Ece Kırbaş
Amerika'da beni
"Amerika'yı Seviyorum, Amerika'da Beni"
"Sanatta devrim!", "Yaşayan sanatı yaymak!", "Ölü sanattan arınmak" bu ilkeleri benimsemiş olan Fluxus oluşumu 1960'lı yılların toplumsal muhalefet ortamından beslenerek, bir nevi sanatta yeni bir dil arayışı içinde ortaya çıkmıştır.
"Fluxus Manifestosu" nu yazan Litvanya asıllı Amerika'lı sanatçı George Maciunas'a göre amaç; sanatı burjuva hastalıklarından kurtarmak, sanatta devrimci bir akım başlatmak ve yaşayan sanatı yaymaktır. Fluxus ortak bir biçim ve estetik kaygılar taşımaz; daha çok bir tavır ortaya koyar. Sanatta ticari kaygılara, sanatın bir meta olmasına ve 'sanatçıların egolarını beslemek amacıyla yapılmasına' karşı, bir tavır... Bu görüşleri benimseyen sanatçılar ile birlikte fluxus, kısa zamanda çeşitli sergi, festival ve etkinlikler yoluyla hızla yayılır. Sanatta çeşitli disiplinleri, farklı alanlardan sanatçıları bir araya getirmesi de bu akımın önemli özelliklerinden biridir; Fluxusçuların, sanat ve yaşam arasındaki sınırı ortadan kaldırmayı hedefledikleri deneysel sanat etkinlikleri, edebiyatçısından ressamına, her alandan sanatçıyı bir araya getirmiş, kısa zamanda uluslararası bir hareket haline gelmiştir.
Bugün, 20. Yüzyılın en etkili ve 'devrimci' sanatçılarından biri kabul edilen Joseph Beuys da, Fluxus hareketine katılmış, birçok performans gerçekleştirmiştir. Sanatın, artık 'iyileştirilmesi' gereken toplumun kurtarıcısı olabileceğine, onu dönüştürebilecek gücünün olduğuna inanıyordu Beuys. 2. Dünya Savaşında Nazi ordusuna gönüllü savaş pilotu olarak katılmış, uçağı Sovyetler tarafından düşürüldükten sonra bölgedeki Tatarlar tarafından kurtarılmıştır. Bir süre savaş tutsağı olarak kalır, sanatı ve dünya görüşü hakkında bolca düşünme fırsatı bulur. Tutsak olarak geçirdiği ve belki de duyduğu suçluluk duygusunun hakim olduğu yıllardan sonra Beuys, sanata yönelir.
Beuys'un performanlarında ve yapıtlarında travmatik hayat hikayesinin izleri olduğu açıktır. Öyleki; Tatarların Beuys'u kurtardıktan sonra donmak üzereyken vücuduna sürdükleri içyağı ve sarıldığı keçe, ileride yapıtlarında çokça kullandığı malzemelerin başında gelecektir..
1960'ların başlarında Fluxus etkinlikleri kapsamında dikkat çekici performanslarının yanı sıra bağımsız gösteriler de sergilemeye başlar. Derslerin isteyen herkese açık olması gerektiğini savunan Beuys'un, bu arada Düsseldorf Akademisindeki görevine de son verilir.. Bu yıllardan başlayarak, "Toprak Piyano", "Ölü Bir Tavşana Resimleri Nasıl Açıklrsınız?" (1965), ve 1972 yılında Berlin'de, 1 Mayıs gösterilerinden sonra Karl Marx Meydanında iki öğrencisiyle birlikte çöpleri süpürdüğü performansı gibi sanat anlayışını ortaya koyan çeşitli performanslar gerçekleştirir. Geleneksel sanatın sınırlarını aşan, malzemeyi, çevreyi ve şans faktörünü de içine alan performanslarından "Amerika'yı Seviyorum, Amerika'da Beni" ile birlikte çok ses getirir. Amerika'da bir gösteri gerçekleştirmek konusunda başlarda çekimser davransa da, sonra bunu protest bir eylem için iyi bir fırsat olarak görmesiyle kendisinin en büyük destekçilerinden Rene Block'un teklifini kabul eder.
