme aldığı makalesinde üslubuna saldırdı; yazılarının içeriksiz olduğunu dile getirdi. Kendi üslubu pek bir düzgün ya! Tabii, beğenmiyor bizim liberal entelektüel; Bekir Çoşkun’un yazılarında kendi tabiatında olan liberalizm bulunmuyor.
Aydıncığın Liberal Dip Notları
Neoliberalizmin rüzgârları nereden eserlerse liboş aydınlarımız da o yöne doğru seyrediyor. Nedir günümüzün sistemli çalışması? Cumhuriyet Devrimi’ne hücum etmek, kendi “demokrasi” kalıplarına uymayanları “faşist” ilan etmek, Türk Ordusu’na ve saldırılara göğüs gerene “darbeci” yakıştırması yapmak, emperyalistlerin insan hakları raporlarını kaynak almak, Türkiye’ye AB(D)’ den bakmak… Yani Tanzimat aydınlarının günümüze uyarlanmış muhteşem bir biçimi.
Bu noktada Ardıç’tan bahsederken Ergenekon tertibinde aldığı rolü de irdelemek gerekiyor. Bakalım kendisi Amerikan buyruğuna ne kadar uymuş: Yazılarından çıkarılan notlara göre “Ergenekon = Darbeci, Ergenekon = Faşist, Ergenekon = Terörist, Ergenekon = Demokrasi katili, Ergenekon = Katliamların faili”… Yurtseverleri, aydınları, Türkiye’nin bütünlüğünü savunan kuvveti tasfiye planında Enginar-dıç da görevinin başındaydı. Köşe yazılarında bu şekilde Ergenekon değerlendirmelerinde bulundu.
Enginar-dıç’ımızın dünyada gelişen olaylara dair öngörüleri de kendisini komik düşürecek nitelikte değerlendirmeler. Enginarımıza sormak lazım “biliyorsan söyle ibret alsınlar, bilmiyorsan sus adam sansınlar” deyişini Anadolu’muzda hiç duymadın mı diye (Soruyoruz ama sormaya ne hacet var? Batı’yı dünyanın merkezi olarak benimsemiş biri Anadolu’yu ne etsin?). Hadi Batı’yı “Kâbe” olarak seçtin; bari emirgâhında ne olacağına dair tahminlerin doğru çıksın. Ne demişti muhterem Amerikan seçimleri hakkında: "Obama ABD Başkanı olursa ben de Taksim’de anırırım”... Bütün İstanbul halkı eşeğin anırmasını bekledi; ama nafile laflarını bir bir yedi. Eşeğimizin bir başka köşe yazısındaki tahmini yerel seçimlerde AKP’nin alacağı oya dairdi. Yine haddini bilmeyerek tahminde bulundu; yine hüsran, yine rezalet. Muhteremin kanaatine göre “çeşitli anketler yayınlanıyor ve en güvenilir olanı AKP’nin oyu %47 olanı” diyordu. AKP ise yandaş basındaki savaşçısını üzerek %38 oy aldı. İlla sahibini savunacaksın, patronuna yaranacaksın diye kendini niye komik duruma düşüyorsun a be Enginar? Daha neyin ne olduğunu bilmeden hariçten gazel okumana ne gerek var?
Enginar’ın yazılarındaki demokrasi, özgürlük, insan hakları vb. söylemlerini irdelersek kuşumuzun ikiyüzlü bir bakış açısı karşımıza çıkıyor. Sabah Gazetesi’nde çalıştığı günlerde grev hakkını kullanan basın emekçilerinden hiç mi haberi olmadı? Gazetecilerin grevi demokratik haklarını kullanma değil de neydi? Madenciler grizu patlamalarıyla ölürken 3. sayfasından neden hiç ses gelmedi? Tekel işçileri tazyikli suya maruz kalırken insan hakları savunucusu neredeydi? Haksızlıklara karşı geliyorsan insanı merkeze koyarak karşı gelmen gerekir Enginar-dıç. Biz yanlış anladıysak düzelt de, bizim anladığımız kadarıyla senin özgürlüğün, demokrasin şundan ibaret: Etnik kökende ayrım yapmak, devletin kamudan elini çekmesi, özelleştirmelerle emekçilerin işten atılması, “milli” diyenleri “darbeci” ilan ederek sindirmek…
Yukarıda tarif ettiğimiz gibi Tanzimat aydınlarının günümüze uyarlanmış hali Enginar-dıçımız. Günümüzde Namık Kemallerimizin değil de, Ali Kemallerin safını temsil ediyor. Ali Kemallerin sonu kötü olmuştu Ardıç kuşu; bizden uyarması…
Sana Kırmızı Beyaz olarak Bertolt Brecht’in dizelerini armağan ediyoruz. Belki değişim değeri olarak alınıp satılmaktan kurtulur da bilinçli bir varlık haline gelirsin.
Özgürlük neye yarar,
yaşarsa bir arada
özgürlerle tutsaklar?
Osman BAYRAM
Paylaş / Arkadaşına Gönder / Favorilere Ekle

Dünyanın ABD petrolüyle imtihanı
Mert Demir
TGB-ABD Başkanı

Bekle Bizi İstanbul!
Mahir Gümüş
TGB Konya

Anayasaya meşruluk kazandırmak!
Gamze Akbulut
TGB Trabzon

Devrimci mutluluk
Özgür Bursalı
TGB Muğla

Ortadoğu'da Kurtuluş Savaşı
Handan Yılmaz
TGB Trabzon

Psikolojik savaş,Siyaset ve Hayat
Erkin Kenar
TGB Zonguldak
Analar Deniz Doğurmalı
Yener Güneş
TGB Genel Sekreteri
Halka Umut OlmakEzgi Daryürek
TGB Manisa






