Gökalp Çiftçioğlu
Hakimiyet-i Milliye’nin mesleği, milletin hakimiyetini müdafaa olacaktır

"Hakimiyet-i Milliye’nin mesleği, milletin hakimiyetini müdafaa olacaktır"
(Hakimiyet-i Milliye'nin amacını anlatan, Hakkı Behiç'e Atatürk tarafından yazdırılan ilk sayfa cümlesi)
Bir Başyazar Bir Gazete
Bugün Mustafa Kemal'in Hakimiyet-i Milliye gazetesini yayınlamasının 92. Yıl dönümü. Sitemizde geçen yıl bu durumu inceleyen bir yazı yayınlamıştık.
Mustafa Kemal Ankara'ya geldiğinde belki de ilk iş olarak bir gazete çıkarmaya koyulmuştu. Üç büyük dayanağı üzerine zeka, irfan, hamiyet... Mücadele kuşkusuz bir örgütle mümkündür ve çoktan kurulmuştur; Müdafaa-i Hukuk. Heyet-i Temsiliye tarafından çıkarılan ve başyazarlığını Mustafa Kemal'in yaptığı bu gazete Yeni Türkiye'nin ideolojisini anlatmanın yanı sıra Anadolu'nun haklı mücadelesinin sesi olacaktı, oldu da.
Kurtuluş Savaşının İdeolojisi
Hakimiyet-i Milliye başyazılarının birçoğu Kaynak Yayınları tarafından Kurtuluş Savaşı'nın İdeolojisi adı altında kitap olarak basıldı. Asyalılar'ın mevcudiyetinin iki muzaffer savunucusu; Milli Ordu- Kızıl Ordu, Kemalist-Bolşevik ittifakı, Arap yarımadasından Hindistan'a kadar Mazlum Milletler formülü kitapta bulacağınız, çok yazılmayan ve söylenmeyen ama Mustafa Kemal'in kaleminden önemli başlıklar. Biz bu gazetenin yayınlanışının yıl dönümünü; mücadele ve yayıncılık ilişkisine kendi örgütümüzden ve kendi dergimizden yola çıkarak, bir süre önce başlattığımız tartışmaları geliştirme amacıyla değerlendireceğiz.
Mücadele-Örgüt-Yayın
Burada Kırmızı-Beyaz'ı Hakimiyet-i Milliye'nin yerine koymak ve böyle değerlendirmek gibi bir niyetimiz yok. Şekil, içerik vs. bakımından da kıyaslamalara girmeyeceğiz. Benzerlik işin örgütçülük kısmında, dikkatimizi vereceğimiz nokta burası olmalı. Lise yıllarında el yazması dergi çıkaran ve bunun üzerinden arkadaşlarını istibdada karşı örgütlemeye çalışan, Suriye sürgününde örgüt kurup İttihat ve Terakki ile birleştiren, arkasından İhtilal'i örgütleyen ve bütün mücadeleyi "Hayatı bizatihi kendisinden tecrübe ederek" kendi kitlesine ve haliyle düşmana ilan eden bir devrimcinin bugünkü mirasçıları olarak Kırmızı-Beyaz'ı TGB'nin kitleleri örgütleme, gençliğin kolektif üretimini sağlama ve ortak hafıza oluşturma yönünde ele almak durumunundayız. Nasıl ki Hakimiyet-i Milliye kendi koşullarının bir sonucu olarak ve Kemalist önderliğin Anadolu İhtilali'nin örgütlenmesinin bir aracı olarak ortaya çıktıysa, Kırmızı-Beyaz da Cumhuriyet mitinglerine gebe bir dönemde, örgütsüzlüğün pompalandığı, Atatürk iktidarının programsız ama sandıktan çıkarılmaya çalışıldığı ve Hakimiyet-i Milliye'nin kendisini karşısında konumlandırdığı antiemperyalizmden bahsedilmeyen bir siyasi atmosferde gençliğin örgütsüzlüğe bir isyanı olarak ortaya çıktı.
Hakimiyet-i Milliye'de olaylara bakış açısı net, tahliller bilimsel, çözüm tektir; bağımsızlık. Tahliller bilimsel olduğu için emperyalizm meselesine Türkiye'nin bağımsızlığının yanı sıra mazlumlar dünyasının kurtuluşunun önemi ele alınarak bakılır çünkü olaylar insanlık tarihi açısından incelenir. Biz de Kırmızı-Beyaz'da mücadelenin ihtiyaçlarını incelerken şu soruya cevap aramalıyız, Türkiye ve dünya nereye gidiyor, biz n'apıyoruz?
Bugünün Hakimiyet-i Milliyesi
İçerik ve tasarım yönünden değiştirdiğimiz ve hala tartışarak geliştirmeye çalıştığımız dergi, siyaseti hayatın içinden yakalama çabasını bir teşkilatın yayın organı olma durumundan bağımsız ele almamalıdır. Derginin fikriyyatı örgütün "Fikri Hayatının" yansıması olmaktadır. Şu an ki netleşememe durumu da tamamen bir tarz değişikliği tartışmasından ileri geliyor çünkü yeni dergi, yeni olan, alışılmadık olan bir döneme uyum sağlamak için çıkıyor. Bu dönem bir sıçrama dönemidir ve Kırmızı-Beyaz bu dönemde de görevini yerine getirecektir. Tıpkı İrade-i Milliye'nin Sivas'ta kalıp, Hakimiyet-i Milliye'nin Ankara'da çıkması gibi, gençlik kararını verdi ve kongre kararları uygulanmak üzere "yeni ortaçağ" ın merkezine Kırmızı-Beyaz'ın yeni tarzıyla girdi.
Yayın ve propaganda araçlarının çok boyutlu şekil aldığı günümüzde TGB sitesi ve Kırmızı-Beyaz, okuma ve yazma eyleminin örgütlülükle anlam bulduğu gerçeğini bize göstermeye devam edecektir. Amaç okuma yoluyla bilgi edinmedik değil, bilginin örgütlü güç ile tatbik etmektir. Kırmızı-Beyaz'ın mesleği gençliğin örgütlenmesinde ısrar etmek olacaktır.
Gökalp Çiftçioğlu
tgb.gen.tr

Paylaş / Arkadaşına Gönder / Favorilere Ekle

Dünyanın ABD petrolüyle imtihanı
Mert Demir
TGB-ABD Başkanı

Bekle Bizi İstanbul!
Mahir Gümüş
TGB Konya

Anayasaya meşruluk kazandırmak!
Gamze Akbulut
TGB Trabzon

Devrimci mutluluk
Özgür Bursalı
TGB Muğla

Ortadoğu'da Kurtuluş Savaşı
Handan Yılmaz
TGB Trabzon

Psikolojik savaş,Siyaset ve Hayat
Erkin Kenar
TGB Zonguldak
Analar Deniz Doğurmalı
Yener Güneş
TGB Genel Sekreteri
Halka Umut OlmakEzgi Daryürek
TGB Manisa