Uçağın inmesiyle gözlerini kapatır sanatçı, Amerika'ya dair hiçbir şey görmek istemiyordur ve öyle de yapar. Havaalanında bir keçeye sarılır ve galeriye kadar bu şekilde bir ambulansın içinde gelir. Seyircilerden yalıtılmış ve tabanı ahşapla kaplanmış kafese (ki böylece Amerika topraklarına ayak basmayacaktır) keçeye sarılı halde yerleştirilir. Galerinin içindeki kafeste 'gerçek Amerika' vahşi bir kurt, biraz saman, türbin sesi yayan bir cihaz, Amerikan ekonomisinin acımasızlığını sembolize eden Wall Street Gazetesi, keçe parçaları ve eldivenler vardır; yerlileri temsil eden kurt ve Beuys birbirlerine alışana kadar Beuys hareketsiz bir halde yatar, aynı zamanda 'beyaz adam'ın gelişini ve yerlileri katlini sembolize eden 'Amerika'yı ürkütmeden (ve tabii olası bir saldırıya mani olmak için) ufak hareketlerle kımıldamaya başlar, birbirlerine alıştıkları konusunda ikna olunca Beuys üzerindeki keçeyi de atar, dostluk elini uzatmak adına eldivenlerini kurta atan Beuys ve 'asıl Amerika' vahşi kurt 5 gün aynı kafeste yaşadıktan sonra, eylem sona erer; kurt ve Beuys bu 5 gün içinde birbirlerini hiç zarar vermemişler, hatta alışmışlardır bile. "Amerika'yı seviyorum, Amerika'da beni" demesinin sebebi işte budur sanatçının; Sevdiği Amerika, kapitalist sömürü politikalarının, acımasız savaşların mimarı olan devlet değil, o toprakların gerçek sahibi olan vahşi bir kurt yani 'asıl Amerika' dır... Performansını gerçekleştirdikten sonra Beuys, dönüş yolunda aynen geldiği gibi keçeye sarılı bir vaziyette ambulansla havaalanının yolunu tutar tabi ki yolda gözlerini sıkı sıkı kapattığını belirtmeye gerek yok.. Amerika'ya dair herşeyi reddeden tavrını bu süre zarfı içinde de elden bırakmamıştır sanatçı, diğer taraftan da Amerikan sanatının hakimiyetine karşı bir başkaldırı niteliği taşır. Fotoğraf ve film çekimleriyle belgelenen bu performansı sanat tarihinde yerini almış, düşündürücü ve sıra dışı bir eylem olarak da akıllarda yer etmiştir. Toplumsal dönüşüm için 'araç' olarak kullandığı beden ile gerçekleştirdiği performanlarıyla bir eylem sanatçısıdır Joseph Beuys. Ünü ve yaptıkları Fluxus hareketinin de sınırlarını aşmış, sıra dışı ve etkili bir sanatçı olmayı başarmıştır.
"Sanatın bugün tek evrimci-devrimci güç olduğunu kanıtlayabilmek, sanatla ilgili tüm etkinliklerin göz önünde bulundurulması ve sanat tanımında radikal bir değişikliğe gidilmesiyle mümkün olacaktır. Bir ayağı çukurda bunak bir sosyal sistemin baskılayıcı unsurlarını çözmek, bugün yalnızca sanatla mümkündür: Sanat, "sanat yapıtı olarak sosyal organizma" inşa edebilmek için once yıkmak durumundadır."
Joseph Beuys (1973)
Ece Kırbaş/TGB Ankara
tgb.gen.tr

Dünyanın ABD petrolüyle imtihanı
Mert Demir
TGB-ABD Başkanı

Bekle Bizi İstanbul!
Mahir Gümüş
TGB Konya

Anayasaya meşruluk kazandırmak!
Gamze Akbulut
TGB Trabzon

Devrimci mutluluk
Özgür Bursalı
TGB Muğla

Ortadoğu'da Kurtuluş Savaşı
Handan Yılmaz
TGB Trabzon

Psikolojik savaş,Siyaset ve Hayat
Erkin Kenar
TGB Zonguldak
Analar Deniz Doğurmalı
Yener Güneş
TGB Genel Sekreteri
Halka Umut OlmakEzgi Daryürek
TGB Manisa






