16 Nisan 2014, Çarşamba
   
Metin boyutu

Devrimin ölçütü devrimcinin hayatı

Devrimcilerin iki yönü vardır. Birincisi kişisel yönü, ikinci ise devrimci(Toplumsal) yönüdür. İki yönün değişken olarak birbirlerine etkileri az veya çok olsa da birbirleri ile sürekli etkileşim içindedir.

Bu iki yön, genel olarak; birbirilerini etkilemekte, katkı sağlamakta, tamamlamakta ve yönlendirmektedir.

Yukarda saydığımız geniş anlamdaki özellikler genelde kişisel yönün, devrimci yöne ağır basan noktalarıdır, tam tersi yönde olan etki de yadsınamaz fakat asıl etki kişisel yönün yaptığı etkilerdir. Buradan kişisel yönün ne kadar güçlü, birikimli, disiplinli ve planlı olursa; o kadar devrimci yöne olumlu katkı sağlayacağını anlarız.

Kişinin karakteri, yaşayış tarzı, yetişme tarzı, hayatına yön veren ilke ve prensipleri devrimciliğini sınamaktadır. Birey devrimci yönünü taşıyan özellikleri belki doğumunda da taşır, fakat doğduğun da bu yönü yoktur, yani daha açığa çıkmamıştır. Devrimci yön ilerleyen yaşamda kişisel yönünün etkisine bağlı olarak gelişir veya söner. Kişisel yönünün olumlu katkıları devrimci özü besler, geliştirirken; olumsuz katkılar ise bu yönü soğurur, bitirir.

Devrimi bir tepkime/reaksiyon olarak kabul edersek, bu tepkimenin katalizörü* olarak devrimciyi alabiliriz. İşte o hızlandırıcı etkiyi yapan katalizörün bileşenleri ise kişinin, kişisel yönüdür(Kişinin karakteri, özellikleri, yaşayış tarzı, yetişme tarzı, hayatına yön veren ilke ve prensipleri vb.)

Kişisel yön ve devrimci yönün ayırımı ile kişisel yönün devrimci yöne etkisini anlatıp, geçtikten sonra kendimize şu soruları soralım: Benim devrimci yönüm nasıl, ne kadar güçlü, ne kadar etkili? Cevapları ancak kişisel yaşamımızı yani kişisel yönümüzü gözden geçirerek anlayabiliriz. Baktığımızda hayatımızda devrimci yönümüze etki edecek kişisel nasıl doğrular ve yanlışlar yapıyoruz, sorgulayalım. Kişisel zaaflarımızı, ehli keyif yönlerimizi, liberalliklerimizi, sekterliklerimizi, kötü alışkanlıklarımızı vb. olumsuz davranışları devrimci yönümüz ile perdelemeyelim. Böyle olursa sadece kendimizi devrimci olarak görüp tatmin etmiş oluruz, yani kendimizi kandırırız. Çünkü kişisel yönden, devrimci yöne olan katkılardan olumsuz katkılar çoğunluktaysa orada büyük bir sorun vardır. Örneğin; uykuyu çok seven, uykuyu çalışmanın önüne geçiren, çalışmaya uykusundan dolayı geç kalan, çalışmadığı gibi genel çalışmayı da etkileyen bir kişi istediği kadar devrimciyim diyebilir! Kendini geliştirmeyen, okumayan, düşünüp-sorgulamayan, üretmeyen bir kişi teorik olarak devrimci midir? Liberal-lümpen-apolitik olarak eleştirdiği zamane gençliğine bazen isteyerek bazen de istemeden de ayak uyduran bir kişi pratikte ne yapabilir? Eleştiri yapmayan-yapamayan fakat aldığı eleştiriye; sistemin televizyon programları üslubunda(Seviyesiz veya kavgacı) tartışmaya çeviren bir kişinin devrimci yönü şüpheli değil midir? Ertelemecilik, boşvermecilik, bahanecilik gibi olumsuzluklar zaten kabul edilemez!

Büyük devrimcilere baktığımızda ise nasıl bu kadar başarılı oldukları sorusunun cevabı kişisel yönlerinde saklıdır. Sadece kişisel yönleri bile devrimlerini veya yapmak istediklerini yorumlamamızda yardımcı olur.

Son olarak hangi yönü hayatımızın merkezine oturtmamız gerektiğine karar vererek, geleceğimizi o doğrultu da planlamalıyız. Kişisel yönü seçip, bireyci olmak mı? Kişisel yönü geliştirerek, devrimci yöne katkı sağlayıp; devrimi yapmak mı?

Ali Ufuk Özalp

tgb.gen.tr

*Katalizör: Bir kimyasal tepkimenin aktivasyon enerjisini düşürerek tepkime hızın arttıran ve tepkime sonrasında kimyasal veya fiziksel yapısında bir değişiklik meydana gelmeyen maddelerdir.

Son Yorumlananlar

Yönetici Girişi