Elvan Konuk
'Fail'i meçhul' değil 'Fail'i emperyalizm'
Zulmün topu var, güllesi var, kal'ası varsa
Bilim insanları katledilmeye devam ediyor. 12 Ocak günü İran'da bir kimya mühendisi katledildi. Tüm bu faili meçhul cinayetlerin aslında failleri belli. Şimdi biraz makarayı geriye saralım ve son 6 yılda emperyalizme direnen milletler sathında neler yaşanmış onları hatırlamaya çalışalım.
Tarih: 7 Ağustos 2006
ASELSAN'da görev yapan 3 mühendis şüpheli bir şekilde art arda ölü bulundu.
ASELSAN mühendisleri, uçak tanıma sistemlerinin ''millileştirilmesi'' konusundaki başarısından sonra, benzer bir başarıyı ABD güdümlü elektronik sistemlerinin kontrol dışı bırakılması, uydu müdahalesini bertaraf edecek yeni elektronik sistemlerin geliştirilerek silahlı gücümüzün millileştirilmesi için çalışıyorlardı. Böylece ABD'nin havadaki tahtı sallantıya girmişti.
Her üçü de ODTÜ mezunu olan Hüseyin Başbilen, Halim Ünsem Ünal ve Evrim Yançeken, özellikle şifre çözme konusunda oldukça uzman mühendislerdi. Hüseyin Başbilen, bileği ve boğazı kesilmiş bir şekilde, Halim Ünsem Ünal kafasına tek kurşun sıkılmış şekilde ölü bulundu. Evrim Yançeken ise 6. kattan düşerek öldü. Bu ölümler sonucu açılan davalar hala sonuçlanmadı.
Tarih: 30 Kasım 2007
Atlasjet 4203 sefer sayılı uçuşu tüm yolcuların ve mürettebatın ölümüyle sonuçlandı. Isparta'da düşen uçağın yolcuları arasında çok önemli 6 isim vardı. Bu kişiler Türkiye'nin yetiştirdiği değerli bilim adamlarıydı. Nükleer fizikçiler, DPT tarafından desteklenen 'Türk Hızlandırıcı Merkezi Teknik Tasarımı ve Test Laboratuarları'' projesinde yer alıyorlardı. Projede, malzeme bilimi, biyoteknoloji ve tıp gibi alanlarda yeni teknolojilerin kullanıldığı bir Ar-Ge alt yapısı oluşturmak amaçlanıyordu. Ayrıca Ulusal Hızlandırıcı Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Enstitüsünün de kurulması da hedefleniyordu.
Hava şartlarının iyi ve herhangi bir teknik sorunu olmadan düşen uçağın, rotasından şaşırtıcı derecede saptığını gören uzmanlar olayda ''sabotaj'' şüphesi duyduklarını söylediler. Açılan davalar hala sonuçlanmadı ve uçağın neden düştüğü hala net tespit edilemedi.
Tarih: 20 Haziran 2011
Rusya'daki uçak kazası tüm yolcuların ölümüne yol açtı. Uçak önce havada patladı sonra yere düştü. Ölenler arasında İran'daki Buşehr nükleer reaktörünün inşasında çalışan ve İsrail'in şiddetle karşı çıktığı İran'ın nükleer programına önemli katkılarda bulunan 5 nükleer bilimci ve mühendis yer alıyordu. Kazada hayatını kaybeden nükleer bilimciler Hindistan, Çin ve Bulgaristan'da da bazı nükleer projelerde çalışmışlardı.
Tarih: 11 Ocak 2012
İran'ın başkenti Tahran'da Natanz Uranyum Zenginleştirme tesisinde kimya mühendisliği yapan Dr. Ahmedi Ruşen, işe giderken aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti. İran'da son 5 yılda toplam 7 nükleer fizikçi çeşitli suikastlarla hayatlarını kaybetti. İran, yakalanan sanıkları yargıladı ve bu cinayetleri CIA-MOSSAD'ın işlediğini ortaya çıkardı.
Bir de olayı ABD'li istihbaratçılardan dinleyelim;
ABD'li istihbaratçı Wayne Matson, Türk nükleer bilim insanlarının da yer aldığı bir dizi suikast ve 'kaza" olayının ardında İsrail gizli servisi Mossad'ın bulunduğunu söyledi ve Rusya'daki uçak kazasına dikkat çekti: 'İçinde İran'a çalışan 5 nükleercinin olduğu uçak önce havada patladı, sonra düştü. Türkiye'de 2007'de, içinde Türk fizikçilerin de olduğu uçak önce havada patlayıp düşmüştü.'
Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler...
Nazım Hikmet
Kırmızı-Beyaz Kasım sayısında 'Bilim sarp yollardan geçer.' demiştik. Bunu bize tarih öğretti. Çağlar boyunca bilim insanlarının kimi katledildi kimi sürgün edildi kimi engizisyon mahkemelerinde yargılandı kimi kazanlarda yakıldı. Bugün ise bir yandan nükleer savaş başlıkları var diye 9 yıl boyunca Irak'ı işgal edip 1,5 milyon insanı katleden, İran'a tehditler savurup casus uçaklar yollayıp rezil olan, Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası atıp nesilleri kurutan ABD ve onun Ortadoğu'daki temsilcisi İsrail el ele bilim insanı avına çıktılar. Bahsettiğimiz bilim adamları uluslarına ve ezilen halklara hizmet edebilmek için canlarından oldular. Arkalarında teknik alanda büyük bir gelişme bıraktılar. Ancak bütün bunlarda asıl nokta tüm bu cinayetleri, savaşları, işgalleri yaparken emperyalizmin ve vahşi kapitalizmin neleri göze aldığı ve daha neler yapabileceğinin tespitidir. Bir sistem düşünün aydınlarını hapislere atsın, bir sistem düşünün bilim adamlarını öldürsün. Bu sistem bugün yaşadığımız sistemdir. Bu sistem mafyalaşan kapitalizmin, gladyolaşan devletin ve tarikatların elinde kıvranan insanların sistemidir. Fakat 'GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANAMAZ'. Sistemin kanlı elleri hiçbir gerçeği gizleyemez. Bilim var oldukça ve bilim insanlık için var oldukça, insanlık var oldukça mücadele bitmeyecektir. Aydınlanmanın ışığı karanlık kuytu köşeleri; faili meçhulleri, domuz bağlarını, atom bombalarını, sinsice arkadan yaklaşıp vuran katillerin beyinlerini aydınlatmaya yetecektir. TGB'nin her eyleminde vurguladığımız gibi; 'KARANLIĞA GEÇİT YOK! AYDINLIK TÜRKİYE!'
'Dünya yaşamak için tehlikeli bir yer; kötülük yapanlar yüzünden değil, durup seyreden ve onlara ses çıkarmayanlar yüzünden.'
Albert Einstein
Elvan Konuk
Ankara TGB

Dünyanın ABD petrolüyle imtihanı
Mert Demir
TGB-ABD Başkanı

Bekle Bizi İstanbul!
Mahir Gümüş
TGB Konya

Anayasaya meşruluk kazandırmak!
Gamze Akbulut
TGB Trabzon

Devrimci mutluluk
Özgür Bursalı
TGB Muğla

Ortadoğu'da Kurtuluş Savaşı
Handan Yılmaz
TGB Trabzon

Psikolojik savaş,Siyaset ve Hayat
Erkin Kenar
TGB Zonguldak
Analar Deniz Doğurmalı
Yener Güneş
TGB Genel Sekreteri
Halka Umut OlmakEzgi Daryürek
TGB Manisa






